Gümüş Evi: Coğrafi Konum ve Tarihi Önemi
Gümüşhane, Türkiye'nin Doğu Karadeniz Bölgesi'nde yer alan; doğuda Bayburt, batıda Giresun, kuzeyde Trabzon ve güneyde Erzincan ile sınır komşusu olan köklü bir şehirdir. Deniz seviyesinden 1.210 metre yükseklikte konumlanan ilin merkez yerleşimi, Harşit Çayı'nın oluşturduğu dar bir vadide, yaklaşık 1.150 metre yükseklikte kurulmuştur. Osmanlı Maliye Kayıtlarında ilk kez 18. yüzyılda resmi olarak "Gümüşhane" adıyla kayda geçen şehir, kelime anlamı itibarıyla Türkçe "Gümüş" ve Farsça "Hane" (Yurt/Diyar) kelimelerinin birleşiminden türetilmiştir. Şehir merkezi, bu ismin öncesinde 1200 yıldan uzun bir süre "Canca" adıyla, ilçeleriyle birlikte bölge genelinde ise "Khalybia" ya da "Haldia" olarak anılmıştır. Bölgede çok eski dönemlerden itibaren gümüş yataklarının işletilmesi ve tarihi İpekyolu üzerinde bulunması, burayı tarih boyunca stratejik ve ekonomik açıdan büyük bir çekim merkezi kılmıştır.
Antik Çağ İzleri ve Savaşçı Driller Kabilesi
Gümüşhane çevresinde gerçekleştirilen arkeolojik araştırmalar, bölgedeki insan yerleşiminin MÖ 3500, tarımsal faaliyetlerin ise MÖ 3000 tarihlerine kadar uzandığını göstermektedir. Asurlular döneminde Hayasa-Azzi ülkesi olarak adlandırılan ve Hitit döneminde otokton bir Karadeniz halkı olan Kaşkaların yaşadığı düşünülen bölge, MÖ 9. yüzyılda Urartu hakimiyetine girmiş, Kimmer ve İskitlerin istilalarına sahne olmuştur. Gümüşhane hakkında ayrıntılı bilgiler sunan ilk yazılı kaynak, Ksenophon'un ünlü Anabasis (Onbinlerin Dönüşü) adlı eseridir. Pers savaşlarının ardından ülkelerine dönmeye çalışan Ksenophon ve askerleri Karadeniz Bölgesi'nde konaklamış; bu esnada Torul civarında yaşayan savaşçı bir Tzan (Zan) kabilesi olan "Driller" hakkında detaylar aktarmıştır. Sorgun ağacından kalkanları, mızrakları ve dizlikleriyle donanmış Driller, Ksenophon tarafından Karadeniz'in en savaşçı kabilesi olarak tasvir edilmiştir.
Roma Hakimiyeti ve Satala Güneş Lejyonu
Büyük İskender'in Anadolu'daki Pers egemenliğine son vermesinin ardından kısmen özgürleşen Gümüşhane toprakları, daha sonra Pontus Krallığı tarafından ilhak edilmiştir. Roma İmparatorluğu'na karşı Pontus Kralı Büyük Mithridates'in yanında mücadele eden bölge halkı, Mithridates'in oğlu Pharnakes'in Jül Sezar'a Zela'da kaybetmesiyle Roma hakimiyetine girmiştir. Jül Sezar, tüm Roma'yı endişelendiren bu Karadeniz kabilelerini yenmesinin gururuyla tarihe geçen "Geldim, gördüm, yendim" sözlerini söylemiştir. MS 2. yüzyılın başlarında, Roma İmparatorluğu'nun en seçkin birliklerinden biri olan ve İmparator Titus Flavius Vespasianus'un da bizzat komuta ettiği Legio XV Apollinaris (Güneş Tanrısı Apollon'a Sadık Lejyon) Gümüşhane-Satala bölgesinde konuşlanmış ve askeri varlığını 5. yüzyıla kadar sürdürmüştür. Roma İmparatorluğu'nun Kapadokya Valisi Arrianus da bölgeye gelerek İmparator Hadrianus'a yazdığı raporda, Torul (Dorula) civarında yaşayan kralsız Dril kabilesinin korunaklı coğrafyasını ve değişmeyen savaşçılığını onaylamıştır.
Bizans Dönemi, Canca Kalesi ve Haldia Theması
Roma İmparatorluğu'nun bölünmesinin ardından Doğu Roma (Bizans) İmparatoru I. Justinianus, General Tzittas komutasındaki bir orduyu bölgedeki Tzan kabileleri üzerine göndermiş ve bu kabileleri yenerek Gümüşhane'yi de içeren Tzan topraklarını denetim altına almıştır. Bizans Tarihçisi Prokopius, Maçka-Gümüşhane hattının Koksilinon Tzanlarının bölgesi olduğunu ve burada Skhamalinikhon (Sumela) ile Tzantzakhon (Canca) adında iki büyük kale bulunduğunu yazmıştır. Justinianus devrinde Hristiyanlığı benimseyen yerli Tzanlar (Lazlar), egemen devletin ve kilisenin etkisiyle Yunanca fonetiğe maruz kalmış, yer isimlerinin Yunancaya uyarlanmasıyla hızlı bir Rumlaşma sürecine girmişlerdir. Bizans idaresi altında Haldia Theması adını alan bölge, Canca merkezli Khalybia olarak; General Thomas, Haldialı İoannis ve Theodoros Gavras gibi liderlerin öncülüğünde Bizans'a karşı pek çok isyanın merkez üssü olmuştur. 1071 yılındaki Malazgirt Savaşı sonrasında Selçuklu Hanedanı karşısında Bizans otoritesinin zayıflamasıyla, Trabzon ve Gümüşhane çevresi yerel Gümüşhane kökenli ailelerin yönetimine geçmiştir.