Çankırı ili Şabanözü ilçesine bağlı köklü bir yerleşim yeri olan Gümerdiğin, deniz seviyesinden 1000 metre yükseklikte konumlanmış huzurlu bir Anadolu mahallesidir. Coğrafi şartları nedeniyle resmi işler dışında tamamen Ankara ile ilişkili olan bu güzel kasaba, Şabanözü ilçe merkezinin yaklaşık 5 kilometre güneybatısında, Çankırı il merkezinin ise 49 kilometre güneybatısında yer almaktadır. Ulaşım açısından Şabanözü ve Çankırı üzerinden kolaylıkla erişilebilen Gümerdiğin; kuzeyinde yaşlı çam ormanlarıyla kaplı Çam Tepesi, güneyinde Göçük sırtları, doğusunda Arpa deresi sırtları ve batısında Akkaya meşelik tepesi ile çevrili doğal bir havzada yer alır.
Gümerdiğin'in Tarihçesi ve Antik Geçmişi
Gümerdiğin yöresinin tarihi antik çağlara kadar uzanmaktadır. Sırasıyla Hititler, Roma İmparatorluğu ve Bizans İmparatorluğu hakimiyetinde kalan bu kadim topraklar, Selçuklu Devleti'nin Anadolu'ya yerleşmesinin ardından yöreye gelen Kumar Tigin adlı bir Selçuklu beyi tarafından kurulmuş ve adını da bu beyden almıştır. Osmanlı Dönemi tahrir defterlerinde 1530 yılında 'Kumar-Digini karyesi' olarak geçen yerleşim, Candaroğulları Beyliği ve Osmanlı Devleti hakimiyetine girdikten sonra tarihi boyunca hiçbir zaman işgale uğramamıştır. Cumhuriyet'in ilk yıllarında Kalecik'e bağlı bir kaza iken daha sonra Şabanözü'ne bağlanmış, nüfus artışıyla belediye teşkilatı kurulmuş ve son olarak 2014 yılında nüfusunun 2000'in altına düşmesi nedeniyle mahalle statüsüne geçmiştir.
Görülmeye Değer Doğal Güzellikler ve Mesire Alanları
Gümerdiğin, doğa ile baş başa vakit geçirmek isteyen ziyaretçiler için cazip seçenekler sunmaktadır. Mahallenin kuzey yamacında yer alan ve yıllarca 'Sarı Kız' efsanesiyle anılan Çam Tepesi, asırlık çam ağaçlarının altında huzurlu bir piknik ve mesire imkanı sunar. Su miktarı kuraklığa bağlı olarak azalsa da, mahallede piknik yapmak ve balık tutmak için ziyaret edilebilecek iki adet sulama göleti bulunmaktadır. Ayrıca kasabanın güneyinde, ana yolun hemen altında uzanan ve içinden Sanı çayının da geçtiği Bük bölgesi; yerel halka ait meyve bahçeleri, çay kenarındaki yabani böğürtlen çalıları ve doğal yürüyüş yollarıyla mutlaka görülmesi gereken yerlerin başında gelir.
Yüksek Eğitim Kültürü ve Yöresel Lezzetler
Eğitime ve okumaya büyük önem verilen Gümerdiğin'de okuma yazma oranı %100'e yakındır. İlk olarak 1926 yılında halk mektebiyle başlayan eğitim seferberliği, 1932 yılında Atatürk'ün direktifleriyle çevre köylerin de katkısı alınarak inşa edilen okul binasıyla güçlenmiştir. Tarihten bugüne kadar ülkenin dört bir yanına hizmet veren yaklaşık 1200 öğretmen yetiştirmiş olması, mahallenin en gurur verici kültürel özelliklerinden biridir. Mahallenin sosyal yaşamı kadar mutfak kültürü de son derece zengindir. İç Anadolu mutfağının en güzel örneklerinin sunulduğu mahallede, özellikle kış aylarında her gün tüketilen Tarhana çorbası, ev yapımı bazlama ve şebit ekmekleri baş köşede yer alır. Ziyaretçilerin tadabileceği diğer geleneksel lezzetler arasında ise Taranaşı, Malakhamırı, Dudmaç, Göölaşı, Sarmırsaklı gök domata, Yuvalak, Keşkek ve Höşmerim bulunmaktadır.