Göreme Örenyeri: Kapadokya'nın Tarihi ve Doğal Sit Alanı
Göreme Örenyeri (veya UNESCO Dünya Miras Listesi'ndeki kapsamlı adıyla Göreme Millî Parkı ve Kapadokya'nın Kayalık Bölümleri), İç Anadolu Bölgesi'nde, Nevşehir ili sınırları içerisinde yer alan tarihi, kültürel ve doğal sit alanıdır. MÖ 4. yüzyıldan MS 13. yüzyıla kadar yoğun bir manastır hayatına ev sahipliği yapan bölge, 1985 yılında UNESCO Dünya Miras Listesi'ne alınmıştır. Bir vadi içinde yer alan ören yeri; kayalara oyulmuş kiliseler, şapeller, yemekhaneler ve oturma alanlarından oluşan bir kaya yerleşimidir. Bölge, 1986 yılında "Göreme Tarihî Millî Parkı" ilan edilmiş; ancak bu statü 22 Ekim 2019 tarihinde Resmî Gazete'de yayımlanan kararla kaldırılmıştır. Göreme Ören yerinin yönetimi günümüzde Kapadokya Alan Başkanlığı sorumluluğundadır.
Coğrafya ve Jeolojik Oluşum
Bölgenin jeolojik oluşumu, Neojen dönemde gerçekleşen tektonik hareketler sonucu oluşan çöküntü alanının (havza), zamanla volkanik malzemelerle dolmasıyla başlamıştır. Hasan Dağı, Erciyes Dağı ve Güllüdağ'ın püskürttüğü lav, kül ve tüfler bu havzada birikerek kalın bir tabaka oluşturmuştur. Milyonlarca yıl önce oluşan bu yumuşak tüf tabakaları ve üzerini örten sert bazalt lavları; rüzgar ve suyun aşındırıcı etkisiyle erozyona uğrayarak bugünkü "peribacası" oluşumlarını, vadileri ve platoları meydana getirmiştir. Bölgenin bu eşsiz jeomorfolojik yapısı, kayaların kolayca işlenebilmesine olanak tanımış ve insan yerleşimine zemin hazırlamıştır.
Tarihçe ve Bizans Dönemi Manastır Hayatı
Göreme, Hristiyanlık tarihinin önemli merkezlerinden biridir. Kayseri Piskoposu Büyük Basil, 4. yüzyılda bölgeye gelerek burada münzevi keşiş hayatını başlatmış ve öğretilerini yaymıştır. Bölgenin engebeli coğrafyası, inzivaya çekilmek isteyenler ve özellikle Arap akınlarından kaçan Hristiyanlar için doğal bir korunak sağlamıştır. 7. ve 13. yüzyıllar arasında baskılardan kaçan Hristiyanlar buraya yerleşerek kayaları oymuş, manastırlar ve kiliseler inşa etmişlerdir. İkonoklazm (tasvir kırıcılık) döneminin bitişiyle (MS 842 sonrası), kiliseler İncil'den sahneleri içeren fresklerle (duvar resimleri) süslenmiştir.
Göreme Açık Hava Müzesi ve Mimari Eserler
Göreme Açık Hava Müzesi sınırları içerisinde, "Kızlar ve Erkekler Manastırı", "Aziz Basileus Kilisesi", "Elmalı Kilise", "Aziz Barbara Kilisesi", "Yılanlı Kilise", "Karanlık Kilise", "Çarıklı Kilise" ve "Tokalı Kilise" en önemli yapılardır. Bu bölümde yer alan kiliseler, Göreme Açık Hava Müzesi örenyeri sınırları içerisinde yer alır ve müze bileti ile ziyaret edilir.
Kızlar ve Erkekler Manastırı
Müzenin hemen girişinde sol tarafta yükselen 6-7 katlı kaya kütlesi Kızlar Manastırı (Rahibeler Manastırı) olarak bilinir. İçinde yemekhane, mutfak, şapel ve tünellerle birbirine bağlanan keşiş hücreleri bulunur. Erozyon tehlikesi nedeniyle manastırın üst katlarına çıkış yasaktır; günümüzde sadece giriş katındaki yemekhane bölümü görülebilmektedir. Müze girişinin sağ tarafında ise Erkekler Manastırı yer alır ancak bu yapı büyük oranda aşındığı için ziyarete kapalıdır.
Tokalı Kilise
Tokalı Kilise, müze girişinin yaklaşık 50 metre aşağısında yer almasına rağmen müze kompleksinin bir parçasıdır. Kilisenin fresklerinin restorasyon ve konservasyon çalışmaları, İtalya'daki Tuscia Üniversitesi (Università degli Studi della Tuscia) ile Nevşehir Restorasyon ve Konservasyon Bölge Laboratuvarı iş birliğinde yürütülmektedir. Prof. Dr. Maria Andaloro başkanlığındaki Türk ve İtalyan uzmanlardan oluşan heyet, 2010'lu yıllardan itibaren kilisedeki duvar resimlerini ve yapısal unsurları aslına uygun olarak restore etmektedir. Mimari olarak dört ana bölümden oluşan yapının en eski kısmı 10. yüzyıla tarihlenmektedir. Kilisenin en belirgin özelliği, nefte yer alan 10. yüzyıl freskleri ile yarım kubbeye 11. yüzyılda eklenen tasvirlerin oluşturduğu sanatsal bütündür. Özellikle kilisenin yeni bölümünde İncil'den alınan sahneler, İsa'nın hayat döngüsü, 12 Havari ve aziz tasvirleri kronolojik ve detaylı bir anlatımla işlenmiştir.
Elmalı Kilise
Elmalı Kilise küçük bir mağara kilisesidir. 1050 yılı civarında inşa edilmiştir. Dört haç şeklinde yapılmıştır. Bu kilisenin restorasyonu 1991 yılında tamamlanmış olsa da fresklerin zamanla yıpranmasına tamamen engel olunamamıştır. Bu kilisede azizleri, rahipleri ve Hristiyan şehitlerini anlatan sahneler bulunmaktadır. Ayrıca kilisede Yunanca balık anlamına gelen ve harfleri "İsa Mesih, Tanrı'nın Oğlu, Kurtarıcı" manasına gelen ΙΧΘΥΣ sembolleri bulunmaktadır. Kilisenin ismindeki elmanın, resmedilen melek Mikâil'in elindeki elmadan veya civardaki çok büyük bir elma ağacından geldiği sanılmaktadır.
Azize Barbara Kilisesi
Barbara Kilisesi'nin ismi, babası Dioskorus tarafından Hristiyanlığın etkisinden uzak tutulmak için hapsedilen Nikomedyalı bir azizenin adından gelir. Bütün engellemelere rağmen Hristiyanlığın gereklerini yerine getirmeyi başaran Barbara, sonunda babası tarafından öldürülmüştür. Rivayete göre Dioskorus da bu olaydan hemen sonra, o gün hava bulutsuz olmasına rağmen başına yıldırım düşmesi sonucu ölmüştür. 11. yüzyılda inşa edilen kilise bu Şehit Azize'ye ithaf edilmiştir. Kilisenin yapısı Çarıklı Kilise'ye çok benzer. İçi haç planlıdır ve ortasında bir kubbesi vardır. Duvarlarda İsa tasvirlerinin yanı sıra, doğrudan kayaya aşı boyasıyla çizilmiş geometrik desenler ve semboller yer alır. Ayrıca kilisenin kuzey duvarında ejderhaya karşı at üzerinde birlikte savaşan Aziz George ve Aziz Theodore resmedilmiştir.
Yılanlı Kilise
Yılanlı Kilise uzun koridorlu, alçak tavanlı ve kemerli bir yapıdır. İsmini duvarındaki yılan/ejderhayı öldüren Aziz George ve Aziz Theodore freskinden alır. Kilisede ayrıca İmparator Büyük Konstantin ve annesi Azize Helena'yı canlandıran resimler bulunmaktadır. Diğer ilginç bir fresk ise Aziz Onuphrius'a aittir. Bu aziz, Mısır'daki Thebes yakınlarındaki çölde münzevi bir hayat yaşamış; genellikle uzun gri sakalı ve tek giysi olarak üzerinde olan defne yaprağıyla resmedilmiştir.
Karanlık Kilise
Karanlık Kilise 11. yüzyılda inşa edilen bir manastır kompleksinin parçasıdır. Kubbeli bir kilise olup dört sütun ve bir büyük, iki küçük kubbeye sahiptir. Kubbelerde Yeni Ahit'ten sahneler resmedilmiştir. Bölgenin Türkler tarafından alınmasından sonra 1950'lere kadar güvercinlik olarak kullanılmıştır. 14 yıl süren restorasyonla güvercin dışkılarından temizlenen freskler, ışık almadığı için renklerini korumuş ve tüm Kapadokya'da en iyi saklanan örnekler olarak günümüze ulaşmıştır. Kilisenin ismi, tüm yapıyı sadece küçük bir pencerenin aydınlatmasından gelmektedir.
Çarıklı Kilise
Çarıklı Kilise'nin ismi, kilisenin girişinde yer alan ve İsa'nın göğe yükselişini temsil ettiğine inanılan iki ayak izinden gelir. Bu izlerin Kudüs'teki Göğe Yükseliş Kilisesi'ndekiyle aynı olduğu söylenir. Çarıklı Kilise, Karanlık Kilise ile aynı mimari ve fresk özelliklerine sahiptir.