Burdur ilinin güneybatısında, Batı Torosların eteklerinde yer alan Gölhisar, zengin tarihi ve göz alıcı doğasıyla "Yaylalar Diyarı" olarak anılan, ilin ikinci büyük ilçesidir. Deniz seviyesinden ortalama 1.006 metre yükseklikte, Dalaman Çayı Su Toplama Havzasında kurulu olan ilçe; Burdur, Denizli, Muğla ve Antalya şehir merkezlerinin ortasında stratejik bir konuma sahiptir. Burdur'a 107, Denizli'ye 90, Fethiye'ye 111 ve Antalya'ya 135 kilometre uzaklıkta bulunan Gölhisar, 13 Ocak 1953 tarihinde Uluköy ile Horzum Mahallesinin birleşmesiyle ilçe statüsü kazanmıştır.
Köklü Tarihi ve Kibyra Antik Kenti
Gölhisar'ın tarihi çok eski çağlara dayanmaktadır. Bölge, antik dönemde Kibyra (Cbyra), Bubon, Balbura ve İnuanda şehirlerinden oluşan Kibyra - Tetrapul (Dört Şehir) federasyonunun idare merkezi olmuştur. Ünlü tarihçi Heredot'un kayıtlarına göre bu şehirler, milattan önce 1000 yılında Girit'ten gelen Pisidialılar tarafından kurulmuştur. Daha sonra Romalıların da idare merkezi olan bölgede, günümüze kadar ulaşan en önemli kalıntılardan biri 90 metre yarıçapındaki antik tiyatrodur. Türk döneminde ise 14. yüzyılın başlarında Hamitoğulları, 1389 yılında ise Osmanoğulları egemenliğine geçen ilçe, adını Hamitoğulları tarafından Uylupınar Gölü'nün ortasındaki adaya inşa edilen kaleden (hisar) almaktadır.
Yaylalar Diyarı ve Doğal Güzellikler
Gölhisar, "Yaylalar Diyarı" unvanını sonuna kadar hak eden eşsiz doğal alanlara ev sahipliği yapmaktadır. Kibyra Antik Kenti'nin üst tarafında yer alan 1.700 metre rakımlı Böğrüdelik Yaylası, sedir ve ardıç ağaçlarıyla çevrili temiz havası, doğal su kaynağı ve kamp imkanlarıyla yaz aylarında düzenlenen şenlik ve festivallere ev sahipliği yapar. İlçenin zirvelerinde, 2.100 metre yükseklikte bulunan Kocayayla ise kış karlarının erimesiyle oluşan gölü, ardıç ve karaçam ormanlarıyla kaplı düzlüğüyle yerli halkın hayvanlarını otlattığı önemli bir mesiredir. İlçenin güneybatısında Çameli istikametinde yer alan Kozpınar da bir diğer önemli dinlenme alanıdır.
Su Kaynakları, Tarım ve Kültürel Yapı
İlçenin can damarı olan Dalaman Çayı bu topraklardan doğmaktadır. Dalaman Çayı'nı besleyen kollar üzerinde 1984 yılında Turgut Özal tarafından yaptırılan Yapraklı Barajı, tatlı su balıkçılığı ve tarımsal sulama amacıyla kullanılmaktadır. Bu sularla hayat bulan Gölhisar Ovası bir çökelti ovası olup, ilçede pancar, anason, tahıllar, meyve, sebze ve son yıllarda yaygınlaşan seracılık faaliyetleriyle domates, biber ve salatalık yetiştirilmektedir. Doğusunda balıkçılık yapılan ve üzerinde tarihi hisar kalıntıları barındıran Gölhisar Gölü ise ilçeye adını veren temel unsurdur. Tüm bu zenginliklerin yanı sıra Gölhisar, Teke yöresinin en önemli müzik ve folklor kültürlerini canlı bir şekilde yaşatmaktadır.