Girharrin Höyüğü (bazı kaynaklarda geçen adıyla Gülharrin Höyük), Mardin il merkezinin 11 km. güney-güneydoğusunda, Mardin - Nusaybin karayolunun hemen batısında yer almaktadır. Eski adı Girharrin olan Ortaköy Köyü'nün ortasında konumlanan tepe, teraslarıyla birlikte 400 x 300 metre boyutlarında ve 40 metre yüksekliktedir. Navala Kutte Vadisi'nde yer alan ve Riji Deresi'nin batı tarafında olan höyük, bu vadinin kuzeydoğu yönünde doğal bir geçit sağlamaktadır.
Tarihsel Önemi ve Ticaret Yolları
Girharrin Höyüğü, antik dönemdeki ticari yollar açısından son derece kritik bir noktada yer almaktadır. Asur Ticaret Kolonileri Çağı'nda Kültepe Karum'a uzanan ve Kral Yolu (Harran Şarri) olarak bilinen ana ticaret hattının bu yerleşimden geçtiği bilinmektedir. Tepenin ve üzerinde kurulu köyün eski adı olan 'Girharrin' kelimesinin, bölgedeki dillere göre gir (tepe) ve harrin (yol) sözcüklerinin birleşiminden türediği ileri sürülmektedir. Ayrıca, Asur yazılı belgelerinde adı 'Huzirina' olarak geçen kentin burası olduğu düşünülmektedir.
Arkeolojik Araştırmalar ve Kronoloji
Höyük üzerindeki ilk sistemli çalışmalar, Girnavaz Höyüğü kazı ekibine Mardin Müzesi Müdürlüğü tarafından bilgi verilmesiyle başlamıştır. Bu gelişmenin ardından ekip, 1988-1989 yıllarında höyükte sistemli ve yoğun bir yüzey araştırması gerçekleştirmiştir. Elde edilen arkeolojik buluntular Yrd. Doç. Dr. Eyyüp Ay tarafından incelenmiş ve 'Girharrin Höyüğü Arkeolojik Değerlendirmesi' adıyla yayımlanmıştır. Yapılan yüzey araştırmalarında elde edilen veriler, yerleşimin Erken Kalkolitik Çağ, Geç Kalkolitik Çağ ve Erken Tunç Çağı II. evresinde iskân gördüğünü kanıtlamaktadır. Ele geçen buluntular genel olarak MÖ 1. ve 3. binyıllara tarihlendirilmekle birlikte, Halaf ve Geç Uruk dönemine ait çanak çömlekler ile az sayıda da olsa İslam Dönemi çanak çömlek parçaları tespit edilmiştir.
Buluntular ve Çanak Çömlek Grupları
Girharrin Höyüğü'nde yapılan yüzey araştırmalarında öne çıkan buluntuların başında çanak çömlek grupları gelmektedir. Toplanan seramiklerin %18'ini çömlekçi çarkında üretilmiş ve çark izleri doğal bir süsleme olarak bırakılmış olan metalik mal grubu oluşturmaktadır. Bu mal grubu; Doğu ve Güneydoğu Anadolu'daki Arslantepe, Oylum, Girnavaz ve Zergan Çayı Vadisi'ndeki büyük höyüklerle benzerlik göstermekte olup Sümer Er Hanedan Dönemi II ve III dönemlerine tarihlenmektedir. Diğer önemli buluntu grubu ise tüm çanak çömleklerin %7'sini oluşturan Ninive V mal grubudur. Çark veya el yapımı olan bu kaplar; boya, yiv ve çizi bezemeli olup yeşil, krem, bej ve sarımsı tonlardadır. Höyükteki yerleşim genel olarak Sümer Er Hanedan Dönemi II ve IIIa ile tarihlendirilmekte ve Kuzey Mezopotamya-Kuzey Suriye kültür çerçevesinde değerlendirilmektedir.
Günümüzdeki Durumu ve Koruma Statüsü
Girharrin Höyüğü, 21 Mart 1995 tarihinde 1631 karar numarası ile 1. derece arkeolojik sit alanı olarak tescil edilmiştir. Ancak günümüzde höyük ciddi bir tahribat tehdidi altındadır. Höyüğün eteklerinden sürekli olarak toprak çekilmesi ve yoğun yapılaşmanın höyük üzerine doğru yayılması nedeniyle tarihi yerleşim yok olma riskiyle karşı karşıyadır.