Gemi Ev'in Tarihi ve İsmi
Ankara'nın Çankaya ilçesinde yer alan ve modernist mimarinin önemli temsilcilerinden biri olarak kabul edilen Gemi Ev, halk arasında dış görünüşünün bir gemiyi andırması ve tek bir konutmuş gibi durması sebebiyle bu isimle anılmaktadır. Yapı aynı zamanda literatürde Özkanlar Evi adıyla da bilinir. 1968 yılında projesi çizilen binanın inşaatına aynı yıl başlanmış ve yapı 1970 yılında tamamlanmıştır. Mimar Danyal Tevfik Çiper, verdiği bir söyleşide binanın özellikle bir gemi formunda tasarlanmadığını, bu yöndeki benzetmelerin tamamen binanın aerodinamik formundan kaynaklandığını belirtmiştir.
Mimari Tarzı ve Wright Etkisi
Gemi Ev'in tasarım detaylarında, organik mimari akımının öncülerinden olan ünlü mimar Frank Lloyd Wright'tan belirgin esinlenmeler görülmektedir. Mimar Danyal Tevfik Çiper tarafından tasarlanan bu apartmanın inşasında, statik projeyi yürüten inşaat mühendisi Eral Soner görev almıştır. Yapının tasarımı genel hatlarıyla modernist mimari geleneklerine ve geometrik formların dengeli kullanımına dayanmaktadır.
Yapısal Özellikleri ve Geometrik Yapısı
Betonarme karkas tekniğiyle inşa edilmiş olan Gemi Ev, biri bodrum ve diğeri teras olmak üzere toplamda beş kattan oluşmaktadır. Binada asansör tertibatı bulunmamaktadır. Tasarımdaki geometrik süreklilik, ana kütleyi oluşturan dikdörtgen prizmanın uç kısımlarına eklenen dairesel formlar ve bunlarla bağlantılı cephelerde konumlandırılan yuvarlak pencereler aracılığıyla sağlanmıştır; yapı bu geometrik kompozisyon sayesinde gemiyi andıran karakteristik görünümünü kazanmıştır.
Cephe Tasarımları ve Mekan Planlaması
Binanın Fuar Sokağı'na bakan cephesinde yatay devamlılığı sağlayan bant pencereler kullanılmış ve ana giriş kapısı da bu cepheye konumlandırılmıştır. Hoşdere Caddesi tarafındaki batı cephesinde ise ana kütle iki eş parçaya bölünmüş ve bir parça geriye doğru çekilmiştir. Bu cephede de bant pencereler ile dairesel formların devamı niteliğindeki sağır yüzeyler yardımıyla görsel süreklilik korunmuştur. Dairelerin özel kullanım alanlarının yer aldığı kuzey cephesinde ise kesintisiz pencere kullanımı yerine doluluk-boşluk dengesi gözetilerek daha farklı bir planlama şeması tercih edilmiştir.