Gemerek'in Tarihi Geçmişi ve Etimolojisi
Sivas ilinin batısında konumlanan Gemerek, Şarkışla ilçesine bağlı bir bucak statüsündeyken 1953 yılında bağımsız bir ilçe haline gelmiştir. Ermeniler tarafından Gamirk olarak telaffuz edilen ve Osmanlıca kaynaklarda farklı imlalarla yer bulan Gemerek adının kökenine dair yeterince açıklayıcı yazılı bir belge bulunmamaktadır. İlçe, yakın tarihimizde de önemli olaylara ev sahipliği yapmıştır; Türkiye'deki sol akım hareketinin sembol isimlerinden Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ile birlikte Sivas'a giderken yaşanan bir çatışma ve takip sürecinin ardından 16 Mart 1971 Salı günü Gemerek'te etrafı sarılarak yakalanmış ve Kayseri'ye götürülmüştür.
Coğrafi Konumu ve Karasal İklimin Etkileri
Gemerek, batıda Sivas'ın sınır kapısı niteliğinde olup doğusunda Şarkışla, güneybatısında Kayseri ve kuzeybatısında Yozgat ile komşudur. Toplam 1.131 km² yüzölçümüne sahip olan ilçenin deniz seviyesinden ortalama yüksekliği 1.214 metredir. Karasal iklimin hâkim olduğu Gemerek'te kış ayları oldukça soğuk, yazlar ise sıcak ve kurak geçmektedir. Bölgede sıcaklıklar ekstrem seviyelerde maksimum 40 °C ile minimum -34,4 °C arasında ölçülmekte olup, yılın 125 ila 145 gününde don olayı yaşanmaktadır.
Doğa Harikası Sızır Şelalesi ve Yaylalar
İlçenin en popüler turistik ve dinlenme alanlarının başında, Gemerek'e bağlı Sızır beldesine yaklaşık 1 km mesafede bulunan Sızır Şelalesi (Sızır Çağlayanı) gelmektedir. Göksu Çayı üzerinde yer alan bu doğa harikası çağlayan, temiz havası ve huzur veren şelale sesi eşliğinde doğa yürüyüşü yapmak isteyenler için ideal bir çevre sunmaktadır. Şelale alanında ziyaretçilerin vakit geçirebileceği bir çay bahçesi ve alabalık restoranı hizmet vermektedir. Ayrıca Sızır kasabasının kuzeybatısındaki ormanlık alanlarda Hatabalanı, Kaymaklı, Tealtı, Tosun, Üsünkalin, Kısık, Oluk, Karamıklı ve Gevrekgil gibi doğaseverleri cezbeden pek çok yayla yer almaktadır.
Zengin Halk Kültürü, İnanışlar ve Kuruluş Efsanesi
Gemerek ve bağlı köyleri, son derece zengin bir kültürel birikime ev sahipliği yapar. Yöre inanışlarına göre, Büyük ve Küçük Pur dağlarında güneş batarken şahlanan gizemli bir atlı koşturmaktadır. Salı günü yola çıkmanın ve örgü örmenin uğursuzluk getireceğine inanılırken, kışlık yiyeceklerin ağzının o gün açılmasının bereket sağlayacağı kabul edilir. Ayrıca yörede Nuh peygamberin gemisini tavuğun göğüs kemiğine bakarak yaptığı anlatılmaktadır. İlçenin kuruluşuna dair efsanede ise tek başına kalan cesur bir kadının, evine dadanan dev benzeri bir yaratığı kızgın yağ dökerek alt etmesi ve bölgeyi bu tehditten kurtarması hikaye edilmektedir.