Gelinciktepe'nin Konumu ve Tarihsel Önemi
Malatya il merkezinin kuzeydoğusunda, Orduzu Beldesi'nin ve Arslantepe Höyüğü'nün 2 km. kuzeydoğusundaki kayalık üzerinde yer alan Gelinciktepe, tarihi bir tepe üstü yerleşmesidir. Kayalık yükseltinin özellikle güneybatı yamacındaki kaya oyukları yerleşme yeri olarak kullanılmıştır. Erozyonla ortaya çıkan büyük kaya bloklarının oluşturduğu kaya sığınakları, yerleşimcilere aynı zamanda önemli savunma kolaylıkları da sağlamıştır.
Arkeolojik Kazılar ve Megalitik Anıtlar
Yerleşme ilk olarak 1962 yılında saptanmış olup kazı çalışmaları 1965-1966 yıllarında Arslantepe Höyüğü kazılarıyla paralel olarak İtalyan Arkeoloji Enstitüsü adına S. M. Puglisi başkanlığında yapılmıştır. Gelinciktepe'deki araştırmaların odak noktası, kayalığın güneyindeki doğal bir amfitiyatro görünümünde olan ve Markop olarak bilinen kesimdir. Bu kesimde yer alan ve çoğunluğu taş halka şeklindeki megalitik anıtlar 1933 yılında bilim dünyasına tanıtılmıştır.
Tabakalanma ve Tarihlendirme
Yerleşme alanının kayalık olması nedeniyle tam bir tabakalanma belirlenememiştir. İlk iskanın Neolitik Çağ'da başladığı ileri sürülmekle birlikte, esas yerleşmenin bir Erken Tunç Çağı yerleşmesi olduğu anlaşılmıştır. Alanda Neolitik Çağ'dan Kalkolitik Çağ sonuna kadar bilinen koyu yüzlü açkılı mal grupları bulunsa da Halaf, Obeyd ve Uruk çanak çömleği bulunmamaktadır. Tüm bu güçlükler arasından, yerleşmenin Neolitik Çağ'dan ziyade Geç Kalkolitik Çağ sonu – Erken Tunç Çağı I. evre ile Erken Tunç Çağı II. evrede iskan gördüğü sonucuna ulaşılmıştır.
Mimari Yapı ve Buluntular
Gelinciktepe'de mevcut kayalardan yararlanılarak taş temel üzerine ahşap ağırlıklı malzemeyle yapılmış ve dörtgen planlı olabileceği belirtilen binalar saptanmıştır. Yapılarda kerpiç tuğla yerine üzerlerinde dal izleri olan çamur sıva parçaları bulunmuştur. Kazılarda koyu yüzlü açkılı mal parçalarının yanı sıra Erken Tunç Çağı yerleşiminde Karaz malına ait düzgün ve özenli açkılı kaplar ele geçmiştir. Ayrıca yassı baltalar, sap delikli balta çekiçler, değirmen taşları, Kenan tipi dilgiler ve evcil keçi ile geyik gibi çeşitli hayvan kemikleri de bulunmuştur.