Doğu Karadeniz'in Parlayan Yıldızı: Fatsa
Fatsa, Türkiye'nin Doğu Karadeniz bölgesinde yer alan, Ordu ilinin hem tarihi hem de ekonomik açıdan en önemli ilçelerinden biridir. Ordu il merkezinin 40,2 km batısında, Samsun ilinin ise 110 km doğusunda konumlanan bu özel ilçe, coğrafi konumu sayesinde tarih boyunca idari ve ticari bir merkez olma özelliğini korumuştur. Tarıma dayalı güçlü ekonomisinin yanı sıra, dünya çapında ses getiren fındık üretimiyle tanınır. Fatsa, yaygın fındık tarımıyla Türkiye'nin dünyada en fazla organik üretim alanına sahip 30. ülke konumuna yükselmesine son derece önemli bir katkıda sağlamaktadır.
Zengin Etimolojik Geçmiş ve İsimlerin Hikayesi
Kasabanın tarih boyunca kayıtlara geçmiş en eski adı, Pontus Kralı I. Polemon'un adından türetilen Polemonion'dur. Antik adı Sidenus olan ve günümüzde Fatsa'dan geçen Bolaman Nehri de bu isimden türemiştir. Fatsa isminin modern Yunancada "deniz kıyısındaki yüz veya bina cephesi" anlamına gelen ve İtalyanca "faccia" kelimesinden etkilenen Φάτσα (Fatsa) sözcüğünden geldiği düşünülse de, asıl kökeni Pontus Kralı II. Farnakis'in kızı Fanizan'ın ismine dayanmaktadır. Bu isim yüzyıllar boyunca Fanise, Phadisana, Phadsane, Vadisani, Phabda, Pytane ve Facha gibi çeşitli değişimlerden geçerek günümüze Fatsa olarak ulaşmıştır. Ayrıca antik dönemde burası Grekçe Side ismiyle de anılmıştır.
İlk Çağ'dan Ceneviz Kolonilerine Fatsa Tarihi
Fatsa'nın ilk çağ dönemlerine ait tarihî belgeler ve buluntular, geçmişteki tahribatlar ve arkeolojik araştırmaların yetersizliği nedeniyle kısıtlıdır. Ancak MÖ 400 yıllarında bölgede Yunan asıllı olmayan Kolhlar, Driller, Halipler, Mosinikler ve Tibarenler gibi yerli kabilelerin yaşadığı bilinmektedir. Bu dönemlere ait en önemli tarihî izlere Yapraklı mahallesi mevkiindeki Çıngırt Kaya ve çevresinde rastlanmıştır. Bölge sırasıyla Kimmerler, Persler, Büyük İskender ve komutanlarının idaresine girmiş, Pontus Krallığı döneminde ise gücünü iyice artırmıştır. Kral II. Farnakis kızı Fanizan adına burada bir şato inşa ettirmiş ve bu şato nedeniyle kasaba Fanizan adını almıştır. MS 395'te Bizans İmparatorluğu sınırlarında kalan Fatsa, 13. ve 14. yüzyıllarda kıyı şeridinde Ceneviz kolonilerinin etkisini hissetmiştir. Cenevizliler sahildeki tabyayı depo olarak kullanmış ve Karadeniz'deki ticaret ağlarını buradan yönetmişlerdir. Bu hakimiyet Fatih Sultan Mehmet döneminde Cenevizlilerin bölgeyi terk etmesiyle son bulmuştur.
Türkleşme Süreci, Osmanlı Dönemi ve Cumhuriyet Sınırları
Anadolu'ya MS 391'den itibaren giren Peçenek ve Kuman Türklerinin akınları ile Fatsa ilk Türk temasını yaşamıştır. Bölgeye kesin Türk yerleşimi ise 1071 Malazgirt Meydan Muharebesi sonrasında Danişmend Gazi'nin beylerinden Sevli Bey'in fetihleri ile gerçekleşmiştir. Bölgeye yerleşen oymakların, özellikle de Çepniler'in etkisiyle Türkleşme ve İslamlaşma süreci hızlanmıştır. 1380 yılında Hacı Emiroğulları Beyliği ile Türk hakimiyetine giren Fatsa, 1427-1428 yıllarında Yörgüç Paşa'nın Canik seferiyle Osmanlı İmparatorluğu topraklarına katılmıştır. Osmanlı döneminde "Satılmış-ı Mezid Bey" veya "Nahiye-i Satılmış-ı Ferid Bey" olarak anılan Fatsa, yüzyıllar içinde nahiye ve kaza statüleri arasında değişimler yaşamıştır. Son olarak 4 Aralık 1920 tarihinde TBMM'deki görüşmelerin ardından Ordu sancağına bağlı resmi bir kaza (ilçe) haline getirilmiştir.