Karadeniz'in Kıyısında Köklü Bir Yerleşim: Eynesil
Eynesil, Giresun'un en doğu ucunda, Trabzon sınırında yer alan ve Karadeniz'in serin sularına kıyısı olan büyüleyici bir ilçedir. 51 kilometrekarelik yüzölçümü ve deniz seviyesinden ortalama 11 metre yüksekliğiyle tipik bir Doğu Karadeniz yerleşimi olan Eynesil, bol yağışlı ve ılıman iklimi sayesinde son derece zengin bir bitki örtüsüne ev sahipliği yapmaktadır. İlçenin engebeli arazi yapısı içinden süzülen Topallı ve Dizgine dereleri bölgenin en önemli akarsularını oluştururken, kıyı şeridinde herhangi bir doğal göl ya da deniz sığınağı ve liman bulunmamaktadır.
MÖ 1500'den Günümüze Ulaşan Tarihsel Miras
Eynesil'in bilinen tarihi, MÖ 1500'lü yıllarda Hitit İmparatorluğu'nun bölgeye egemen olmasıyla başlamaktadır. Hititlerden sonra sırasıyla Frigya Konfederasyonu ve Yunan yerleşimcilerin idaresine giren yöre, MÖ 670 yılında kıyı boyunca 90 civarında ticaret kolonisi kuran Miletosluları ağırlamıştır. Bugün büyük bir bölümü yıkılmış durumda olan tarihi Eynesil Kalesi'nin de ilk kez bu Miletoslular döneminde inşa edildiği tahmin edilmektedir. Bölge, tarihsel süreçte sırasıyla Pontus Satraplığı, Kapadokya Krallığı, Pontus Krallığı, Roma İmparatorluğu, Galatya ve Doğu Roma egemenliklerinin ardından Trabzon İmparatorluğu'nun kontrolüne geçmiş, Aralık 1461'de ise Osmanlı İmparatorluğu sınırlarına dahil edilmiştir.
Çepni Kültürü, Horon ve Yaşayan Gelenekler
Eynesil ve çevresine yerleşen ilk Türk boyu, Alevi kimliği ve Hacı Bektaş-ı Veli'ye bağlılıklarıyla bilinen Çepnilerdir. Cumhuriyet döneminde uzun süre Görele ilçesine bağlı bir köy olan Eynesil, 1953'te bucak, 1 Nisan 1960'ta ise bağımsız bir ilçe statüsü kazanmıştır. Doğu Karadeniz'in kemençe ve horon kültürünün en yoğun yaşandığı merkezlerden biri olan Eynesil'de; yöresel giyim ve peştamal kullanımı, Hıdırellez şenlikleri, Otçu göçü ile cenaze ve imece gibi köklü toplumsal adetler günümüzde de varlığını güçlü bir şekilde sürdürmektedir.
Yeşilin, Fındığın ve Çayın Ekonomisi
İlçe halkının geçim kaynağı büyük ölçüde tarım, küçük ölçekli aile hayvancılığı ve kıyı balıkçılığına dayanmaktadır. Coğrafi koşulların elverdiği dar arazilerde fındık ve çay üretimi en temel tarımsal faaliyetler olarak öne çıkmaktadır. Son yıllarda kivi üretimi de oldukça verimli bir alternatif haline gelerek yerel pazarlarda satılmaya başlanmıştır. Bölgede üretilen yaş çaylar; AKFA, Ören, Amber, Dilber ve Kemaloğlu gibi yörede faaliyet gösteren özel sektör çay fabrikalarında işlenmektedir. Ayrıca küçük ölçekli sığır ve koyun yetiştiriciliği ile fenni kovanlarla yürütülen arıcılık faaliyetleri de yerel ekonominin can damarlarını oluşturmaktadır.