Eymir Gölü, Ankara il sınırları içerisinde yer alan ve mülkiyeti ile arazisi Orta Doğu Teknik Üniversitesi'ne (ODTÜ) ait olan son derece özel bir set gölüdür. ODTÜ Spor Kulübü Kürek ve Yelken Takımlarının antrenman ve çalışma alanı olan bu gölün kenarında takımlara ait bir kayıkhane de yer almaktadır. Kendine has zengin bir fauna ve floraya sahip olan gölün adı ODTÜ ile özdeşleşmiş olup, 1986 yılında ODTÜ mezunları tarafından kurulan Eymir Kültür Vakfı da adını buradan almıştır.
Eymir Gölü'nün Tarihi ve ODTÜ Ağaçlandırma Çalışmaları
Gölün çevresi geçmişte tamamen kurak bir yapıya sahipti. 1930'lu yıllara ait seyahat notlarında yazar Nahid Sırrı Örik, göl çevresinin tamamen kıraç arazilerden oluştuğunu ve herhangi bir yeşillik bulunmadığını belirtmiştir. Ancak 1956 yılında çıkarılan özel bir kanunla ODTÜ'ye tahsis edilen 45 kilometrekarelik arazi Eymir Gölü'nü de kapsamına almıştır. 1960'lı yıllarda dönemin ODTÜ rektörü Kemal Kurdaş'ın özel ve yoğun çabalarıyla göl çevresi ve tüm bu arazi sistemli bir şekilde ağaçlandırılmış, böylece İç Anadolu bozkırının ortasında yemyeşil bir doğa harikası oluşturulmuştur. Bu başarılı çevre mücadelesi ve ağaçlandırma çalışmaları neticesinde, 1995 yılında Kemal Kurdaş ve ODTÜ ağaçlandırma direktörü Alaattin Egemen uluslararası prestije sahip Ağa Han Mimarlık Ödülü'ne (The Aga Khan Award for Architecture) müştereken layık görülmüşlerdir. Ayrıca göl arazisinde, kayıkhaneye yakın bir konumda 1963 yapımı tarihi Barış Çeşmesi de yer alır.
Fiziki Özellikleri ve Su Kaynakları
Eymir Gölü, Ankara Elmadağ'dan inen derelerin taşıdığı kum ve çakıl gibi birikintilerin eski bir vadide yığılmasıyla oluşmuş bir set gölü özelliğindedir. Gölbaşı ilçesi sınırlarında yer alan göl, Ankara-Konya devlet kara yolunun böldüğü Mogan Gölü ile doğrudan bağlantılıdır. Mogan Gölü'nden 3 metre daha düşük seviyede yer alan Eymir Gölü, Mogan çıkışındaki kanal ve regülatör vasıtasıyla beslenmektedir. Ayrıca iki göl arasındaki alüvyal tabaka, Kepekliboğazı deresi ve tali derelerin sularını çekerek tabandan da gölü besler. Eymir Gölü'nün yüzey alanı 108.8 Hektar (1.09 km²), ortalama derinliği 3.80 metre, kıyı uzunluğu ise 9 kilometredir. Kurak dönemlerde en derin yeri 5.5 metre olan gölün su seviyesinin yüksek olduğu dönemlerde ortalama derinliği 5 metreye kadar çıkmaktadır. Eymir Gölü'nün fazla suları doğu yönündeki İmrahor Vadisi'ne doğru akarak İmrahor Deresi'ni oluşturmaktadır. Seyyah Kandemir'in 1910 tarihli "Ankara Vilayeti" kitabında belirttiğine göre, geçmişte yaşanan aşırı yağışlar sonucu iki göl geçici olarak birleşmiştir.
Doğal Hayat ve Ekosistem Tehdidi
Yoğun bağlık alanlar, tarımsal araziler ve güneyindeki sulak çayırlarla çevrelenmiş olan Eymir ve Mogan gölleri, yaklaşık 160 kuş türüne ev sahipliği yapmaktadır. Eymir Gölü'nde en sık gözlemlenen kuş türleri arasında sakarmeke, yeşilbaş ördek, elmabaş patka ve bahri öne çıkmaktadır. Geçmişte sazan, yayın, turna, kadife balığı gibi balık türlerinin ve kerevitin yoğun olarak bulunduğu gölde, zamanla doğal yaşlanma süreci ve aşırı besin yüklemesi nedeniyle toplu balık ölümleri ve kuş popülasyonunda azalmalar kaydedilmiştir. Çevredeki çarpık kentleşme, tesislerden bırakılan atıklar ve çöp depolama alanları göl ekosistemini tehdit etmektedir. Göle yakın konumda yer alan İmrahor Vadisi ile simbiyotik bir ilişkisi olan Eymir Gölü'nün doğu kapısındaki su pompalama istasyonu, ODTÜ kampüsünün su ihtiyacını karşılamaktadır.
Sosyal Aktiviteler ve Ulaşım
Eymir Gölü'nde günümüzde kürek sporu, olta ile sportif balıkçılık ve piknik gibi çeşitli aktiviteler gerçekleştirilebilmektedir. Göl alanı araç trafiğine kapalı olup, içeriye yalnızca gazi ve engelli kartı sahibi vatandaşların araçları kabul edilmektedir. Bisiklet ve yaya trafiğine tamamen açık olan göl çevresinde tek yönlü bir trafik akışı uygulanmaktadır. Ziyaretçiler için göl çevresinde ücretsiz otopark alanları mevcuttur. 1962 yılında kurulmuş olan ODTÜ Spor Kulübü Kürek Takımı antrenmanlarını yıl boyunca bu gölde ve buradaki kayıkhane merkezli olarak yürütmektedir.