Etimesgut'un Tarihçesi ve Coğrafi Konumu
Ankara'nın batısında yer alan metropol ilçelerinden biri olan Etimesgut, İç Anadolu Bölgesi'nin Yukarı Sakarya Bölümü sınırları içerisinde yer almaktadır. Yüzölçümü 273 kilometrekare, ortalama rakımı ise 853 metre olan ilçe, günümüzde modern bir yaşam merkezi olmasının yanı sıra binlerce yıllık zengin bir tarihe sahiptir. Bölgede gerçekleştirilen arkeolojik kazılar ve elde edilen kalıntılar, insan yerleşiminin Bakır Çağı'na kadar uzandığını kanıtlamaktadır. 1991 yılında Eryaman'da yapılan altyapı çalışmaları sırasında, MÖ 4000 ile 3800 yılları arasındaki avcılık dönemine tarihlenen Göksu Göleti'nin eski kıyısında yerleşik bir mahalle tespit edilmiştir. Bu kazılarda tahtadan oyma kayıklar, topraktan çanak çömlekler, ok ve yaylar ile kemik ve taştan aletler gibi son derece değerli tarihi buluntular gün yüzüne çıkarılmıştır.
İsim Kökeni ve Antik Dönem İsimlendirmeleri
Yazılı kaynaklara göre Etimesgut sınırları içindeki yerleşimin Hititler döneminde Amaksis adıyla anıldığı bilinmektedir. Alman coğrafyacı Heinrich Kiepert tarafından çizilen haritalarda da bölge "Amaksyz" ve "Akmasyz" şeklinde kaydedilmiştir. Aynı haritada günümüzdeki Bağlıca semti "Baghlydja", Elvankent "Alvan" ve Eryaman ise "Emirjaman" olarak not edilmiştir. Osmanlı döneminde ise ilk başlarda "Akmasus" olarak adlandırılan bölge, adını 14-15. yüzyıllarda Ankara'da yaşamış olan Ahi reisi Ahi Mesud'dan almıştır. Kırşehir doğumlu olan ve Ankara'ya göç ederek Bağlıca sınırları içerisinde kendi adıyla bir zaviye kuran Ahi Mesud'un ismiyle anılan bölge, Cumhuriyet'in ilanına kadar "Ahi Mesud Nahiyesi" adını taşımıştır. 1928 yılında bölgeyi ziyaret eden Mustafa Kemal Atatürk, buraya örnek bir köy kurulmasını emretmiş ve köyün inşasının ardından yöre halkı tarafından "Etimesut" olarak adlandırılmıştır. Aralık 1937'de ise adı resmen "Etimesgut" olarak tescil edilmiştir.
Hitit, Frig ve Roma İmparatorluğu Dönemleri
Etimesgut'un tarihi, Ankara ve çevresindeki köklü medeniyetlerin izlerini taşır. Hititler dönemine ait bağımsız heykeller Gazi Çiftliği, Kalaba ve Etimesgut bölgesinde bulunmuştur. Etimesgut tren istasyonunun hemen yanında yer alan, yaklaşık 10 metre yüksekliğindeki elips biçimli höyükte yürütülen araştırmalarda, çevresindeki kalıntılarla birlikte büyük bir aslan heykeli tespit edilmiştir. MÖ 7. yüzyılda Friglerin egemenliğine giren beldede bulunan ünlü "Frigya Aslanı", bu döneme ait en önemli yerleşim kanıtıdır. Roma döneminde ise Etimesgut, stratejik konumu ve tüm yolları gözetleyen hâkim mevkisiyle büyük bir askeri ve ticari birleşme noktası olmuştur. Nallıhan'a giden batı ana yolu ile Pessinus ve Dorylaion'a giden kuzeybatı Roma yollarının mesafe taşları günümüzde Eryaman, Ballıkuyumcu ve Mülk mevkilerinde bulunmuştur. Zırhlı Birlikler Okulu'nun doğusunda da önemli bir Roma yerleşimi olduğu bilinmektedir.
Bizans ve Hac Yolu Güzergâhı
Bizans İmparatorluğu döneminde de stratejik önemini kaybetmeyen Etimesgut, tarihi Hac Yolu güzergâhında yer almıştır. David French tarafından hazırlanan Hac Yolu haritalarında 111. sırada Eryaman, 112. sırada ise Ankara Etimesgut yer almaktadır. İmparator Maximian zamanında, Agrippino'nun gözetimi altında Aziz Plato'nun surların dışında idam edildiği belirtilen ve tarihi metinlerde "Cenaxis Palus" olarak geçen göl, bugünkü Göksu Parkı'nın yer aldığı göldür. Tarih boyunca Lidya, Pers, Galat, Roma, Bizans ve Selçuklu hâkimiyetine giren, Malazgirt Meydan Muharebesi'nin ardından Türklerin eline geçen bu tarihi coğrafya, Cumhuriyet döneminin örnek köy projesiyle modern bir çehreye bürünmüş ve Ankara'nın en önemli metropol ilçelerinden biri haline gelmiştir.