Ege'nin Köklü Mirası: Erythrai Antik Kenti
İzmir il merkezine 60 km, Çeşme ilçesinin ise 22 km doğusunda yer alan Ildır Köyü sınırlarında konumlanan Erythrai (Grekçe: Ἐρυθραί), antik dönemdeki 12 İyon şehrinden biridir. Erythrai, Erythrae veya Litri olarak da adlandırılan bu köklü yerleşim yeri, Ege Bölgesi'nin en önemli arkeolojik sit alanlarından birini oluşturmaktadır. Günümüzde Çeşme Müze Müdürlüğü'ne bağlı olan ve koruma altında tutulan kent, İyonya bölgesindeki stratejik ve kültürel rolüyle tarih meraklılarını ağırlamaktadır.
Bakır Çağı'ndan Roma Dönemi'ne Ulaşan Tarihçe
Antik kentte gerçekleştirilen kazı çalışmaları ve arkeolojik araştırmalar, bölgedeki imar faaliyetlerinin MÖ 8. yüzyıldan MÖ 4. yüzyıla kadar aktif bir yerleşim düzenine işaret ettiğini göstermektedir. Ayrıca, antik yazarların aktardığı bilgiler ile 2013 yılı kazı programında elde edilen mimari veriler, antik kentin en erken yerleşim izlerinin MÖ 3 bin (Bakır Çağı) dönemine kadar uzandığını ortaya koymaktadır. Arkaik, Helenistik ve Roma dönemlerinde de önemini koruyan Erythrai, Attika-Delos Deniz Birliği'nin etkin üyeleri arasında yer almıştır. Arkaik Dönemde doğu ticaretinde etkin bir rol üstlenen kent, Miletos ve Samos ile ortak hareket etmiş ve karşısındaki Khios (Sakız Adası) ile büyük bir ticari rekabet içerisine girmiştir.
Herakles Kutsal Alanı ve Trakyalı Kadınların Efsanesi
Erythrai Antik Kenti, antik yazar Pausanias'ın aktardığı meşhur Herakleion (Herakles'e adanmış kutsal alan) ve buradaki kült heykeli efsanesiyle ünlüdür. Anlatılara göre, Mısır tipi ahşap bir Herakles heykeli deniz üzerinde bir sal ile şehrin kıyılarına ulaşmıştır. Hem Erythrai halkı hem de Sakız Adası (Khios) sakinleri bu salı karaya çekmeye çalışmış ancak başaramamışlardır. Bir balıkçının gördüğü rüya üzerine, salı çekmek için sadece kadınların saçından örülmüş bir ipin kullanılması gerektiği anlaşılmıştır. Erythrai'ın yerli kadınları saçlarını kesmeyi reddederken, kentte yaşayan özgür ve köle Trakyalı kadınlar bunu kabul etmiştir. Saçlarından yapılan ip yardımıyla kutsal sal karaya çekilmiş ve bu özverilerinden dolayı tapınağa yalnızca Trakyalı kadınların girmesine izin verilmiştir. Pausanias'ın yaşadığı dönemde bu saçtan yapılan ipin halen kutsal alanda korunduğu bilinmektedir.
Antik Dönemin Eşsiz Darpları: Erythrai Sikkeleri
Erythrai antik kentinde basılan sikkeler, kentin ekonomik gücünü ve sanatsal gelişimini gözler önüne sermektedir. İlk dönemlerde basılan, ön yüzünde yıldıza benzer çiçeğin yer aldığı örneklerin ardından, çift daire etrafında dokuz habbe barındıran ve arka yüzü dörde bölünmüş quadratum incusum formundaki sikkeler kullanılmıştır. Kentte ayrıca ön yüzünde aslan postu içinde arkaik Herakles başı taşıyan değerli elektron sikkeler ile üzerinde dörtnala kalkan at binicisi bulunan gümüş stater ağırlıklı sikkeler basılmıştır. Pers istilası döneminde ise şaha kalkmış atı kontrol etmeye çalışan kahraman Erythros tasvirli drahmi sikkeleri basılmış, arka yüzlerine 10 veya 12 yapraklı rozet ile kentin adının kısaltması olan "EPY" (ERY) lejantı işlenmiştir. Sonraki dönem sikkelerinde ise Herakles başı, boğa protomu, defne çelengi içinde arı ve Herakles sopası ile sadak detayları öne çıkmaktadır.
Arkeolojik Kazılar ve Günümüze Ulaşan Yapılar
Erythrai Antik Kenti'ndeki ilk sistematik yüzey araştırmaları ve kazı çalışmaları, 1964-1982 yılları arasında Ankara Üniversitesi Arkeoloji Bölümü öğretim üyelerinden Prof. Ekrem Akurgal tarafından başlatılmıştır. 2007 yılından itibaren ise kazılar Doç. Dr. Ayşe Gül Akalın Orbay başkanlığındaki ekip tarafından sürdürülmektedir. Yapılan kazılarda gün ışığına çıkarılan en önemli harabeler arasında Athena Tapınağı, Herakleion kutsal alanı, İon mimari düzenini yansıtan yapılar, Efes tipi mimari örnekleri sergileyen harabe kalıntılar ve zengin süslemeli lahitler yer almaktadır.