Geçimli Köyü ve Ergan Manastırı'na Giriş
Tunceli ilinin Hozat ilçesine bağlı Geçimli köyü sınırları içerisinde yer alan Ergan (Erkayn/Enkuzik) Manastır Kilisesi, Doğu Anadolu Bölgesi'nin tarihsel derinliğini yansıtan son derece kıymetli bir kültürel miras alanıdır. Deniz seviyesinden 1425 metre yükseklikte yer alan bu tarihi yerleşim, Hozat ilçe merkezine 8 kilometre, Tunceli il merkezine ise 52 kilometre mesafede konumlanmıştır. Cumhuriyet döneminde uzun süre tarihi ismi olan "Ergan" adıyla kayıtlarda yer alan yerleşimin adı, 1950'lerin sonuna doğru değiştirilmiş ve 1960 yılı nüfus sayımından itibaren resmi olarak "Geçimli" adıyla anılmaya başlanmıştır.
Kilisenin Tarihi ve Mimari Gelişimi
Prens Hancit Mxit'ar'ın Mirası (975 Yılı)
Günümüzde harap bir durumda olan Ergan Manastır Kilisesi'nin inşa tarihi, yapıda bulunan Ermenice kitabeye dayanmaktadır. Bu yazılı belgeye göre kilise, 975 yılında Prens Hancit Mxit'ar tarafından yaptırılmıştır. Tarihsel süreç boyunca bölgedeki inanç ve kültür yaşamı açısından büyük önem taşıyan kilisede hazırlanan el yazmaları, yapının 15. yüzyılda kapsamlı bir restorasyondan geçirildiğini ve yapıya bazı mimari ilavelerin yapıldığını açıkça ortaya koymaktadır.
Osmanlı Dönemi Kayıtları ve Demografik Yapı
Bölgenin Osmanlı idaresine geçmesinin ardından yapılan 1530 tarihli tahrir defteri kayıtlarında yerleşim, "Erkan" adıyla Çemişgezek sancağının Sağman nahiyesine bağlı bir köy olarak kaydedilmiştir. 16. yüzyıla ait diğer resmi kayıtlarda da "Ergan" adıyla geçen köyün nüfus yapısının bu dönemde yalnızca Gayrimüslimlerden oluştuğu görülmektedir. İlerleyen dönemlerde, 1691 tarihli Cizye Defteri'nde ise yerleşimden "İrkan" adıyla bahsedilmiş ve Sağman kazasında Gayrimüslim nüfusun yaşadığı köyler arasında listelenmiştir.
Terk Edilme Süreci ve Günümüzdeki Durumu
Köyün asli unsurlarından olan Ermeni nüfusunun 19. yüzyılın başlarından itibaren yerleşimi terk etmeye başlamasıyla birlikte, Ergan Manastır Kilisesi de eski canlılığını yitirmiştir. Bu göç hareketlerinin sonucunda tarihi kilise, 1865 yılından önce tamamen kullanılmamaya başlanmış ve zamanla harabeye dönmüştür. Günümüzde Hozat'ın en önemli tarihi değerlerinden biri olan bu yapı, geçmişin izlerini arayan kültür meraklıları için keşfedilmeyi bekleyen bir miras niteliğindedir.