Elmadağ'ın Coğrafi Konumu ve Eşsiz Doğası
İç Anadolu Bölgesi'nin Yukarı Sakarya Bölümü'nde yer alan Elmadağ, Ankara'nın 41 km doğusunda, adını aldığı dağın kuzeydoğu eteklerinde kurulmuş çok eski bir yerleşim alanıdır. Doğusunda Kırıkkale'nin Yahşihan, güneydoğusunda Bahşılı; kuzeydoğusunda Kalecik, kuzeyinde Akyurt, kuzeybatısında Altındağ, batısında Mamak, güneybatısında Çankaya ve güneyinde Bala ilçeleri bulunmaktadır. Deniz seviyesinden ortalama 1.099 metre yükseklikte konumlanan bölgenin güneybatısında 1.862 metre yüksekliğiyle Elmadağ, kuzeyinde ise kütle halinde yükselen 1.995 metrelik İdris Dağı yer alır. İlçeyi boydan boya geçerek kuzeyde Kızılırmak ile birleşen Kargalı Deresi, kar ve yağmur sularıyla beslenen düzensiz rejime sahip en önemli akarsudur. Karasal iklimin etkisi altındaki dağlık bölgede kar yağışları kasım ayında başlayıp nisan ayına kadar devam eder.
Prehistorik Çağlardan Türk Hakimiyetine Uzanan Tarih
Yapılan arkeolojik araştırmalar ve elde edilen prehistorik eserler, Elmadağ ve çevresinin oldukça eski medeniyetlere sahne olduğunu göstermektedir. Araştırma sonuçlarına göre MÖ 547 yılına kadar Frigler ve Lidyalılar, MÖ 84 yılına kadar ise Persler ile değişik kavimler bölgede varlıklarını sürdürmüştür. Bu tarihten sonra Roma İmparatorluğu'nun egemenliğine giren yörede, özellikle Sungur yakınlarında bulunan antik kalıntılar dikkat çekmektedir. Roma Dönemi'ne ait olan ve Grek mitolojisinde sağlık tanrıçası olarak bilinen Hygeieia ile hekim tanrı Asklepios heykelleri bu dönemin en önemli buluntularıdır. 1071 Malazgirt Savaşı'nın ardından Anadolu'ya yerleşen Türkler, 1073'ten itibaren yörede etkin olmuştur. Bölge ayrıca Moğol İmparatoru Baycu Noyan komutasındaki Moğol ordusunun saldırılarına uğramış, yakılıp yıkılmıştır.
Osmanlı Dönemi Arşivleri ve Derbent Köyü Kimliği
Elmadağ'ın yerleşim tarihine ışık tutan ilk yazılı belgeler yaklaşık 400 yıl öncesine ait Ankara Şer'iye Mahkemesi sicillerinde yer almaktadır. O dönemde Yozgat Köyü adıyla bilinen yerleşim, kervanların konakladığı önemli bir Derbent köyü olarak kayıtlara geçmiştir. İlk yerleşimlerin bugünkü Yenipınar ve Yenidoğan mahallelerinde kurulduğu bilinmektedir. 1785-1809 yılları arasında Ankara sancağının Kasaba-i Bala ve Çukurcak Nahiyesi'ne bağlı olan köy, ilerleyen dönemlerde 1902 vilayet salnamesinde Bala kazasına bağlı bir mahalle olarak yer almıştır. Elmadağ halkı Kurtuluş Savaşı'na da tüm varlığıyla katılmış, Mustafa Kemal Atatürk Ankara'ya geldiğinde kendisini karşılayan tarihi Seymen Alayı içerisinde yer alarak milli mücadeleye destek vermiştir.
Kültürel Miras ve Tarihi Vezir Pınarı Çeşmesi
Selçuklu dönemine dayanan zengin kültürel gelenekler günümüzde de varlığını sürdürmektedir. İlçe merkezinde halen devam eden tandır ekmeği yapımının yanı sıra kökleri Selçuklulara uzanan el dokuması halıcılık, kilim, heybe ve çanta üretimi kültürün en değerli parçalarıdır. Bölgenin Osmanlı dönemine ait önemli tarihi eserleri arasında Yenipınar Mahallesi'ndeki Aşağı Cami ile merkezde yer alan Vezir Pınarı Çeşmesi öne çıkmaktadır. Kesin inşa tarihi bilinmemekle birlikte mimari özellikleri doğrultusunda 18. yüzyılda taş malzeme kullanılarak klasik Osmanlı su mimarisine uygun inşa edilen çeşme, sivri kemer formu ve su haznesi ile sade bir yapı sunmaktadır. Dönemin önde gelen yöneticilerinden Vezir Ali tarafından yaptırıldığı düşünülen çeşme, 1 Ekim 2021 tarihli karar ile Korunması Gerekli Taşınmaz Kültür Varlığı olarak tescillenmiş ve 1. Grup koruma statüsüne alınmıştır. Günümüzde su bağlantısı kesilmiş olsa da tescilli kültür mirası statüsünü korumaktadır.