Eber Gölü'nün Coğrafi Konumu ve Oluşumu
Eber Gölü, Afyonkarahisar sınırları içinde yer alan ve Türkiye'nin 12. büyük gölü unvanına sahip olan son derece özel bir sulak alandır. İç Anadolu Bölgesi'ndeki Akarçay Havzası'nda konumlanan göl, deniz seviyesinden 967 metre yükseklikte bulunan bir çöküntü gölüdür. Kuzeyinde Emir Dağları, güneyinde ise Sultan Dağları ile çevrili olan bu tatlı su bataklığı, jeolojik olarak sismik açıdan her zaman aktif olan, kuzeybatı-güneydoğu yönünde ortalama 100 kilometre uzunluğa ve 25 kilometre genişliğe sahip çökük bir alanda yer alır. Son Buzul Çağı (Pleistosen) dönemindeki oldukça büyük ve derin gölden geriye kalan bir miras niteliğindeki göl, ismini bölgeye yerleşmiş olan Avşar Türkmenlerinin bir obası olan Eber obasından almıştır.
Doğal Yapısı ve Eşsiz Yüzen Adacıklar: Kopaklar
Akarçay ve Sultandağları'ndan gelen kaynak suları ile beslenen Eber Gölü'nün yüzölçümü, mevsimsel şartlara ve su girdisine bağlı olarak yıl içerisinde büyük farklılıklar gösterir. Gölün alanı, en düşük seviyeye ulaştığı Ekim 1991 döneminde 62 km²'ye kadar gerilerken, en yüksek su seviyesinin kaydedildiği Mayıs 1969'da ise 164.5 km²'ye kadar genişlemiştir. Gölün en derin noktası 21 metredir. Türkiye'nin en ilgi çekici göllerinden biri olan Eber Gölü, devasa yüzölçümüne rağmen üzerini kaplayan yoğun kamışlar nedeniyle dışarıdan bakıldığında adeta geniş bir çayırlık gibi görünür. Bu sıra dışı yapısıyla özellikle avcıların ve doğaseverlerin uğrak noktası durumundadır.
Gölün en kendine has coğrafi özelliklerinden biri de üzerinde yüzen yüzlerce adacıktır. Yöre halkı tarafından "kopak" adı verilen bu yüzen adacıklar, kalınlaşan kamış köklerinin zamanla göl tabanındaki topraktan ayrılması ve rüzgarların taşıdığı topraklerin bu kökler üzerinde birikmesiyle oluşur. Bazı kopaklar o kadar büyük boyutlara ulaşır ki, balıkçılar, avcılar ve kamış üreticileri bu adacıkların üzerine geçici barınaklar kurarak yaşamlarını sürdürebilmektedir. Gölün çevresinde yer alan Derekarabağ, Ortakarabağ, Yenikarabağ ve diğer komşu köylerdeki insanlar ise göl kıyısındaki ekilebilir tarlalarda buğday ekerek geçimlerini sağlamaktadır.
Zengin Bitki Örtüsü, Balık Çeşitliliği ve Göçmen Kuş Cenneti
Eber Gölü'nün yüzeyinin büyük bir kısmı, boyları beş hatta altı metreye kadar ulaşabilen kırmızı kamışlarla (Phragmites australis) kaplıdır. Sığ kıyı kesimlerinde hasırotu (Typha latifolia), Lycopus europaeus ve su nanesi (Mentha aquatica) gibi su bitkileri yetişmektedir. Göl ekosistemi, su canlıları açısından da oldukça zengindir; sularda sazan balığı (Cyprinus carpio), aynalı sazan balığı (Cyprinus carpio morpha noblis), turna balığı (Esox lucius) ve dere kaya balığı (Gobio gobio) yaşamaktadır. Bu zengin ekolojik ortam, gölü göçmen kuşlar için vazgeçilmez bir istasyon haline getirmiştir. Birçok göçmen su kuşu avlanmak, kuluçkaya yatıp üremek veya kışlamak amacıyla Eber Gölü'ne akın eder.
Gölde gözlemlenen ve kuluçkaya yatan önemli kuş türleri arasında küçük karabatak (Phalacrocorax pygmeus), bayağı kaşıkçı (Platalea leucorodia), Dalmaçya pelikanı (Pelecanus crispus), bayağı balaban (Botaurus stellaris), Balıkçılgiller (Ardeidae), alaca balıkçıl (Ardeola ralloides), erguvani balıkçıl (Ardea purpurea), pasbaş patka (Aythya nyroca), gülen sumru (Sterna nilotica), büyük cılıbıt (Charadrius leschenaultii), sakarca kazı (Anser albifrons), küçük sakarca kazı (Anser erythropus), sakarmeke (Fulica atra), dikkuyruk (Oxyura leucocephala), Kılıçgagagiller'den (Himantopus himantopus), bayağı aynak (Plegadis falcinellus) ve kamışların arasındaki kum adalarda kuluçkaya yattığı gözlenen kolyeli büyük yağmurcunu (Charadrius hiaticula) yer alır.
Ekonomik Değeri, Çevresel Tehditler ve Koruma Statüsü
Eber Gölü, çevredeki köylüler için çok önemli bir geçim kaynağıdır. Yöre halkı gölde yetişen kamış ve hasır otunu işleyerek geçimini sağlar. Ayrıca Seka Afyon Kağıt Fabrikası da üretiminde ihtiyaç duyduğu boğumlu ve sert gövdeli kamış (Phragmites australis) ham maddesinin bir kısmını Eber ve Karamık göllerinden temin etmekte, bu sayede yaklaşık bin kişiye istihdam sağlanmaktadır. Ancak Eber Gölü günümüzde büyük ekolojik tehditlerle karşı karşıyadır. Eskiden Akşehir Gölü ile birleşik tek bir devasa su kütlesi olan göl, su kaynaklarının azalmasıyla ayrılmış olup günümüzde hala bir kanal vasıtasıyla Akşehir Gölü'ne su aktarmaktadır. Ancak bilinçsizce yapılan barajlar, çiftçilerin tarımsal sulama için kullandığı dalgıç pompalar ve küresel ısınma sebebiyle göl ciddi oranda küçülmüş; Akşehir Gölü'ne su aktarılamaması Akşehir Gölü'nün de sularının çekilmesine yol açmıştır. Gölün derinliği günümüzde maalesef 1.70 metreye kadar gerilemiştir.
Gölün karşı karşıya kaldığı en büyük tehditlerden bir diğeri ise kirliliktir. Bir zamanlar adeta bir kuş cenneti ve üzeri su çiçekleriyle süslenmiş bir bahçe olan Eber Gölü, günümüzde Afyonkarahisar şehir atıkları ile bölgedeki şeker ve alkoloid fabrikalarının kimyasal atıkları nedeniyle yanına yaklaşılamayacak düzeyde kirletilmiştir. Gölde yapılan bilimsel araştırmalar, balıkların solungaç, yüzgeç ve bağırsaklarında Gyrodactylus elegans, Dactylogyrus extensus, Posthodiplostomum cuticola, Bothriocephalus acheilognathi ve Argulus foliaceus gibi asalak türlerinin bulunduğunu ortaya koymuştur. Eber Gölü; su yılanı, tatlı su balıkları, su kuşları, su kaplumbağaları ve diğer yaban hayatı popülasyonunu korumak amacıyla, Konya Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu'nun 22 Haziran 1992 tarihli ve 1359 sayılı kararı ile 1. Derece Tabiat Sit Alanı ilan edilerek koruma altına alınmıştır.