Dündartepe Höyüğü (diğer adıyla Öksürük Tepe), Samsun il merkezinin 3 kilometre güneydoğusunda yer alan ve günümüzde kentin yapı dokusu içinde kalan tarihi bir höyüktür. Mert Deresi kıyısında, verimli topraklar arasında konumlanan bu höyük, 220 x 200 metre boyutlarında ve 15 metre yüksekliğindedir. Höyüğün etekleri günümüzde yapılaşma ve yol yapımı nedeniyle tahrip olmuş, batı ve kuzey kısımlarında tarım faaliyetleri yürütülmüş, Samsun-Sivas demiryolu hattının yapımı sırasında ise tepe ikiye bölünerek büyük kısmı yok edilmiştir.
Dündartepe Höyüğü Kazıları ve Tarihsel Tabakalanma
Höyükteki ilk arkeolojik kazılar, 1940-1941 yıllarında Prof. Dr. İsmail Kılıç Kökten ve Prof. Dr. Nimet Özgüç yönetiminde gerçekleştirilmiştir. Kazıların birincil amacı, Karadeniz Bölgesi'nin tarihöncesi kültürlerinin İç Anadolu ve Marmara Bölgesi ile olan kültürel bağlarını ve ilişkilerini ortaya çıkarmaktır. Yapılan araştırmalarda höyükte en geç yerleşimin MÖ 1700 ila 1500 yılları arasına tarihlendiği belirlenmiştir. Toprak çekilerek düzleştirilen alanda doğrudan Kalkolitik Çağ tabakalarına ulaşılırken, tepenin en üst tabakasında Erken Tunç Çağı, yamaçta ise Hitit Dönemi ve altında Erken Tunç Çağı tabakaları tespit edilmiştir.
Arkeolojik Buluntular ve Yaşam İzleri
Dündartepe Höyüğü'nde yapılan kazılarda elde edilen bulgular, dönemin mimarisi ve günlük yaşamına dair önemli bilgiler sunmaktadır. Yangın geçirmiş Erken Tunç Çağı tabakasındaki konutların taş temelsiz, dal örgü tekniğiyle inşa edildiği, kalın bir balçık tabakasıyla sıvanıp tabanlarının kil ile kaplandığı ve düz değil çatı tarzı damlara sahip olduğu anlaşılmıştır. Kazılarda ortaya çıkarılan çanak çömlekler; çizgi, kabartma, yiv ve siyah zemin üzerine fırçayla özenle uygulanan geometrik beyaz boya bezemeleriyle dikkat çekmektedir. Bu seramik ürünler Alacahöyük, Alişar ve Pazarlı Höyük buluntularına büyük benzerlik göstermektedir.
Maden, Taş Aletler ve Gömü Gelenekleri
Höyükte bulunan araç gereçler arasında çakmak taşı ve kalkedon dilgiler, serpantinden yapılmış yassı ve sap delikli baltalar yer almaktadır. Ayrıca geyik boynuzu, domuz dişi ve uzun hayvan kemiklerinden yapılan bızlar, çekiçler ve kemik ağırşaklar gün yüzüne çıkarılmıştır. Bölgenin Tunç Çağı'ndaki maden zenginliğini gösteren bakır ve tunç alet ile silahlar bulunmuş, ancak altın ve gümüşe rastlanmamıştır. Ayrıca Anadolu ve Balkanlar arasındaki ilişkilere ışık tutan kil idoller ve hayvan figürinleri elde edilmiştir. Yerleşim içinde sadece bir evin tabanı altında 6-7 yaşlarında bir çocuğa ait mezar bulunmuş, bu da sakinlerin ölülerini genellikle yerleşme dışına gömdüklerini göstermektedir.