Ege'nin Tarih ve Doğa ile Buluştuğu Nokta: Dikili
İzmir ilinin kuzeyinde yer alan Dikili, doğusunda Bergama ilçesi, kuzeyinde Balıkesir ili (Ayvalık ilçesi), batısında ve güneyinde ise Ege Denizi ile çevrilidir. İl merkezine 120 kilometre mesafede bulunan ilçenin yüzölçümü 534 km² olup, deniz seviyesinden ortalama yüksekliği 8 metredir. Tarih boyunca önemli bir yerleşim olan bu bölge, Osmanlı döneminde Karaosmanoğullarının çiftlik kurup dikmelik yetiştirmesiyle "Dikmelik" adını almış, zamanla bu isim "Dikili" olarak değişmiştir. Tarihte 1860 yılında bucak olan yerleşim, 13 Haziran 1919'dan 14 Eylül 1922'ye kadar Yunan işgali altında kalmış; 1923'te belediye teşkilatı kurulmasının ardından 13 Ekim 1928'de Bergama'dan ayrılarak bağımsız bir ilçe statüsü kazanmıştır.
Antik Çağlardan Günümüze Uygarlıkların Beşiği
Dikili ve çevresinde yürütülen arkeolojik çalışmalar, bölgedeki ilk yerleşim izlerinin MÖ 5000 ila MÖ 4000 yıllarına kadar uzandığını ortaya koymaktadır. Ağıl Kale ve Kale Tepe bölgedeki ilk yerleşim merkezleri arasında öne çıkmaktadır. Arkeolojik bulgulara göre antik dönemde Akaların yaşadığı bu kente "Aternagus" denilmiştir. Tarihsel süreçte Lidyalılar, İranlılar, Frikyalılar, Mysialılar, Romalılar, Bergamalılar, Bizanslılar, Cenovalılar, Selçuklular ve Osmanlılar gibi çok sayıda medeniyet bölgede hüküm sürmüştür. Dikili toprakları; tarih boyunca Aristo, Hermos, August ve Büyük İskender gibi dünyaca ünlü şahsiyetleri ağırlamış; bünyesinde Aterneus, Astria ve Teutronia gibi önemli antik kent ve siteleri barındırmıştır.
Aterneus Antik Kenti ve Kaletepe Surları
Bergama-Dikili karayolunun Dikili yol ayrımına yakın bir konumda, Ağılkale mevkiinde yer alan Aterneus Kalesi, Pergamon'dan bile daha eski bir geçmişe sahip olup tunç devrine kadar dayanmaktadır. 14 hektarlık bir alan üzerinde kurulu olan antik kentte bulunan en eski arkeolojik malzemeler MÖ 1200 yılına tarihlenmektedir. Münih Üniversitesi Öğretim Üyesi Jeofizik Uzmanı Dr. Albrecht Matthaei başkanlığında yürütülen yüzey araştırmaları ve seramik kronolojisi çalışmalarına göre; kentte MÖ 1200'den MÖ 2. yüzyıla kadar kesintisiz bir yerleşim sürmüş, bu dönemden sonra kent terk edilmiş ve MS 13. yüzyıla kadar harabe olarak kalmıştır. Daha sonra Bizanslıların geldiği anlaşılan kent, MÖ 4. yüzyılın ikinci yarısında büyük bir gelişme göstermiştir. 177 metre yükseklikteki Kaletepe üzerinde kurulu olan kentin yamaçlarının evlerle dolu olduğu ve MÖ 2. yüzyılda sivrisinek ile sıtma salgını nedeniyle terk edilmiş olabileceği öngörülmektedir. Harçsız inşa edilmiş olan surlar zamanla doğa olayları ve toprak hareketleriyle harabeye dönerek evlerin üzerini kapatmıştır.
Pitane (Çandarlı) ve UNESCO Mirası Çandarlı Kalesi
Dikili'nin güneyindeki Çandarlı Körfezi'nin kuzey kıyısında yer alan antik Pitane (Çandarlı), bölgenin en önemli turistik değerlerinden biridir. Akropolde gerçekleştirilen kazılarda elde edilen "Myken Keramiği", MÖ 625-500 yıllarına dayanan vazolar, küçük yapıtlar ve arkaik heykel buluntuları günümüzde İstanbul ve Bergama Arkeoloji Müzelerinde sergilenmektedir. Söylencelere göre bölgeye egemen olan Amazon kadın savaşçılar tarafından kurulan Pitane, "kadın kenti" ya da "kraliçe kenti" anlamına gelmektedir. Türklerin Asar ve Hisar adlarını da verdiği yerleşimde bulunan görkemli Çandarlı Kalesi, Türkiye'nin en iyi korunmuş kalelerinden biridir. Yapım tarihi kesin olarak bilinmemekle birlikte arkaik dönemden kalan bir alan üzerinde yükselen kale, 13. ve 14. yüzyıllarda bölgeyi kontrol eden Cenevizliler tarafından ticaret limanının savunulması amacıyla kullanılmıştır. Osmanlı döneminde II. Murat'ın ünlü Sadrazamı Çandarlı Halil Paşa tarafından yeniden yaptırılan bu ihtişamlı yapı, 2013 yılında "Ceneviz Ticaret Yolu'nda Akdeniz'den Karadeniz'e Kadar Kale ve Surlu Yerleşimleri" kapsamında UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi'ne girmeye hak kazanmıştır.
Doğal Zenginlikler, Plajlar ve Tarımsal Ekonomi
Dikili, zengin tarihi mirasının yanı sıra eşsiz doğal güzellikleriyle de öne çıkan bir cazibe merkezidir. Merdivenli köyündeki doğal göl, Merdivenli ve Denizköy'de bulunan krater gölleri ile mağaralar, Demirtaş ve Deliktaş köylerindeki çamlıklar ve Madra Çayı'na kadar uzanan ormanlık alanlar ilçenin başlıca doğal varlıklarıdır. Doğa yürüyüşü tutkunları için küçük şelaleleri, düdeni ve trekking parkurlarıyla Nebiler Şelalesi (Nebiler Köyü) özellikle genç turistlerin ilgisini çekmektedir. Turizm açısından büyük bir potansiyel barındıran ilçede 20 km uzunluğundaki Dikili Plajı ve 22 km uzunluğundaki Çandarlı Plajı temiz denizleri ve zengin termal kaynaklarıyla öne çıkmaktadır. İlçe ekonomisi büyük ölçüde tarıma dayalı olup; tütün, pamuk, zeytin üreticiliği ve seracılık yaygın olarak yapılmaktadır. Dikili Limanı ise hem ticari faaliyetler hem de turizm açısından ilçenin en önemli gelir kaynakları arasında yer almaktadır.