Diyarbakır'ın kuzeyinde, Lice ilçesi sınırlarında yer alan Dicle Tüneli (Bırkleyn Mağaraları), hem muazzam bir jeolojik oluşum hem de paha biçilemez bir arkeolojik sit alanıdır. Antik Çağ'da nehrin doğduğu yer olarak kabul edilen bu mistik bölge, doğanın gücünü ve tarihin derin izlerini tek bir noktada buluşturmaktadır. Dicle Nehri'nin doğu kolu olan Dibni Çayı'nın kayalıkların arasından süzülerek girdiği ve diğer taraftan çıktığı bu doğal tünel, binlerce yıldır insanlığın ilgisini çekmeyi başarmıştır.
Asur Krallarının Ayak İzleri ve Eşsiz Kitabeler
Bölgenin tarihi önemi, özellikle Asur İmparatorluğu döneminde zirveye ulaşmıştır. Asur kralları, Dicle Nehri'nin kaynağına ulaşmanın kutsallığına inanmış ve bu zaferlerini ebedileştirmek amacıyla mağara duvarlarına kabartma ve kitabeler kazımışlardır. 870 metre uzunluğundaki birinci mağaranın (doğal tünel) çıkışında, ünlü Asur kralları I. Tiglat-Pileser ve III. Şalmaneser'e ait çivi yazılı kitabeler ve görkemli kabartmalar yer almaktadır. Bu yazıtlar, antik dönem Mezopotamya tarihi ve coğrafyası hakkında paha biçilmez bilgiler sunmaktadır.
Gizemli Mağaralar ve Tarih Öncesi Yaşam
Bırkleyn kompleksinde birbirine paralel uzanan beş adet mağara bulunmaktadır. Yapılan arkeolojik yüzey araştırmaları ve incelemeler, bu mağaraların Genç Neolitik Çağ'dan (MÖ 4. binyıl) başlayarak Demir Çağı'na ve hatta Orta Çağ (Bizans dönemi) sonlarına kadar kesintisiz bir yerleşim ve kullanım alanı olduğunu göstermektedir. İkinci mağarada bulunan prehistorik döneme ait kalıntılar, üçüncü mağaradaki tarih öncesi obsidiyen parçaları ile meşhur Hassuna seramikleri, bölgenin Mezopotamya'nın en eski yerleşim ağlarından biri olduğunu kanıtlamaktadır.
Dicle Tüneli'ne Nasıl Gidilir?
Dicle Tüneli, Diyarbakır şehir merkezine yaklaşık 90 kilometre mesafede, Lice ilçesine bağlı Abalı köyünün 1,5 kilometre yakınında yer almaktadır. Kendi aracınızla Diyarbakır-Bingöl karayolu üzerinden kolayca ulaşabileceğiniz bu saklı cennet, doğa yürüyüşü ve tarih meraklıları için benzersiz bir keşif rotasıdır. Mağaraların içindeki serin esintiyi hissetmek, Asur krallarının binlerce yıllık rölyeflerine yakından bakmak ve Dibni Çayı'nın sesini dinlemek, ömür boyu unutamayacağınız bir seyahat deneyimi sunacaktır.