Derik, Mardin ilinin doğası, coğrafyası ve köklü geçmişiyle dikkat çeken tarihi bir ilçesidir. Üç tarafı dağlarla çevrili olan ilçe merkezi, deniz seviyesinden ortalama 811 metre yükseklikte kurulmuştur. Coğrafi yapısı kuzeyden güneye doğru alçalan bir eğilim gösterirken, Mazıdağı'nın güney eteklerinden başlayarak Kızıltepe-Ceylanpınar ovalarına kadar uzanır. Karasal iklimin egemen olduğu ilçenin Mazıdağı yamaçları meşe ağaçlarıyla kaplıyken, ova kesimleri bozkır bitki örtüsüne sahiptir.
Derik'in Tarihsel Geçmişi
Derik, köklü idari yapısıyla bölgenin önemli yerleşimleri arasında yer alır. İlçede belediye teşkilatı ilk olarak 1874 yılında kurulmuştur. İlk kurulduğu dönemde Diyarbakır'a bağlı olan ilçe, 1923 yılından itibaren Mardin iline bağlanmıştır. Tarihsel gelişimine ışık tutan 31 Ekim 1927 Cuma günü yapılan nüfus sayımı verilerine göre, o dönem ilçe merkezinde 528 ev, 38 dükkân, 1 cami ve 1 kilise bulunmakta ve 2.657 kişi yaşamaktaydı.
Coğrafi Çeşitlilik ve Su Kaynakları
Yaklaşık 1.381 kilometrekare yüzölçümüne sahip olan Derik'in sınırları içerisindeki dağlar Mardin Eşiği Dağları olarak adlandırılır ve yükseklikleri 1500 metreyi aşmaz. Harran'dan Nusaybin'e kadar uzanan büyük ovanın bir kısmını kapsayan ova bölgesinde, tarih öncesi dönemlerde faaliyet göstermiş yanardağların püskürttüğü volkanik siyah taşlar geniş alanlar kaplar. Sönmüş bu yanardağlardan, günümüzde çimento sanayisinde hammadde olarak kullanılan klinker maddesi çıkarılmaktadır. İlçenin su kaynaklarını ise Şéb Deresi, Turcel Deresi, Zorava Deresi ve Cırcıp Deresi gibi küçük çaylar ile devlet tarafından yaptırılan sulama amaçlı Künreş, Şerefli, Yıldız göletleri ve Dumluca Barajı göleti oluşturur.
Ekonomi ve Tarımsal Yaşam
Derik ilçe merkezinde ikamet eden halkın geçimi bağcılık, sebzecilik, meyvecilik ve zeytinciliğe dayanmaktadır. Tarımın dışında üretime dayalı herhangi bir faaliyet bulunmamaktadır. Coğrafi bölgelere göre ekonomik uğraşlar farklılık göstermekte olup; dağ köyleri ile Karacadağ yöresindeki köylerin geçim kaynağı hayvancılık iken, ova köyleri ise tarla ziraatına dayanmaktadır. Sulama kuyularının kazılması ve sulama göletlerinin faaliyete sokulması ile endüstri bitkilerinin üretimi de oldukça artmıştır. Ayrıca bölgede zeytinlikler, bağlar ve meyve bahçeleri de önemli bir yer tutmaktadır.