Demokrasi ve Özgürlükler Adası, eski adıyla Yassıada veya Yunanca adıyla Plati, Marmara Denizi'nde Prens Adaları grubunda yer alan ve İstanbul'a yakın konumuyla dikkat çeken küçük bir adadır. Eni 185, boyu 740 metre, yüzölçümü ise 18.3 hektar (yaklaşık 0,052 km²) olan adanın arazisi düz bir yapıya sahip olmakla birlikte sahilleri genellikle denize dik olarak iner. Coğrafi konumu itibarıyla Sivriada'ya 0,9 deniz mili (1,66 km), Burgazada'ya 2,67 deniz mili (4,94 km) ve Kadıköy kıyısındaki Fenerbahçe Adası'na 6,27 deniz mili (11,6 km) uzaklıkta bulunmaktadır.
Doğu Roma ve Osmanlı Dönemi Tarihi
Doğu Roma İmparatorluğu döneminde 4. yüzyıldan itibaren bir sürgün yeri olarak kullanılan Yassıada, zengin bir tarihi geçmişe sahiptir. Bizans İmparatoru Theofilos (hükümdarlığı 829-842) tarafından buraya Platea Manastırı inşa ettirilmiş, 860 yılında adada sürgün olarak kalan Patrik İgnatios ise adanın tam ortasına bir kilise yaptırmıştır. Kilisenin altındaki dehlizler ise daha sonraları zindan olarak kullanılmıştır. Tarih boyunca 12. yüzyılda Latinlerin ve 15. yüzyılda Rusların istilasına uğrayan ada, İstanbul'un Fethi'nden sonra uzun süre kendi haline bırakılmıştır. 1859 yılında adayı satın alan Birleşik Krallık'ın İstanbul Büyükelçisi Sir Henry Bulwer, burada sahilde burçları olan kaleye benzer bir bina ile adanın ortasına şato büyüklüğünde bir köşk ve limonluk inşa ettirmiş, asma kütükleri diktirerek bir bahçe kurdurmuştur. Ada daha sonra Mısır Hidivi İsmail Paşa tarafından satın alınmış ancak kısa süre sonra tekrar ıssızlığına terk edilmiştir.
Türkiye Cumhuriyeti Dönemi ve Demokrasi Tarihi
Türkiye Cumhuriyeti döneminde, 1947 yılında Deniz Kuvvetleri tarafından satın alınan Yassıada'da 1949'da inşaatlara başlanmış ve 1952 yılında eğitim hizmetlerine açılmıştır. Adanın tarihinde en önemli dönüm noktalarından biri, 27 Mayıs 1960 Darbesi'nin ardından kurulan mahkemelerde Demokrat Partililerin burada yargılanması olmuştur. Yassıada Yargılamaları sonucunda idama mahkûm edilen 15 sanıktan Adnan Menderes, Hasan Polatkan ve Fatin Rüştü Zorlu'nun cezaları İmralı Adası'nda infaz edilmiştir. Bu tarihi olayın izlerini silmek amacıyla adanın adı, 2013 yılında İstanbul Büyükşehir Belediyesi Meclisi kararıyla Demokrasi ve Özgürlükler Adası olarak değiştirilmiştir.
Günümüzdeki Sosyal Yaşam ve Turizm Tesisleri
Adada 2015 ile 2018 yılları arasında gerçekleştirilen çalışmalar neticesinde 176 kişilik bir otel ve 600 kişilik Adnan Menderes Kongre Merkezi inşa edilmiştir. Ayrıca, tarihi yargılamaların yapıldığı spor salonu restore edilerek 27 Mayıs Müzesi'ne dönüştürülmüştür. Marmara Denizinin tek balık çiftliğine ev sahipliği yapan adada gökkuşağı alabalığı ile 1-4 kg'lık çelikbaş alabalığı yetiştirilmektedir. Deniz trafiğinden uzak ve İstanbul'a yakın konumu sayesinde günümüzde hafta sonlarında şehirdeki dalış kulüpleri tarafından eğitim alanı olarak da tercih edilmektedir. Demokrat Parti İstanbul milletvekili olduğu için 27 Mayıs Darbesi sonrası Yassıada'da tutuklu olan ünlü şair Faruk Nafiz Çamlıbel de burada kaldığı dönemde adanın hüznünü anlatan dizeler kaleme almıştır.