Demirciören, Mersin ilinin Erdemli ilçesine bağlı Kızkalesi'nin kuzeyinde, tarihi Taşlık Kilikya bölgesinde yer alan Helenistik ve erken Bizans dönemine ait bir yerleşim yeri harabelerinin bulunduğu mevkiidir. Antik dönem kalıntılarıyla çevrili olan bu arkeolojik alan, Taşlık Kilikya coğrafyasının köklü geçmişini ve sosyo-ekonomik yaşamını günümüze taşıyan en özgün kalıntılardan biridir.
Demirciören'in Tarihi Konumu ve Ulaşım Ağı
Antik Korykos'un (Kızkalesi) doğu kenarından başlayarak Şeytan Deresi vadisinin doğu tarafından kuzeye doğru ilerleyen tarihi bir antik yol bulunmaktadır. Bu yol; Gömeç ve Gücük kuleleri ile Adamkayalar'daki kaya mezarlarını geçerek Cambazlı'ya ve oradan da antik Olba'ya (Uzuncaburç) ulaşmaktadır. Bu yol üzerinde yaklaşık üç kilometre ilerledikten sonra, yolun doğu tarafında Roma İmparatorluk Dönemi kalıntılarını barındıran ve günümüzde Hıdırlı olarak bilinen yerleşim kalıntıları yer alır. Asıl antik yerleşim ise bu Hıdırlı kalıntılarının yaklaşık 1.4 kilometre kuzeybatısında, yolun doğusunda ve Elaiussa Sebaste'den (Ayaş) kuzeye, dağlık iç bölgelere doğru uzanan Paşa Deresi vadisinin batı tarafında konumlanmıştır.
Antik Yerleşim Yapıları ve Sosyal Yaşam
Demirciören antik yerleşimi, geçmiş dönemlerde aktif bir tarımsal ve sosyal hayatın sürdüğü 15 ila 20 evden, dini merasimlerin gerçekleştirildiği büyük bir bazilikadan (kilise) ve savunma ile gözetleme amaçlı kullanılan bir kule yapısından oluşmaktaydı.
Tarihi Kilise (Bazilika)
Yerleşimde yer alan kilise, apsis hariç iç uzunluğu 10.38 metre olan üç nefli bir bazilika planına sahiptir. Yapı için başlangıçta bir narteks (ön hol) planlanmış olsa da bu bölüm inşa edilmemiştir. Apsisin yanlarında ve arkasında iki katlı yan odalar ile çevresinde dolaşım alanları tasarlanmış, kuzey tarafına ise dikdörtgen formda bir eklenti yapılmıştır. Günümüze kuzey ve batı duvarlarının girişli kalıntıları ile apsis ve kuzeydeki yan odanın bir kısmı ulaşabilmiştir. İç mekanı tamamen toprakla dolu olan bu bazilika, yapılan incelemeler ışığında MS 5. ila 6. yüzyıllara tarihlenmektedir.
Savunma ve Gözetleme Kulesi
Yerleşimdeki kule, 5.55 x 5.50 metre taban alanına sahip olup, düzgün ve eşit yükseklikteki izodom kesme taşlar kullanılarak inşa edilmiştir. Kulenin duvar işçiliğinde kabartmalı ve işlenmemiş gibi görünen bossajlı yüzeyler tercih edilmiştir. Kulenin güney duvarında yer alan giriş kapısının üzerinde kama kesim bir tonoz bulunmaktadır. Yapıda bir pencere, girişin üzerinde bir yarık pencere ve doğu duvarında başka bir yarık pencere yer alır. Hava koşullarına maruz kalan kuzey duvarı tamamen kapalı olup, batı duvarı günümüze ulaşamamıştır.
Kule, hemen yanında yer alan ve muhtemelen kulenin altına doğru genişleyen plakalarla kaplı bir sarnıcın (su deposu) yanı başında konumlanmıştır. Kulenin doğu duvarına bitişik vaziyette ise antik bir zeytinyağı veya üzüm presleme tesisi bulunmaktadır. Küçük boyutu nedeniyle sürekli bir yaşam alanı olmaktan ziyade tarım alanlarını gözetlemek, üretilen zeytinyağı ve üzümleri depolamak ve sadece tehlike anlarında sığınmak amacıyla kullanıldığı varsayılmaktadır. 1990'lı yıllarda bölgedeki kuleleri araştıran Serra Durugönül, yapı tekniği ve bossajlı taş işçiliğine dayanarak bu yapıyı Helenistik döneme (MÖ 2. yüzyılın sonlarından MÖ 1. yüzyılın başlarına) tarihlemektedir.