Mardin’in tarihi ve coğrafi zenginlikleriyle öne çıkan ilçesi Dargeçit, geçmişten günümüze taşıdığı kültürel mirasıyla keşfedilmeyi bekleyen çok özel bir destinasyondur. Tarih boyunca Kher-Boran, Kfar-Boran, Kerburan ve Kerboran gibi farklı isimlerle anılan bu şirin ilçe, Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nin en dağlık ve engebeli coğrafyalarından birinde yer almaktadır. Sırtını iki tepeye dayayan ve kuzeydoğusundaki Site Dağı ile çevrili olan Dargeçit, palamut ve meşe ağaçlarıyla kaplı ormanlık arazileriyle bölgenin kendine has doğasını yansıtmaktadır.
Tarihsel Derinlik ve Farklı Kültürlerin İzleri
Dargeçit ve yöresinin Hristiyanlık inancı ile tanışması, MS 4. yüzyılda Sasanilerin iktidar olduğu döneme kadar uzanmaktadır. Bölgeye yerleşen ilk topluluğun Mardokeliler adıyla bilinen bir aile olduğuna dair rivayetler bulunmakla birlikte, kentin Süryani bir aile tarafından kurulduğu söylenmektedir. Tarih boyunca ticaret yolları üzerinde konumlanmasının da etkisiyle sürekli gelişen yerleşim, aldığı göçlerle büyümüş ve 1900’lü yılların başlarında beş yüz ailenin bir arada yaşadığı bir şehir hâline gelmiştir. Midyat ilçesine bağlı bir yerleşim iken 30 Aralık 1985'te belediye statüsü alarak beldeye dönüşen Dargeçit, 1987 yılında ise Midyat’tan ayrılarak bağımsız bir ilçe statüsü kazanmıştır.
İnanç Turizmi ve Tarihi Kiliseler
Dargeçit, özellikle Süryani ve Ermeni cemaatlerinin geçmişteki izlerini barındıran zengin bir inanç mirasına sahiptir. İlçe genelinde Süryani Kadim kültürüne ait çok sayıda ibadethane bulunmaktadır. Bunlar arasında günümüzde açık ve ziyarete uygun olan Kerboran Merkez Mor Kuruyakos Kilisesi en önemli dini yapılardan biridir. Bunun yanı sıra yıkık durumda olan Arbaye Mor Sabo Kilisesi ile kapalı vaziyetteki Arbaye Mor Gevargis, Merkez Meryem Ana, Merkez Bethil, Merkez Süryani Katolik ve Merkez Süryani Protestan kiliseleri ilçenin zengin kültürel dokusunu gözler önüne sermektedir. Ayrıca, 1914 yılında Kerboran Ermeni Köse Ailesi (Mala Köse) tarafından temeli atılan ancak 1915'te başlayan Ermeni Kırımı nedeniyle inşaatı durdurulan ve bir daha tamamlanamayan Ermeni Kilisesi de bölgenin tarihi süreçlerine ışık tutmaktadır. Süryani Ortodoks, Protestan, Katolik ve Ermeni mezarlıkları da bu tarihi birikimi tamamlayan diğer unsurlardır.
Doğa, Akarsular ve Tarihi Su Değirmenleri
İlçenin coğrafi yapısına hayat veren en önemli su kaynağı, Dargeçit’e yaklaşık 10–12 km uzaklıktaki Ilısu Köyü yakınlarından geçen Dicle Nehri’dir. İlçenin güneyinde yer alan Akyol ile Belen köyleri arasından geçen düzensiz akarsu ise kışın karlar ve yağmurlarla taşarken, yaz aylarında kurumaya yüz tutsa da tarımsal sulamada kullanılmaktadır. İlçenin su şebekesi kurulmadan önceki dönemlerde, Subaşı’nda bulunan kaynaktan su kanallarıyla ilçe merkezinin su ihtiyacı karşılanmaktaydı. Bu kanallardan akan suyun önünde Süryaniler tarafından inşa edilen 5 adet su değirmeni, zamanla suyun yetersiz gelmesiyle kapatılmış olsa da günümüzde bu değirmenlerin binaları ve kalıntıları hâlen ayaktadır.
Görülmeye Değer Diğer Noktalar
Dargeçit ziyaretinizde görebileceğiniz diğer önemli noktalar arasında tarihi Eski Dargeçit çarşısı, ilçenin coğrafi güzelliklerini sunan Aşan vadisi ve mimari dokusuyla dikkat çeken Dargeçit Minare camisi yer almaktadır. Ayrıca bölgedeki tarihi mezarlıklar arasında bulunan Mıcır safa mezarlığı da ilçenin geçmişine tanıklık eden yerlerdendir.