Danyal Makamı ya da Danyal Peygamber Kabri, Mersin'in Tarsus ilçesinde yer alan tarihi ve dini bir komplekstir. İslam ve İncil kaynaklı inanışlara göre bir peygamber olduğuna inanılan Danyal'ın mezarı ile yanındaki bir camiden oluşan bu küçük komplekste, yakın zamanda gerçekleştirilen bir yenileme projesi sırasında bodrum katında iki adet Roma köprüsü kemeri keşfedilmiştir.
Coğrafi Konumu ve Çevresi
Eski bir şehir olan ve Havari Pavlus'un doğum yeri olarak bilinen Tarsus kent merkezinde bulunan Danyal Makamı, tarihi açıdan oldukça zengin bir bölgede yer alır. Kompleks; Tarsus Ulu Cami, Tarsus Eski Camii ve Aziz Paul Kilisesi gibi önemli tarihi binalarla komşu bir konumdadır. Yapısal olarak kuzey kesimde cami bulunurken, mezar odası ve ortaya çıkarılan antik köprü kemerleri kompleksin güney bölümünde yer almaktadır. Bu tarihi alanın Mersin şehir merkezine olan uzaklığı ise yaklaşık 28 kilometredir.
Danyal Efsanesi ve Tarihçesi
Danyal, Kur'an-ı Kerim'de adı geçen 25 İslam peygamberi arasında yer almasa da İslam inancında kutsal kabul edilen şahsiyetlerden biridir. Efsaneye göre Tarsus'ta yaşanan bir kıtlık döneminde şehre davet edilmiş ve gelişiyle birlikte kente bolluk ve refah getirmiştir. Tarsus'ta vefat eden Danyal'ın mezarının bulunduğu tahmin edilen noktanın yanına 1857 yılında küçük bir cami inşa edilmiş, bu yapı ilerleyen süreçte cami-mezar kompleksine dönüşmüştür. 11. yüzyıl Arapça kaynaklarına göre, Tarsus Halife Ömer döneminde ele geçirildiğinde büyük bir mezar bulunmuş; parmağındaki iki aslan ve bir çocuk figürlü yüzükten bu mezarın Danyal Peygamber'e ait olduğu tahmin edilerek tabutu koruma amacıyla nehir yatağının altına gömülmüştür.
Tarihi Roma Köprüsü
Kompleksin bodrum katında ortaya çıkarılan kemerler, MS 1. yüzyılda inşa edilmiş olan büyük bir Roma köprüsünün kalıntılarıdır. 6. yüzyıldan önce Berdan Nehri doğrudan şehrin içinden geçmekte ve mevsimsel sellerle kente zarar vermekteydi. Bizans İmparatoru I. Justinianus (527-565) sel riskini azaltmak amacıyla nehrin akış yönünü kentin doğusuna doğru değiştiren alternatif bir rota inşa ettirmiştir. Nehir yatağının değiştirilmesiyle işlevini yitiren köprü, 7. ve 9. yüzyıllar arasında bölgeye gelen Araplar tarafından mezar alanı olarak değerlendirilmiştir. Yüzyıllar boyunca gerçekleşen sellerin getirdiği alüvyonlarla Tarsus'un zemin seviyesi yükselmiş ve tarihi köprü tamamen toprak altında kalmıştır.