Beydağları Sahil Millî Parkı'nın Doğa Harikası: Çıralı
Antalya ilinin Kemer ilçesine bağlı Ulupınar mahallesinin bir mevkii olan Çıralı, Beydağları Sahil Millî Parkı sınırları içerisinde yer alan eşsiz bir doğa harikasıdır. Antalya şehir merkezine 70 kilometre, Kemer ilçe merkezine ise 35 kilometre mesafede bulunan bu bölge, üç kilometre uzunluğundaki kumsalıyla dikkat çeker. Doğal yapısı itibarıyla denizden yumuşak bir eğimle yükselen ve ince taneli kum yapısına sahip olan Çıralı sahili, her iki ucundan dik kayalıklarla sınırlanmıştır. Bölgenin kuzeyinde yalnızca kış aylarında akan geçici bir dere yatağı bulunurken, güney ucunda ise antik Olympos kentinin içinden süzülüp gelen dere denize dökülür ve kumsalı Olimpos ve Çıralı olarak ikiye ayırır.
Caretta Caretta'ların Koruma Altındaki Doğal Yaşam Alanı
Çıralı kumsalı, biyolojik çeşitliliği ve koruma altındaki deniz kaplumbağaları (Caretta caretta) için kritik öneme sahip bir üreme alanıdır. Bölgede yer alan Ulupınar deresi ve kanyonu, sedir ormanları, yaylaları, Likya Yolu ve Olympos ile birlikte 1. ve 2. dereceden doğal ve tarihi sit alanı koruma statüleri altındadır. Bu koruma statüleri sayesinde Çıralı, çevredeki diğer turizm bölgelerinde gözlenen büyük çaplı yapılaşma ve kitle turizminden tamamen uzak kalarak doğal güzelliğini muhafaza etmeyi başarmıştır. 2000 yılında kurulan Ulupınar Çevre Koruma, Geliştirme ve İşletme Kooperatifi, bölgede ekolojik tarımı ve ekolojik tarıma dayalı turizm faaliyetlerini geliştirirken doğayı koruma çalışmalarını da sürdürmektedir. Yöre halkı geçimini genel olarak pansiyonculuk, restorancılık ve küçük ölçekli tarımsal işletmelerle sağlamaktadır.
Akdeniz İklimi ve Ziyaret Dönemi
Bölgede tipik Akdeniz iklimi hüküm sürmektedir. Kış aylarında sıcaklığın neredeyse hiçbir zaman sıfır derecenin altına düşmediği Çıralı'da, oldukça uzun süren ve ılık geçen bir bahar döneminin ardından sıcak yaz ayları yaşanır. Özellikle Temmuz ve Ağustos aylarında hava sıcaklığı 45 dereceye kadar ulaşabilmektedir.
Khimaira Efsanesi ve Yanartaş'ın Mitolojik Öyküsü
Çıralı'da kayalar arasından sızan doğal gazların yanmasıyla oluşan Yanartaş, kökleri antik mitolojiye dayanan büyüleyici bir efsaneye ev sahipliği yapar. Mitolojiye göre, yer altı yaratıkları Typhon ve Ekhidna'nın birleşmesinden doğan, önü aslan, arkası yılan ve ortası keçi olup ağzından alevler püskürten canavar Khimaira, bugün Çıralı ve Yanartaş denilen, Olympos'tan da görülen dağda yaşarmış.
Argos'ta yaşayan tanrısal güzellikteki delikanlı Bellerophontes, rüyasında tanrıların gösterdiği şekilde, uçan kanatlı at Pegasos'u su içerken altın gem vurarak yakalamayı başarmıştır. Ancak bir gün kazara birini öldürmesiyle Tiryns kralı Proitos'un sarayına sığınmış, kraliçenin karşılıksız kalan aşkı yüzünden iftiraya uğramıştır. Bunun üzerine Lykia kralına gönderilen Bellerophontes, Xanthos nehri yakınında karşılanarak misafir edilmiş ve en nihayetinde kendisini öldürmesi planlanan Khimaira canavarıyla savaşmaya mecbur bırakılmıştır.
Bellerophontes, kanatlı atı Pegasos'un yardımıyla Khimaira canavarını alt etmeyi başarmış, canavar son nefesini verirken bile ağzından alevler çıkmaya devam etmiştir. Günümüzde Çıralı sahillerinden yükselen Yanartaş alevleri, canavar Khimaira'nın sönmeyen bu son nefesleriyle bağdaştırılır. Zaferinin ardından Lykia kralının kızıyla evlenen Bellerophontes'in bu evlilikten üç çocuğu olmuş; kızı Laodameia ile Zeus'un birlikteliğinden ise efsanevi Lykia kralı Sarpedon doğmuştur. Sarpedon, Troya Savaşı'na katılarak kahramanca savaşmış, can dostu Glaukos'a görevini devrederek Patroklos tarafından öldürülmüş ve cenazesi Apollon tarafından Lykia'ya taşınmıştır.