Cihangir'in Konumu ve Genel Özellikleri
İstanbul ilinin Beyoğlu ilçesinde yer alan Cihangir, kuzeyde Taksim Meydanı tarafındaki Sıraselviler Caddesi ile Kazancı Yokuşu arasından başlayıp, güneyde dik yokuşlar ve merdivenlerle Tophane ile Fındıklı'ya inen tepe yamaçlarını kapsayan tarihi bir semt ve mahalledir. Kafeleri ve eski binaları ile tanınan Cihangir, İstanbul'a yerleşen yabancıların ve sanatçıların yoğunlaştığı bir bölgedir. Semt genel olarak Cihangir, Kılıç Ali Paşa ve Pürtelaş mahallelerinden oluşmaktadır. Cihangir Caddesi'nin her iki ucundan ulaşım zor olduğu için semtin merkezi, Taksim'den Firuzağa Camii'ne inen Sıraselviler Caddesi'nin alt bölümüne kaymıştır; süpermarketler ve bankalar da bu cadde üzerinde yoğunlaşmıştır. Semtin ana caddeleri ise Akarsu ve Cihangir caddeleridir.
Tarihsel Kökenleri ve Cihangir Camii
Cihangir bölgesinin Osmanlı öncesi dönemine ait kesin bilgiler bulunmamakla birlikte, denizden yükselen dik kayalık tepede eski bir pagan tapınağına veya erken Bizans manastırına ait olduğu düşünülen kalıntılar tespit edilmiştir. Osmanlı dönemine ait 1563 tarihli ilk belgelerde ise bölgede bazı nahoş kadın ve erkeklerin kaldığı bilgisi yer alır. Semtin kaderi, Kanuni Sultan Süleyman ve Hürrem Sultan'ın genç yaşta vefat eden oğulları Şehzade Cihangir anısına 1559-1560 yıllarında bu tepede yaptırılan cami ile değişmiştir. Mimar Sinan tarafından eski harabelerin bulunduğu mevkide inşa edilen Cihangir Camii nedeniyle bölge bu isimle anılmaya başlasa da, o dönemde henüz yoğun bir yerleşim yeri haline gelmemiştir.
Yangınlar, Mimari Dönüşüm ve Sosyal Yapı
19. yüzyıl boyunca zaman zaman yangınlara maruz kalan Cihangir, nüfus yoğunluğunun az olması sayesinde büyük hasarlar görmemiştir. Ancak 1916 yılındaki büyük yangında tüm ahşap binalar kül olmuş, kâgir yapılar da ciddi hasar almıştır. Bu tarihten sonra semtte ahşap bina yapımına son verilmiş; 19. yüzyılın sonları ile 20. yüzyılın ilk çeyreğinde inşa edilen kâgir binalar ve büyük apartmanlarla bölge yoğun bir yerleşim alanına dönüşmüştür. Başlangıçta yoğunlukla gayrimüslim azınlıkların yaşadığı semte, 1920 sonrasında Pera'da biriken Beyaz Rus göçmenlerin bir kısmı yerleşmiştir. Cumhuriyet'in ilanının ardından gelişimini sürdüren Cihangir; 1930, 1940 ve 1950'li yıllarda hem eğlence sektöründe çalışanların kaldığı hem de varlıklı kesimin, ünlü doktor ve diş hekimlerinin muayenehanelerinin yer aldığı lüks bir semt haline gelmiştir. Sıraselviler üzerindeki Taksim İlkyardım Hastanesi de bu semtte konumlanmıştır.
Dönüşüm Süreci ve Günümüzdeki "Sanatçı Muhiti" Kimliği
1960'lı yıllardan itibaren Taksim ve Beyoğlu'nda yaşanan bozulmaya paralel olarak Cihangir de bakımsızlaşmaya başlamıştır. Üst-orta sınıf ve gayrimüslim nüfusun semti terk etmesiyle gayrimenkul fiyatları düşmüş, bölgeye daha marjinal olarak tanımlanan gruplar yerleşmiştir. Semtin tek yeşil alanı olan Cihangir Parkı'nın bir kısmı ise 1983 yılında kaldırılarak yerine betonarme bir kapalı otopark inşa edilmiştir. 1980'li yılların sonlarından itibaren İstiklal Caddesi çevresindeki düzelmeyle birlikte yeniden evrimleşen Cihangir; günümüzde edebiyatçılar, oyuncular, ressamlar, müzisyenler ve yazarlardan oluşan sakinleri ve müdavimleriyle popüler bir "sanatçı muhiti" veya "enteller semti" olarak adlandırılmaktadır.