Van'ın Tarihî ve Coğrafi Zenginliği: Çatak
Çatak (Kürtçe: Şax), Türkiye'nin Doğu Anadolu Bölgesi'nde yer alan Van ilinin önemli ve tarihi bir ilçesidir. 1.952 km² yüzölçümüne sahip olan ilçenin deniz seviyesinden ortalama yüksekliği 1.497 metredir. Yörede 1960 yılına kadar esas adı olan Şatak veya Şatakh kullanılmış, bu tarihten sonra Türkçe anlam yüklenerek Çatak adı verilmiştir. İlçe merkezinin tarihteki eski adı ise Tağ veya Tağı Hakkari'dir.
Antik Çağlardan Günümüze Ulaşan Köklü Tarih
Eski bir Ermeni yerleşimi olan Çatak bölgesinin adı, en erken 870 yılı civarında kaleme alınmış Ermenice vekayinamelerde geçmektedir. İlçe, 7. yüzyıl ortalarından itibaren bir süre Arap egemenliği altında kalmış; 10. ve 11. yüzyıllarda Van çevresinde hüküm süren Vaspuragan Ermeni krallığı/beyliği döneminde gelişerek çok sayıda kale ve kilise ile donatılmıştır. Bizans egemenliğine hiçbir dönemde girmeyen bu dağlık bölge, 1350 yılı dolaylarında güçlenen Hakkâri Beyliği'nin kontrolüne girmiştir. 1548 yılındaki Osmanlı-İran Savaşının ardından teorik olarak Osmanlı Devleti'nin hakimiyetine girmiş olsa da, dağlık coğrafyası nedeniyle Osmanlı merkezi idari sistemi ancak 19. yüzyıl ortalarında kurulabilmiştir.
İdari Yapı ve Yakın Dönem Gelişmeleri
İlçe merkezi olan Tağ, 1865 yılında kaza (ilçe) teşkilatı kurulduğunda idari merkez olarak belirlenmiştir. Tarihsel süreçte Kürt ve Ermeni halklarının bir arada yaşadığı bölgede, 1895 ve 1915 yıllarında yaşanan olaylar sonucunda nüfus yapısı büyük ölçüde değişmiş ve Ermeni köylerinin çoğu boşalmıştır. 1915-1916 ve 1916-1918 dönemlerinde iki kez Rus işgaline uğrayan Çatak, 1917 yılındaki Bolşevik İhtilali sonrasında Rusya'nın askeri birliklerini çekmesiyle ve Ermeni nüfusun farklı coğrafyalara göç etmesiyle günümüzdeki yapısına evrilmiştir.
Görülmeye Değer Tarihî Miraslar: Üç Kemer Köprü ve Tırşin Kaya Resimleri
Çatak sınırları içerisinde günümüze ulaşan en değerli tarihi eserlerin başında Ermeni yapımı olan üç kemer köprü gelmektedir. Bu köprülerden ilçe merkezinde yer alanı, Sorkin Çayı üzerinde geçit vermekte olup günümüzde de aktif olarak kullanılmaktadır. Diğer iki önemli tarihi köprü olan Hurkan ve Zırıl köprüleri ise Norduz Deresi üzerinde konumlanmakta ve halen bölgede geçit görevi görmektedir. Tarih öncesi dönemlerin izlerini taşıyan bir diğer önemli kültür mirası ise Tırşin bölgesinde büyük taşlar üzerine kazınarak yapılmış olan kaya resimleridir.