Çarpanak Adası Hakkında
Çarpanak Adası (Ermenice: Կտուց կղզի – Ktouts kghzi), Van Gölü'nün kuzeydoğu bölgesinde, Van iline bağlı Çitören Köyü mevkiinde konumlanmaktadır. Ada, doğal yaşamın korunması amacıyla turizme kapalı tutulmakta olup Van merkez iskelesinden veya bağlı bulunduğu köyün iskelesinden tekne ile yaklaşık 1 saat 40 dakikada ulaşılabilmektedir. Adanın zemininde gelişigüzel kuluçkaya yatan martı türleri arasında Türkiye'de yalnızca bu adada bulunan endemik türler de yer almaktadır.
Adanın Tarihi
Çarpanak Adası'nın, 100 yıl öncesine kadar aslında bir yarımadanın parçası olduğu düşünülmektedir. Van Gölü'nün su seviyesinin hızla yükselmesi sonucunda kara bağlantısı kopan ada, günümüzdeki konumuna kavuşmuştur. Adaya ve üzerindeki manastıra ilişkin bilinen ilk yazılı belgeler 1414 yılından kalmaktadır. Dini yapılar sayesinde büyük savaşlardan görece korunan ada, tarihsel süreç içinde pek çok depreme sahne olmuştur. 1703 yılında yaşanan büyük depremde büyük ölçüde yıkılan manastır, 1712-1720 yılları arasında Bitlisli Kaskaper Usta tarafından yeniden inşa edilmiştir. Bir Ermeni manastırı olan yapı, 1918 yılında bölgede yaşanan karışıklıklar nedeniyle boşaltılmış ve o tarihten bu yana herhangi bir resmi koruma altına alınamamıştır.
Ktuts Manastırı ve Kilisesi
Adanın kuzey bölümünde yer alan Ktuts Manastırı, 9. yüzyıla tarihlendirilen dini yapılar üzerine kurulu büyük bir kompleks olarak inşa edilmiştir. Şapel, vaaz salonları, kütüphane, konukevi, yemekhane ve yatakhane gibi bölümleriyle geniş bir yapı olan manastırın bugün yalnızca kilise kısmı ayakta kalmıştır; mezarlık dahil diğer tüm bölümler günümüze ulaşamamıştır. Bir söylenceye göre manastır; Kutsal Haç, Saint Hripsime, Saint Gragorie ve Saint Jean'dan oluşan kutsal dörtlü adına yaptırılmıştır. Kilisenin 1462 yılında Etyen adında bir usta tarafından büyük ölçüde yenilendiği aktarılmaktadır.
Mimari Özellikleri
Dışarıdan dikdörtgen görünümüyle öne çıkan kilise yapısı, içten haç planlı bir mimariye sahiptir. Haçın kısa kolları beşik tonozla kapatılmış, kubbesi iki ayak üzerine oturtulmuştur. Serbest haç planı olarak adlandırılan bu mimari biçemde inşa edilen yapının dış duvarları yalın süslemelerle kaplıdır. Tüm yapı beyaz, krem ve kahverengi Ahlat taşından inşa edilmiş olup yalnızca kubbesinde dekoratif amaçlı siyah tüf kullanılmıştır. Kilisenin taç kapısı geometrik panolar ve haç dizileriyle süslenmiş; kuzey ve güney duvarlarında nişler, doğu duvarında ise büyük bir pencere yer almaktadır. Sekiz küçük pencereden ışık alan kilisede iç duvarlarda sıva kullanılmamıştır. Yakınındaki Akdamar Adası'ndaki kiliseden farklı olarak iç duvarlar fresk ile bezeli değildir. Çan kulesi iki kolonla taşınmakta olup alt bölümleri Osmanlı motifleriyle süslüdür.
Bugünkü Durumu ve Ziyaret Bilgileri
Ada, 2007 yılı itibarıyla etkin turizme kapalı tutulmaktadır. Sit alanı statüsünde korunan adada herhangi bir koruma görevlisi bulunmamakta; olumsuz hava koşulları ve geçmişte yapılan tahribat nedeniyle kilisenin durumu giderek kötüleşmektedir. Adayı üreme merkezi hâline getiren martılara zarar verebileceği gerekçesiyle turizme açılma teklifleri defalarca reddedilmiştir. Bugün adaya gelen az sayıda ziyaretçinin yalnızca kiliseyi gezip adadan ayrılması beklenmektedir.