Çanakkale Boğazı, ya da tarihî adıyla Dardanelya, Asya ile Avrupa kıtalarını birbirinden ayıran ve Ege Denizi ile Marmara Denizi'ni birbirine bağlayan son derece önemli bir boğaz ve uluslararası su yoludur. Yaklaşık 61 kilometre uzunluğunda olan boğazın genişliği 1,2 ila 6 kilometre arasında değişmekte olup ortalama derinliği 55 metredir. En derin noktası ise 103 ya da 104 metre ile Çanakkale il merkezinin kuzeyinde yer alan Kilitbahir mevkiinde bulunmaktadır. Boğazda, birbirine zıt yönlerde akan iki büyük akıntı mevcuttur: Karadeniz'den Ege Denizi'ne doğru akan yüzey akıntısı ve Ege Denizi'nden Karadeniz'e doğru akan daha tuzlu dip akıntısı. Kendine has dar ve kıvrımlı yapısıyla adeta bir nehre benzeyen Çanakkale Boğazı, dünyanın en tehlikeli, kalabalık ve zorlu su yollarından biri olarak kabul edilir.
Stratejik Önemi ve Ulaşım Olanakları
Karadeniz ile Akdeniz arasındaki tek geçiş noktası olan Çanakkale Boğazı, ticari ve askeri açılardan her zaman büyük bir öneme sahip olmuştur. 1923 tarihli Lozan Antlaşması ile birlikte imzalanan Boğazlar Sözleşmesi ile uluslararası su yolu niteliği kazanmış, 1936 yılında imzalanan Montrö Boğazlar Sözleşmesi ile de tamamen Türkiye Cumhuriyeti'nin denetimine girmiştir. Marmara Denizi ve İstanbul Boğazı ile birlikte 'Türk Boğazları' olarak adlandırılan bu sistem, özellikle Rusya ve Ukrayna başta olmak üzere Karadeniz'e kıyısı olan ülkeler için kritik bir deniz erişim rotasıdır. Boğazın iki yakası arasındaki ulaşım günümüzde feribotlar ve 2022 yılında tamamlanarak hizmete açılan ilk sabit geçiş noktası olan 1915 Çanakkale Köprüsü vasıtasıyla sağlanmaktadır.
Coğrafi Yapı ve Antik Dönem Yerleşimleri
Boğazın batı yakasını Gelibolu Yarımadası, doğu yakasını ise Biga Yarımadası oluşturmaktadır. Kuzey kıyılarının büyük bölümü seyrek yerleşimli olup, bu kısmın önemli bir bölümü Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihî Alanı'ndan meydana gelmektedir. Güney kıyılarında ise yerleşim daha yoğun olup, boğazın en dar noktasında Çanakkale il merkezi bulunmaktadır. Boğazın her iki yakası da zengin bir antik mirasa sahiptir. Avrupa yakasında Aegospotami, Elaeus, Gelibolu, Madytus ve Sestos antik kentleri konumlanırken; Asya yakasında ise Abidos, Aianteion, Arisbe, Dardanos, Lampsakos, Ophryneion, Rhoiteion ve ünlü Truva antik kenti yer almaktadır.
Tarihsel Mücadeleler ve Boğaz Kaleleri
Stratejik konumu nedeniyle boğaz, tarih boyunca pek çok büyük askeri harekata ve savunma yatırımlarına sahne olmuştur. Türk kuvvetleri ilk kez 1356 yılında Süleyman Paşa önderliğinde Çimenlikhisar Kalesi'ni fethetmiş ve karşı kıyıda Çardak Kalesi'ni inşa etmiştir. Sonraki süreçte Yıldırım Bayezid Çimenlikhisar'daki Bizans surlarını yıktırıp iç kaleyi düzelttirmiştir. Fatih Sultan Mehmet ise boğaz güvenliği için kritik öneme sahip olan kaleler yaptırmıştır; bu kapsamda Rumeli kıyısında Sestos mevkisinde Kilitbahir (Kilidülbahir - Deniz Kilidi) ve Anadolu kıyısında Aydos mevkisinde Seddülbahir (Deniz Seddi) kaleleri inşa edilmiştir. Çok daha eski dönemlerde ise Pers Kralı I. Serhas MÖ 482 civarında ordusunu Yunanistan'a geçirmek amacıyla Abidos'ta iki duba köprü inşa ettirmiş, Büyük İskender ise MÖ 334'te boğazı geçerek Granikos Savaşı'nı gerçekleştirmiştir. Yakın tarihte ise I. Dünya Savaşı esnasında, 1915 yılında Müttefik Devletlerin Çanakkale Boğazı'na yönelik düzenlediği büyük saldırı ve Çanakkale Savaşları bu coğrafyada gerçekleşmiştir.