Çanakkale ilinin coğrafi merkezinde konumlanan Çan, kuzeyinde Biga ve Lapseki, doğusunda Yenice, batı ve güneyinde ise Çanakkale merkez ile Bayramiç ilçeleriyle çevrili önemli bir yerleşim yeridir. Çanakkale-Balıkesir yolunun sınırlarından geçtiği ilçe, deniz seviyesinden ortalama 84 metre yükseklikte yer almaktadır. Geniş orman varlığı ve engebeli coğrafi yapısıyla öne çıkan Çan, bölgenin hem ekonomik hem de doğal açıdan dikkat çeken merkezleri arasında yer alır.
Çan'ın Antik Çağlardan Günümüze Tarihi
Kuruluş tarihi hakkında kesin bir bilgi bulunmayan ilçenin, tarihi kaynaklarda eski çağlardaki adının Gergithes olduğu görülmektedir. Antik Çağ tarihçilerinden Strabon ve Herodot, "Gergisler"in yerini belirtirken Çan yöresini işaret etmişlerdir. Alman arkeolog Schliemann'ın Troya'da gerçekleştirdiği kazılarda ulaştığı bir yazıtta ise tüm Gergislerin MS 188 yılında Roma İmparatorluğu'nun egemenliğine geçtiği bilgisi yer almaktadır. Ayrıca ilçenin Etili yakınlarında bulunan antik Kallikolone kentinin, mitolojide üç tanrıça arasında meşhur güzellik yarışmasının yapıldığı yer olduğu söylenmekte ve Homeros'un eserlerinde Ares'in Troyalıları bu tepeden saldırttığı anlatılmaktadır.
Modern Dönem ve İlçe Oluş Süreci
Tarihsel süreçte idari yapısı değişen Çan, 1897 yılında Biga'ya bağlı bir bucak haline getirilmiştir. Birinci Dünya Savaşı sonrasındaki Kurtuluş Savaşı döneminde, 1921 yılında Yunan işgaline uğrayarak ağır bir yıkımla karşılaşan bölge, 23 Eylül 1922 tarihinde bu işgalden kurtulmuştur. Nihayet 1 Ağustos 1945 tarihinde çıkarılan özel bir yasa ile Biga ilçesinden ayrılmış; daha önce Bayramiç ilçesine bağlı olan Etili bucağı ile birleştirilerek Çanakkale iline bağlı bağımsız bir ilçe statüsü kazanmıştır.
Doğal Güzellikleri ve Coğrafi Yapısı
Yaklaşık 887 kilometrekarelik bir alanı kaplayan Çan ilçesinin toprakları genel itibarıyla engebeli bir yapıya sahiptir. İlçenin en yüksek noktası 983 metre yüksekliğiyle Ağı Dağı iken, en alçak noktası ise Kocabaş Çayı'nın Biga ilçesi sınırlarına geçtiği bölgedir. Karakoca, Bahadırlı ve Helvacı ovaları ilçenin en verimli ovaları arasındadır. İlçenin en önemli akarsuyu, antik adı Granikos olan ve 90 kilometre uzunluğa sahip Kocabaş Çayı'dır. Türkmen Deresi'nden doğan bu çay, Çan ve Biga topraklarını sulayarak Karabiga'dan Marmara Denizi'ne dökülür. İlçede ayrıca Gölcük, Dereoba, Kaz, İnceçay, Yuvalar ve Soğuksu (Altıkulaç) dereleri gibi Kocabaş Çayı'nın önemli kolları akar.
İklim Özellikleri ve Zengin Orman Varlığı
Çan ilçesinde genel olarak Akdeniz iklimi ile Karadeniz iklimi arasında bir geçiş iklimi hakimdir. Kuzey rüzgarlarının etkili olduğu ilçede yıllık yağış miktarı 600 ila 850 mm arasında değişmekte ve yağışlar ağırlıklı olarak sonbahar, kış ve ilkbahar mevsimlerinde düşmektedir. İlçenin %58'i ormanlarla kaplı olup, bu geniş yeşil alanlarda başlıca akçam, karaçam, köknar, meşe, kayın, gürgen ve kestane ağaçları yetişmektedir. Kaz Dağı'na olan yakınlığı ve bu zengin tabiatı, ilçenin turizm potansiyelini güçlendirmektedir.
Ekonomik Yapı, Sanayi ve Termal Kaynaklar
1950'li yıllara kadar temel geçim kaynağı tamamen tarım ve hayvancılık olan Çan, bu yıllardan sonra kurulan Çanakkale Seramik Fabrikaları ile birlikte sosyo-ekonomik olarak büyük bir gelişim göstermiştir. Sanayici İbrahim Bodur tarafından kurulan ve günümüzde binlerce kişiye doğrudan istihdam sağlayan Kale Grubu'nun temelleri burada atılmıştır. Zengin yeraltı kaynaklarına sahip ilçede seramik sanayisinin hammaddeleri olan kaolin ve feldspat yataklarının yanı sıra linyit kömürü yatakları da bulunur. Çıkarılan bu linyit kömürü, akışkan yatak teknolojisiyle çalışan Çan 18 Mart Termik Santrali'nde kullanılmaktadır. Ayrıca ilçe jeotermal kaynak suları açısından da oldukça zengindir; bu kapsamda faaliyete geçen Çan Belediyesi Termal Otel ve Konutları ile Çanakkale'nin en büyük oyun parkı niteliğindeki Çan Termal Parkı ilçeye hizmet vermektedir.