Fatih Camii (Tirilye) Tarihi ve Önemi
Bursa ilinin Mudanya ilçesine bağlı Tirilye (Zeytinbağı) mahallesinde yer alan Fatih Camii, bölgede ayakta kalan en eski Bizans yapısıdır ve koruma statüsüne sahiptir. Yapının özgün kısmının 720 ile 730 yılları arasında ya da Robert Ousterhout'a göre muhtemelen 9. yüzyılın başlarında inşa edilmiş olabileceği öngörülmektedir. İlk olarak İsa Kilisesi ve Günah Çıkaran Aziz Stephen Kilisesi olarak bilinen ve sıklıkla Trigleia'daki Aziz Stephen Kilisesi veya Aziz Theodore Kilisesi olarak anılan bu tarihi yapı, Bizans'ın kare planlı haç kilisesinin bilinen en eski örneklerinden birini oluşturması açısından büyük önem taşımaktadır.
Manastır Bağlantısı ve Tarihsel Dönüşüm
Kilisenin, Cyril Mango ve Ihor Ševčenko'nun Trigleia Manastırı (Yunanca: Moni Trigleias) olarak tanımladığı bir manastırla ilişkili olduğuna dair bazı kanıtlar bulunmakla birlikte, diğer araştırmacılar yapının Chinolakkos Manastırı'na (Moni tou Chinolakkou) bağlı olduğunu öne sürmüşlerdir. Osmanlı'nın Anadolu'yu fethinin ardından Bizans kilisesi camiye dönüştürülmüş ve Fatih Camii olarak adlandırılmıştır. 16. yüzyılda Müslüman ibadethanesine dönüştürülen yapı, 1920-1922 yılları arasında (Yunan Yaz Taarruzu sırasında Bursa'nın kısa süreliğine işgal edilmesiyle) Rum Ortodoks kilisesi olarak hizmet vermiş, 1923 yılında yeniden camiye dönüştürülmüştür.
Mimari Özellikleri ve Detayları
Camiye ana giriş, metal başlıkları süslü dört sütun üzerinde duran, ahşap çatıyla örtülü bir revakla sağlanmaktadır. Sekiz pencereli silindirik bir tolobat üzerine oturan yapının merkezi kubbesi 19 metre yüksekliğinde ve yaklaşık 4,5 metre genişliğindedir. İlk yıllarında, daha sonra yıkılan bir güney şapelini de içeren yapıda, bazıları daha sonraki bir tarihte yeniden oyulmuş olabilecek 6. yüzyıl heykelleri gibi daha eski unsurlar da yer almaktadır. Bazı bilim insanları kilisenin resimler ve ikonalarla da süslendiğini, ancak bunların günümüze ulaşmadığını öne sürmektedirler.
Cami Dönemi ve Yapılan Eklemeler
Alanın camiye dönüştürülmesinden sonra, bir zamanlar eski kilisenin bema (sunak) alanının bulunduğu binanın merkezi apsisine, yarım kubbeyle örtülü uzun ve kiremitli bir mihrap yerleştirilmiştir. 1855 yılındaki depremde ağır hasar gören yapıya bir de minare eklenmiş ve daha sonra yeniden inşa edilmiştir.