Burdur Gölü'nün Coğrafi ve Tektonik Yapısı
Burdur Gölü, Göller Bölgesi göllerinden biri olup Burdur ile Isparta illeri arasında yer alan tektonik bir göldür. Oluk şeklindeki tektonik bir çöküntünün suyla dolmasıyla oluşan göl, büyüklüğü açısından Türkiye'de yedinci sıradadır. Burdur şehir merkezine oldukça yakın konumda bulunan göl, Söğüt Dağı ve Suludere Yayla dağ kütleleri arasında yer alır. Gölün güneybatısında Burdur'un diğer göllerinden Salda Gölü ile Yarışlı Gölü bulunur. Koordinatları 37°45′ kuzey ve 30°12′ doğu olan göl, Su Kuşları Yaban Hayatı Koruma Sahası'nın kuzeydoğusundadır.
Gölün batı kısmında fay hattı bulunması sebebiyle derinliği bu bölgede bir anda artar ve göl daralır. Burdur Gölü'nün ortalama derinliği 44 metre iken, en derin noktası 80 metre ila 110 metre civarındadır. Gölün uzunluğu 34 kilometre, en geniş kısmı ise 9 kilometredir. Ortalama göl alanı günümüzde 153 kilometrekare, rakımı (yüzey yüksekliği) ise 842,87 metredir. Göl, tarihi bir prehistorik yerleşim yeri olan Kuruçay Höyüğü'ne 7 kilometre uzaklıktadır.
Eşsiz Ekolojik Yapı ve Benzersiz Doğal Yaşam
Burdur Gölü'nün en dikkat çekici özelliklerinden biri suyunun binde 24 oranında tuzlu olmasıdır. Son yıllarda gölü besleyen akarsuların göle ulaşamaması ve buharlaşma nedeniyle su kaybetmesi sonucu tuzluluk oranı daha da artmış olup, göl suyu deniz suyundan yaklaşık 2 kat daha fazla tuzludur. Bu yüksek tuzluluk oranı yüzünden gölde normal balık türleri yaşayamamaktadır. Ancak bu tuzluluk oranına adapte olmuş endemik Burdur dişli sazancığı (Aphanius sureyanus) dünyada sadece Burdur Gölü'nde yaşamaktadır ve gölün yok olmasıyla birlikte nesli tehlike altındadır.
Burdur Gölü, 13 Temmuz 1994 tarihinden bu yana uluslararası öneme sahip bir Ramsar Sulak Alanı (Referans no: 658) statüsündedir. Küresel ölçekte nesli tehlike altında olan dikkuyruk ördeğinin (Oxyura leucocephala) dünya popülasyonunun büyük bir bölümü (%70'i) kışlamak için bu gölü kullanmaktadır. Göl, 100'e yakın kuş türü ve 300.000'e yakın su kuşuna ev sahipliği yapmaktadır. Ancak çevresel değişimler sebebiyle eskiden 144 olan kuş türü sayısı günümüzde 25'e kadar gerilemiştir.
Çevresel Sorunlar ve Seviye Değişimleri
Son 35 yılda suyunun yaklaşık üçte birini kaybederek küçülen Burdur Gölü, ciddi seviye kayıpları yaşamaktadır. 35 yıl önce 228 kilometrekare olan göl alanı günümüzde 153 kilometrekareye düşmüştür. 1959 yılındaki ilk ölçümde 851,32 metre olan su seviyesi, 1970 yılında 857,62 metre ile en yüksek seviyesine ulaşmış, 2015 yılında ise 841,82 metreye kadar gerilemiştir. Seviye düşüşünün en önemli nedenleri; tarımsal sulama amacıyla gölü besleyen akarsular üzerine inşa edilen baraj ve göletler, yer altı sularının sondajlarla aşırı çekilmesi ve göl çevresinde bulunan mermer ocaklarının su rezervlerini kesmesidir.
1970 yılında göle fiili su girişi 243 hektometreküp iken, 2000 yılında bu miktar 34 hektometreküpe düşmüş, 2009 yılında Karaçal Barajı'nın su tutmasıyla birlikte su girişi yok denecek kadar azalmıştır. Havzada yağış ortalaması uzun yıllar 447 mm civarında olup 1995'ten bu yana yağışlı bir döneme geçilmiş olsa da, düşen yağışın neredeyse tamamı baraj ve göletlerde tutulduğu için göldeki çekilme devam etmektedir. Göldeki seviyeyi dengelemek amacıyla hazırlanan Burdur Gölü Yönetim Planı kapsamında salma sulama yerine kapalı taşıma basınçlı sulama yöntemlerine geçilmesi ve barajlardaki suların göle bırakılması önerilmektedir.
Turizm ve Rekreasyon Olanakları
Burdur Gölü, zengin doğal potansiyeliyle turizm ve doğa sporları açısından önemli fırsatlar barındırmaktadır. Göl ve çevresi; kuş gözlemciliği, yelken sporları, plaj kurulması ve sağlık turizmi gibi faaliyetler için son derece uygundur. Ziyaretçiler gölün benzersiz coğrafi yapısını inceleyebilir ve koruma altındaki nadir kuş türlerini doğal yaşam alanlarında gözlemleyebilirler.