Bolu, Türkiye'nin Karadeniz Bölgesi'nin Batı Karadeniz Bölümü'nde yer alan, doğası ve tarihiyle öne çıkan eşsiz bir ilimizdir. İl arazisinin yaklaşık %59'unu kaplayan zengin ormanları ile Türkiye'nin yeşil dokusunun en yoğun olduğu bölgelerden biri olan Bolu, ortalama 1000 metre rakıma sahiptir. Kuzeyde Zonguldak, kuzeydoğuda Karabük, doğuda Çankırı, güneyde Ankara, güneybatıda Bilecik ve Eskişehir, batıda ise Düzce ve Sakarya illeriyle komşudur. 1999 yılında Düzce'nin il statüsü kazanmasının ardından ilin denizle doğrudan bağlantısı kalmamıştır.
Bolu'nun Tarihsel Yolculuğu ve Antik Kökenleri
Bolu topraklarının bilinen tarihi MÖ 8. yüzyıla kadar uzanmaktadır. Bu dönemde batıdan gelen Bitinyalılar bölgeye yerleşmiş ve bölge daha sonra Bithynia olarak adlandırılmıştır. Antik dönemin en önemli yerleşimleri arasında Bithynion (bugünkü Bolu) ve Kienos (sonradan Prusias, günümüzde Konuralp) yer alıyordu. Büyük İskender'in vefatından sonra bağımsız Bitinya Krallığı kurulmuş, Roma İmparatorluğu döneminde ise kente İmparator Claudius'un hükümdarlığında Claudiopolis ismi verilmiştir. MS 2. yüzyıl başlarında İmparator Hadrianus'un sevgilisi Antinous'un doğum yeri olması vesilesiyle Hadrionapolis adını alan kent, Bizans döneminde "Polis" olarak anılarak önemli bir piskoposluk merkezi haline gelmiştir. 11. yüzyılda bölgeye yerleşen Türkmenler ise şehre günümüzdeki adı olan "Bolu" ismini vermişlerdir.
Selçuklu'dan Osmanlı'ya ve Cumhuriyet Dönemine Geçiş
Bizans ile Anadolu Selçukluları arasında uzun yıllar el değiştiren yöre, 13. yüzyılda Selçukluların ve ardından İlhanlıların hakimiyetine girmiştir. Osman Gazi döneminde (1299-1324) Konur Alp tarafından fethedilerek Osmanlı topraklarına katılmış ve sancak merkezi yapılmıştır. Osmanlı döneminde idari yapıda önemli reformlar geçiren Bolu'yu Konur Alp, Gündüz Alp ve Zor Mustafa Paşa gibi önemli sancak beyleri yönetmiştir. Kanuni Sultan Süleyman döneminde askeri ve idari açıdan önemi artan bölge, 1692'den itibaren Voyvodalar tarafından yönetilmeye başlanmıştır. II. Mahmud'un 1811'de voyvodalığı kaldırmasıyla Bolu-Viranşehir adıyla yeniden sancak olmuş, 1864'te Kastamonu Vilayeti'ne bağlanmıştır. II. Meşrutiyet'in ardından bağımsız sancak olan Bolu, Cumhuriyet'in ilanıyla birlikte 1923 yılında vilayet statüsü kazanmıştır. Son mutasarrıf Ahmet Fahrettin Bey ise Bolu'nun ilk valisi olmuştur.
Geçiş İkliminin Zengin Florası ve Coğrafi Çeşitlilik
Bolu, Karadeniz iklimi ile karasal iklimin kesişim noktasında yer alması nedeniyle son derece zengin bir bitki örtüsü ve yaban hayatı çeşitliliğine sahiptir. Kıyıya paralel uzanan dağların nemli Karadeniz havasını kesmesiyle birlikte iç kesimlerde iklim belirgin şekilde karasallaşmaktadır. Seben, Mudurnu, Kıbrısçık gibi ilçelerde karasal iklim özellikleri baskındır. Bu iklim geçişi bitki örtüsüne de doğrudan yansır; Karadeniz ikliminin hakim olduğu nemli alanlarda kayın ve meşe ağaçları yaygınken, yüksek kesimlerde göknar ve sarıçam ormanları yer alır. Karasal etkilerin görüldüğü iç bölgelerde ise antropojen bozkırlar ile yüksek dağlarda karaçam ve meşe toplulukları göze çarpmaktadır.