Birinci Kirte Muharebesi ve Seddülbahir Cephesi
Birinci Kirte Muharebesi, Çanakkale Savaşı'nın en kritik safhalarından biri olan Seddülbahir Cephesi'nde, 28 Nisan 1915 tarihinde İtilaf Devletleri ile Osmanlı İmparatorluğu arasında gerçekleşen son derece önemli bir muharebedir. 25 Nisan 1915 günü Arıburnu ve Seddülbahir kumsallarına yapılan çıkartmaların ardından başlayan süreçte, İtilaf Devletleri'nin Gelibolu Yarımadası içlerindeki Alçıtepe'yi ve Kirte Köyü'nü ele geçirme amacıyla başlattığı bu ilk büyük taarruz, Türk askerinin kararlı savunmasıyla karşılanmıştır.
Taarruz Öncesi Gelişmeler ve Askeri Planlar
Çıkartmanın ilk günlerinde ağır kayıplar veren Britanya Ordusu'na bağlı 29. Tümen Komutanı General Hunter Weston, karaya çıkan Fransız tugaylarının katılımıyla Alçıtepe yönünde taarruz kararı almıştır. Müttefiklerin taarruz planı, Zığındere'nin her iki yanından ilerleyerek Kirte Köyü'nü ve kuzeyindeki Yazıtepe ile batısındaki Sarıtepe'yi ele geçirmeyi ve ardından doğu yönünde taarruz ederek Alçıtepe'yi almayı hedefliyordu. Ancak Fransız taburlarının karaya çıkışındaki gecikmeler ve birliklerin hırpalanmış durumu sebebiyle harekât 28 Nisan sabahına ertelenmiştir. Bu esnada kısmi bir taarruzla sol kanat ve merkez ileri kaydırılarak Zığındere - Hisarlık hattı birleştirilmiştir.
Osmanlı Ordusu'nun Savunma Düzeni
Seddülbahir Cephesi'ni savunan Osmanlı 9. Tümen Komutanı Albay Halil Sami Bey, mevcut kuvvetlerinin büyük kısmını ilk üç günkü çatışmalarda kaybetmiş ve elinde yorgun düşmüş sınırlı sayıda birlik kalmıştır. Savunmayı güçlendirmek adına Bolayır ve Saros bölgelerinden gelen 19. ve 20. Alaylar ile Bursa Jandarma Taburu cephe hattına sevk edilmiştir. Albay Halil Sami Bey'in düzenlemesine göre, ağır makineli tüfek bölükleri ve topçu bataryalarıyla desteklenen savunma hattının Kirte - Seddülbahir yolunun doğu kesimi 19. Alay ve Bursa Jandarma Taburu'na, batı kesimi ise 20. Alay'a verilmiştir.
Savaşın Başlangıcı ve Kararlı Direniş
28 Nisan 1915 sabahı İtilaf Devletleri, 19 taburluk bir kuvvet ve donanmanın yoğun topçu desteğiyle taarruza başlamıştır. Osmanlı tarafında ise cepheyi devralmak üzere yaklaşan 19. Alay'ın iki taburu, yanlış yöne saparak donanma ateşine açık olan Kirte Köyü'nün güneyindeki yamaçlara yönelmiş ve kayıp vermemek için geri döndürülmek zorunda kalmıştır. İtilaf Devletleri'nin makineli tüfek ve donanma topu üstünlüğüne karşı, Osmanlı askerlerinin gösterdiği sarsılmaz kahramanlık ve stratejik savunma sayesinde düşman birliklerinin hedefleri engellenmiş ve muharebe kesin bir Osmanlı zaferi ile neticelenmiştir.