Bilim Kenti: Bilkent'in Kuruluşu ve Tarihçesi
Ankara'nın modern çehresini temsil eden en önemli bölgelerinden biri olan Bilkent, ismini "Bilim Kenti" ifadesinin kısaltmasından almıştır. Semtin gelişimi ve bu adı kazanması, Türkiye'nin ilk vakıf üniversitesi olan Bilkent Üniversitesi'nin 1984 yılında bölgede kurulmasıyla başlamıştır. Bu tarihten önce Ankara'nın dışında kalan bir bölge konumundayken, üniversitenin kuruluşu ve çevresindeki arazilerin üniversite bünyesindeki Tepe İnşaat'ın girişimleri ile 1993 yılından itibaren planlı bir şekilde geliştirilmesiyle modern bir semte dönüşmüştür.
Planlı Şehirleşme: Konutlar ve Yaşam Alanları
Bilkent, Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) ve Hacettepe Üniversitesi arazileri arasında stratejik bir konumda kuruludur. Eskişehir otobanından Bilkent köprüsü ile ayrılan semt, yıllar içinde genişleyen konut projeleriyle Ankara'nın en nezih yaşam merkezlerinden biri haline gelmiştir. Sırasıyla 1993, 1995 ve 1998 yıllarında hayata geçirilen Bilkent 1., 2. ve 3. etap konut projeleri ile bölge, yaklaşık 3.500 konutluk devasa bir semt kimliğine bürünmüştür. Bu konut atılımları, bölgeyi sadece bir eğitim merkezi olmaktan çıkarıp kentin dinamik ve tercih edilen modern bir parçası kılmıştır.
Ticaret, Eğitim ve Kamu Yönetiminin Kalbi
Zaman içerisinde hızla büyüyen semt, 1997 yılında kapılarını açan Bilkent Center alışveriş merkezi ile perakende ve sosyal yaşam alanlarını genişletmiştir. Ardından inşa edilen Bilkent Plaza ile bölge, çok sayıda iş yerinin yer aldığı önemli bir ticaret merkezine dönüşmüştür. Günümüzde BOTAŞ ve RTÜK genel müdürlükleri halen Bilkent Plaza bünyesinde hizmet vermektedir. Semt aynı zamanda yükseköğretimin idari merkezlerine de ev sahipliği yapmaktadır; Yükseköğretim Kurulu (YÖK) ve ÖSYM yerleşkeleri Bilkent sınırları içerisinde yer almaktadır. Ayrıca Bilkent Üniversitesi bünyesinde yer alan ve Teknopark statüsünde olan Cyberpark, sunduğu teknolojik altyapıyla yaklaşık 2.500 kişiye istihdam sağlamaktadır.
Öncü Mimari Yapılar ve Kolay Ulaşım İmkanları
Semt mimari alanda da ezber bozan yapılara ev sahipliği yapmaktadır. 2008 yılında inşa edilen Doğramacızade Ali Sami Paşa Camii, bilgisayarlı otomasyon sistemleriyle kontrol edilen devrimsel yapısıyla öne çıkmaktadır. Bu modern kompleks; bünyesinde sergi salonları ve seminer merkezleri barındırmasının yanı sıra, aynı yerleşke içerisinde cami, sinagog ve kilisenin ibadete açılabildiği çok sesli ve yenilikçi tasarımıyla büyük yankı uyandırmıştır. Ulaşım açısından da son derece elverişli olan bölgeye özel araçların yanı sıra Koru Metrosu, Bilkent dolmuşları, Ulus-Ümitköy dolmuşları ve 111 (Bilkent-Bilkent Metro), 176 (Bilkent Metro-Bilkent Üniversitesi) gibi çeşitli EGO otobüs hatları ile son derece kolay bir şekilde erişim sağlanabilmektedir.