Belbaşı, Antalya Körfezi'nin batı kıyısında, Antalya'nın güneybatısında yer alan tarih öncesi bir mağara ve geç Paleolitik ile Mezolitik döneme ait bir arkeolojik sit alanıdır. Antalya ilinin Elmalı ilçesine bağlı Göltarla köyünün kuzeyinde konumlanan bu sığınak, doğal aşınmalar sonucu çökmüş ve ilk biçimini yitirmiştir. Bölgedeki en erken yaşam izlerini barındıran mağarada yapılan araştırmalar sonucunda çakmak taşından üretilmiş çeşitli araçlar ve az sayıda kaya resmi keşfedilmiştir.
Belbaşı Kültürü ve Arkeolojik Buluntular
1960'lı yıllarda sit alanında açıkça tanımlanabilen izlerin keşfedilmesiyle adlandırılan Belbaşı kültürü, bölgedeki geç Paleolitik dönemden Neolitik döneme kadar uzanan prehistorik yerleşim dizisinin önemli bir parçasıdır. Belbaşı kültürüne ait alet takımı; karmaşık ok uçları, üçgen uçlar ve eğik kesimli bıçaklar içermektedir. Hem Belbaşı Mezolitik döneminde hem de komşu Beldibi'nin proto-Neolitik döneminde kullanılan yontma taş alet teknolojisi (litik teknoloji), mikrolit adı verilen son derece küçük boyutlu, geometrik şekilli çakmak taşlarından üretilen aletlere dayanmaktadır. Bu buluntular, tarih öncesi dönemde bölgedeki taş alet geleneğinde güçlü bir sürekliliğin ve gelişmiş bir avcı-toplayıcı teknolojisinin varlığını kanıtlamaktadır.
Çevre Sit Alanları ile İlişkisi ve Yaşam Biçimi
Belbaşı, batı Antalya bölgesindeki diğer önemli mağaralarla yakın bir ilişki içerisindedir. Güneyden kuzeye doğru Çarkini, Öküzini ve Karain Mağarası'ndaki Neolitik sit alanları ile kuzeyde sadece birkaç kilometre uzaklıktaki Beldibi Mağarası, bölgedeki benzersiz prehistorik yerleşim zincirini oluşturmaktadır. Geç Paleolitik'ten Neolitik'e uzanan bu tür bir kesintisiz dizilim, dünyada başka hiçbir yerde bilinmemektedir. Beldibi kültürünün evrelerinde tespit edilen geyik, yaban keçisi ve sığır kemikleri, bu dönemdeki toplulukların temel geçim kaynağının avcılık olduğunu göstermektedir. Ayrıca, çok yakın konumda yer alan Akdeniz kıyılarında yapılan balıkçılık ve yabani tahıl toplayıcılığı da geçimi desteklemiştir. Bu dönemde tarım veya hayvancılık faaliyetlerine dair bir kanıta rastlanmamış olması, toplulukların ağırlıklı olarak avcı-toplayıcı yaşam biçimini sürdüğünü göstermektedir.
Uluslararası Bağlantılar ve Avrupa'ya Etkileri
Belbaşı kültürü, Filistin'deki Kebaran kültürü alet toplulukları ile erken bir bağlantının işaretlerini sunmaktadır. Yerleşim biçimi açısından oldukça istikrarlı bir yapı gösteren Belbaşı, Yakın Doğu'da tarıma geçiş öncesi son yerleşik avcı-toplayıcı evreyi temsil eden Natufian kültürü sit alanlarının tipik özelliklerini taşımaktadır. Belbaşı kültürünün ve genel olarak Anadolu'daki bu erken Neolitik/proto-Neolitik grupların en büyük etkisi, MÖ 5.000 yılından sonra Avrupa'nın kültürel gelişiminde hissedilmiştir. Anadolu'nun Neolitik kültürleri, tarımın ve hayvan yetiştiriciliğinin ilk başlangıçlarını Avrupa kıtasına tanıtarak Yakın Doğu'dan Avrupa'ya tarımın yayılmasında kritik bir köprü görevi üstlenmiştir.