Bereketli Hilal'in Merkezinde Köklü Bir Tarih
Batman, tarih boyunca pek çok medeniyetin gelişip serpilmesine olanak tanıyan ve "Bereketli Hilal" olarak adlandırılan verimli coğrafyanın tam merkezinde yer almaktadır. Stratejik konumu sayesinde Mezopotamya, Anadolu ve Suriye kültürlerinin önemli bir kesişim noktası haline gelmiştir. Bölgede yer alan çok sayıda tarihi yapı, arkeolojik buluntu ve ören yeri, Batman'ın geçmişte birçok uygarlığa uzun süreli ev sahipliği yaptığını göstermektedir. Bölgeye hâkim olduğu bilinen ilk topluluk MÖ 2000'li yıllarda yaşayan ve Urartularla akraba kabul edilen Hurrilerdir. Ardından sırasıyla Mitanniler, Asurlular, İskitler, Medler, Lidyalılar, Persler, Makedonlar, Partlar, Ermeni Krallığı, Roma, Sasani ve Bizans gibi pek çok devlet bu topraklarda hüküm sürmüştür.
İslamiyet Dönemi ve Cumhuriyet'in İlanıyla Yükseliş
7. yüzyılın ortalarında İslam ordularının bölgeye hâkim olmasıyla bu topraklar Müslümanların kontrolüne geçmiş, 11. yüzyılın sonlarına doğru ise Türkler bölgede kalıcı hâkimiyetlerini tesis etmişlerdir. Osmanlı döneminde Diyarbakır eyaletine bağlı birer sancak olarak yönetilen Batman ve çevresi, daha sonra Bitlis Vilayeti'ne bağlı Siirt sancağı sınırlarına dâhil edilmiştir. Cumhuriyetin ilanından sonra ise özellikle petrol arama faaliyetleri ve bölgeden geçen demiryolu hattı Batman'ın gelişim sürecini hızlandırmıştır. Bugünkü kentin temellerini oluşturan İluh köyü, 1937 yılında bucak, 1955'te belediye statüsü kazanmış; artan nüfus ve göç dalgalarıyla 1990 yılında il statüsüne kavuşmuştur.
Coğrafi Yapı, Akarsular ve İklim Özellikleri
Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde yer alan Batman'ın kuzey ve kuzeydoğu kesimleri dağlık, sarp ve yüksek arazilerden oluşurken, güney bölgesi de dağlarla kaplı ve engebelidir. Denizden yüksekliği 560 metre olan Batman'da karasal iklim etkilidir; bu doğrultuda yaz ayları sıcak ve kurak, kış ayları ise soğuk ve yağışlı geçmektedir. Dicle Nehri batıdan doğuya doğru akarak il topraklarını kat ederken, Batman ile Diyarbakır arasındaki doğal sınırı oluşturan Batman Çayı da Dicle Nehri'ne dökülmektedir. Ayrıca bölgede doğal yollarla oluşmuş 4.000'i aşkın mağara bulunmaktadır.
Raman Dağı Petrolü ve Bölge Ekonomisi
Batman ekonomisi büyük ölçüde Raman Dağı'ndan çıkarılan petrol yataklarına dayanmaktadır. Türkiye'nin petrol gereksiniminin yaklaşık %20'si bu bölgeden karşılanmakta olup, elde edilen petrolün bir kısmı Batman-İskenderun boru hattı aracılığıyla Yumurtalık bölgesine nakledilmektedir. Kentte petrol rafinerisi dışında büyük çaplı sanayi kuruluşu bulunmamakla birlikte, özel girişimciler tarafından işletilen küçük ölçekli tuğla, yem, mercimek işleme, çırçır ve bisküvi fabrikaları yer almaktadır. Tarımsal üretim ise Türkiye'nin en verimli toprakları arasında yer alan Batman ve Beşiri ovalarında yürütülmekte; sulama imkanı olan alanlarda pamuk, tütün, buğday gibi tahıllar, baklagiller ile çeşitli meyve ve sebzeler yetiştirilmektedir. Dağlık bölgelerde ise büyükbaş hayvancılık yaygındır.
Orta Çağ'ın Bilim ve Kültür Merkezi: Hasankeyf
Batman'a bağlı Hasankeyf ilçesi, Orta Çağ'da Artuklular ve Eyyübiler dönemlerinde başkentlik yapmış son derece önemli bir kültür ve eğitim merkezidir. Artuklular döneminde inşa edilen medreselerle bölge bir ilim merkezine dönüşmüş; Eyyübiler devrinde ise dini eğitimin yanı sıra tıp, matematik ve felsefe gibi alanlarda da dersler verilerek birçok değerli bilim insanı yetiştirilmiştir. Osmanlı döneminde de cami çevresinde kurulan medreselerde uzmanlar eşliğinde sürdürülen bu eğitim sistemi, Cumhuriyet'in ilanına kadar devam etmiştir. Cumhuriyet sonrası dönemde ise eğitim okul öncesi anasınıflarıyla başlamış ve ilk bağımsız anaokulu 1998 yılında faaliyete geçmiştir.