Genel Konumu ve Kültürel Önemi
Başur Höyük, Siirt il merkezinin 20 kilometre kuzeybatısında, Botan Vadisi içerisinde konumlanan Aktaş Köyü sınırlarında yer almaktadır. Yaklaşık 250 x 150 metre boyutlarında olan ve kültürel dolgusunun 15 metreye ulaştığı belirtilen höyük, coğrafi açıdan son derece stratejik bir konumdadır. Bitlis Vadisi'nden gelerek Botan Nehri'ne dökülen Başur Çayı'nın kenarında yer alan bu tarihi alan, Güneydoğu Anadolu Bölgesi ile Doğu Anadolu Bölgesi arasında adeta bir "kültürel koridor" vazifesi görmüştür. Aynı zamanda Nemrut Dağı obsidiyen yataklarından Mezopotamya'ya kadar uzanan geniş coğrafyada doğal bir ticaret ve takas yolu işlevi üstlenmiştir. Höyüğün, faaliyete geçmesinden sonra Ilısu Barajı Gölü sahasında kalması beklenmektedir.
Arkeolojik Araştırmalar ve Tarihsel Evreler
Yerleşim geçmişi MÖ 7. binyıla kadar uzanan Başur Höyük, yakın zamana kadar iskan edilmiş fakat bu son dönem yerleşimleri höyükteki daha eski dönem kalıntılarını önemli ölçüde tahrip etmiştir. Höyük ilk olarak 1963 yılında Amerikalı arkeolog Robert J. Braidwood ve Halet Çambel tarafından gerçekleştirilen Siirt yüzey araştırmaları sırasında saptanmıştır. Daha sonra 2007 yılından itibaren Ege Üniversitesi'nden Haluk Sağlamtimur başkanlığında beş yıl boyunca kesintisiz kazı çalışmaları sürdürülmüştür. Titizlikle yürütülen bu kazılar neticesinde bölgede üç ana tabaka tespit edilmiştir: MS 7. – 14. yüzyılları kapsayan Orta Çağ, MÖ 2. binyıl (Orta Tunç Çağı) ve MÖ 4. binyıl (Geç Uruk Dönemi).
Orta Çağ ve Orta Tunç Çağı Buluntuları
Höyükte geniş bir alana yayılan Orta Çağ tabakasında, en az iki evreli mimari yapılar ve konut silolarında nohut, arpa ile buğday tarımına dair izler saptanmıştır. Bu tabakada mavi ve yeşil sırlı çanak çömlekler ile tarak bezemeli seramikler bulunmuş, höyüğün 1 kilometre kuzeyinde ise bir Orta Çağ mezarlığı tespit edilmiştir. MÖ 2. binyıla ait Orta Tunç Çağı tabakası ise buranın bölge için idari ve ekonomik bir merkez olduğuna işaret etmektedir. Taş temelli, ahşap hatıl destekli ve sıkıştırılmış toprak dolgulu iki katlı mimarinin izlerini taşıyan binaların alt katları depo amaçlı kullanılmıştır. Bu gelişmiş idari merkez, yaklaşık MÖ 14. yüzyılda yaşanan büyük bir depremle yıkılmıştır. Kazılarda bu döneme ait çok sayıda ağırşak, baskı mühür ve tanrıça figürini açığa çıkarılmıştır.
Geç Uruk Dönemi ve Anıtsal Tapınak Alanı
Höyüğün en eski dönemlerinden birini temsil eden MÖ 4. binyıl Geç Uruk Dönemi tabakası, Güney Mezopotamya kökenli Uruk yayılımının hammadde kaynaklarını etkin kullanmak üzere kurduğu kentsel idari merkezlerden biridir. Yangınla tahrip olduğu anlaşılan kalın taş temelli ve iki katlı birbirine bitişik çok odalı binaların yanı sıra, kazılarda 1,5 metre duvar kalınlığına sahip devasa bir "anıtsal yapı" kompleksi bulunmuştur. Bu yapının içerisinde yer alan 1,80 metre çapındaki devasa ateş çukuru, alanın kutsal bir mekan veya tapınak olduğuna işaret etmektedir. Geniş depolama alanları ve depo çukurları ile çevrili bu kompleks, Başur Höyük'ün Mezopotamya ticaret hattındaki ekonomik gücünü kanıtlamaktadır. Bu dönemde tarımsal faaliyetlerin mercimek, buğday ve arpa üzerine yoğunlaştığı tespit edilmiştir.