Denizli'nin Tavas ilçesinin güneyinde konumlanan Barza Ovası, hem bu ovayı hem de ova etrafında kümelenmiş köylerin ortak adını temsil etmektedir. Bölgede Barza köyleri olarak bilinen yerleşim yerleri; Nikfer (kasaba), Bahçe, Yorga, Balkıca, Derinkuyu, Çağırgan, Gümüşdere (eski adı: Moğlasın) ve Horasanlı (Bereketli köy) cemaat köyleridir.
Barza kelimesi, Türk Dil Kurumu Derleme Sözlüğü'ne göre Çanakkale ve Gelibolu civarında "vücudunun yarısı beyaz yarısı kara olan keçi" anlamında kullanılan ve "Yörük kültürü"nden gelen bir kelimedir. Bu kelime, Barza Ovası ve çevresinin Osmanlı Devleti zamanında bağlı olduğu "Menteşe Sancağı Yörük cemaatleri" isimlerinde de geçmektedir.
Tarihsel Süreç ve Menteşe Yörükleri
Bölgedeki Osmanlı dönemi Yörük grupları; Oturak Barza, Mukata’a-i İskender Bey, Kayı, Kızılca Keçilü, Horzum, Mukata’a-i Yahşi Bey, Kızılca Balkıca, Divane Ali ve Güne Barza, Karacakoyunlu, Sazak, Sekekçi, Elsüz, Balya Bolu ve Kozviran gibi cemaatlerden oluşmaktadır. Bu büyük cemaatlerin çoğu, cemaatin alt birimini teşkil eden ve çoğunluğu insan isimlerinden oluşan "tir" kollarına ayrılmıştır (Örn: "Tir-i Bali Barzası an Cemaat-i Oturak Barza").
Sosyal ve Ekonomik Yaşam
Bölgedeki en önemli cemaatlerden biri olan Divane Ali ve Güne Barza cemaati; Tavas, Muğla, Bozöyük, Çine ve özellikle Peçin kazalarında yaşamaktaydı. 1522 yılı kayıtlarına göre bu topluluk 2933 hane, 1095 kara, 199 mücerred ve 50 muaf nüfustan oluşmakta olup yıllık hasılatları 146.000 akçadır. Kayıtlarda Yörüklerin ödedikleri "resm-i çift, nim çift ve bennak" gibi vergiler ile "tahıl ve pamuk" gibi ürünlerin yer alması, hayvancılığın yanında tarımla da uğraştıklarını göstermektedir.