Ankara'nın En Eski Tarihî Mirası: Balâ
Ankara il merkezine 70 kilometre mesafede, ilin güneydoğusunda konumlanan Balâ, Cumhuriyet döneminden önce kurulmuş Ankara'nın en eski yerleşim yeridir. Ortalama 1.313 metre deniz seviyesinden yüksekliğiyle dikkat çeken ilçe, Ankara'nın yüksek yaylalarından biri olan Kartal Yaylası üzerine kurulmuştur. Toplam 1.851 kilometrekarelik geniş bir yüzölçümüne sahip olan Balâ; doğusunda Kırşehir'in Kaman ve Kırıkkale'nin Karakeçili ilçeleri, batısında Ankara'nın Haymana ve Gölbaşı ilçeleri, güneyinde Şereflikoçhisar ve kuzeyinde Elmadağ ilçesi ile çevrelenmiştir. Bölgenin iklimi yazları sıcak, kışları ise oldukça soğuk ve kar yağışlı geçmektedir. Bu coğrafi yüksekliği nedeniyle kış aylarında Ankara'nın en soğuk ilçeleri arasında yer almaktadır.
Tunç Çağı'ndan Roma'ya Uzanan Antik İzler
Zengin bir arkeolojik geçmişe sahip olan Balâ'da insanlık tarihine ışık tutan pek çok antik yerleşim alanı bulunmaktadır. İlçenin Afşar mahallesinde doğal bir kayalık üzerine kurulu olan Afşar Höyük, yapılan araştırmalara göre Demir Çağı ile Roma dönemlerinde iskân görmüş ve 2007 yılında 1. Derece Sit Alanı olarak tescil edilmiştir. Afşar Kasabası içerisinde yer alan Yavaşlar Höyük ise İlk, Orta ve Geç Tunç Çağlarının tamamında yerleşim yeri olarak kullanılmış ve 2003 yılında 1. Derece Arkeolojik Sit Alanı ilan edilmiştir. Bununla birlikte Beynam mahallesindeki Beynam Höyük'te Kalkolitik ve İlk Tunç Çağı dönemlerine ait seramikler ele geçirilerek 1997'de koruma altına alınmıştır. Ayrıca ilçeye 25 kilometre mesafedeki Karaali mahallesi yakınlarında bulunan Roma döneminden kalma Tomu harabeleri, bölgenin kadim geçmişini taçlandıran önemli yerleşimlerdendir.
Göçlerin ve İskânların Kavşağında Tarihî Gelişim
Balâ'nın modern kuruluşu ve nüfus yapısı, Osmanlı İmparatorluğu'nun iskân politikaları doğrultusunda gerçekleşen göçlerle şekillenmiştir. 16. yüzyılda Türkmenistan'ın Daşoğuz bölgesinden gelen ve konargöçer bir hayat süren Bozulus Türkmenleri'ne bağlı Tabanlı aşireti, Osmanlı Devleti'nin 1690 yılındaki yerleşme fermanı üzerine Balâ havalisine yerleşmiştir. Böylece ilçe, 1690-1691 yıllarında dönemin aşiret reisi İmirzalıoğlu Şeyh Ali Mirza tarafından kurulmuştur. Ayrıca 16. yüzyıldan itibaren Orta Anadolu Kürtleri de güneydoğudan geçen Kızılırmak havzası boyunca ve kuzey kesimlerdeki toplam 18 köyde iskân edilmiş, zamanla yerleşik hayata geçmişlerdir. 93 Harbi'nden sonra ise Kafkasya göçmenleri Kartal Dağı mevkiine yerleşerek buraya Kartaltepe adını vermiş; yerleşimin adı daha sonra II. Abdülhamit'e ithafen Hamidiye yapılmıştır. En nihayetinde ilçe, yüksek yayla yapısından ötürü Farsçada "yüksek, yukarı" anlamına gelen Balâ adını almıştır. Başlangıçta Karaali'ye bağlı olan yerleşim, 1887'de Ankara Vilayet Sancağına bağlı kaza statüsü kazanmış ve 1900 yılında ilçe merkezi olmuştur.
Millî Mücadele'nin Beynam Köyü'ndeki Tarihî Gecesi
Balâ, Millî Mücadele'nin ve Ankara'nın kurtuluşunun en önemli dönüm noktalarından birine ev sahipliği yapmıştır. Erzurum ve Sivas kongrelerinin tamamlanmasının ardından millet temsilcileriyle birlikte Sivas'tan yola çıkan Mustafa Kemal Paşa, 26 Aralık 1919 Cuma günü Keskinlilerin koruma ve gözetiminde İğdebeli-Köprüköy yolu üzerinden Balâ'ya ulaşmıştır. Mustafa Kemal Paşa ve heyet arkadaşları, geceyi Balâ'nın Beynam köyünde geçirmiş ve ardından 27 Aralık 1919'da Dikmen sırtlarından Ankara'ya giriş yapmıştır. Mustafa Kemal Paşa ve arkadaşlarının konakladığı bu tarihî köy evi, Türk Silahlı Kuvvetlerini Güçlendirme Vakfı tarafından onarılıp 2004 yılında Balâ Belediyesine tahsis edilerek müze ve kültür merkezi haline getirilmiştir.
Doğa, Kültür ve Ekonomik Hayat
İlçenin ekonomisi ağırlıklı olarak tarım, sanayi ve ticarete dayanmaktadır. Tarımsal faaliyetler kapsamında buğday, arpa, ayçiçeği, mercimek, nohut, fasulye, şeker pancarı, kavun ve karpuz yetiştirilmekte; sanayide ise tekstil, gıda, inşaat ve alçıtaşı işlemeciliği ön plana çıkmaktadır. Kızılçam ağaçlarıyla kaplı Beynam Ormanları ile Kızılırmak üzerinde kurulu olan Kesikköprü Barajı ve Hidroelektrik Santrali hem ilçenin hem de Ankara'nın en önemli mesire ve dinlenme alanlarından biridir. Kültürel açıdan ise İç Anadolu'nun en zengin bozlak ve halay bölgelerinden biri olan yörede Türkmen/Abdal kültürü yaşamakta olup, yöresel türküler mahalli sanatçı Hacı Taşan tarafından gün yüzüne çıkarılmıştır. Ayrıca yörenin meşhur lezzetleri arasında Balâ Tavası ve Topa öne çıkmaktadır.