Ayrancı, Karaman ilinin İç Anadolu Bölgesi'nde yer alan, köklü tarihi ve zengin yöresel lezzetleriyle öne çıkan bir ilçesidir. Deniz seviyesinden ortalama 1.141 metre yükseklikte konumlanan bu bölge, 2.245 km²'lik yüzölçümü ile Türkiye'nin en kurak coğrafi alanları arasında yer almaktadır. Günümüzde Ereğli-Karaman karayolunun ortasından geçtiği ilçe, Konya Ereğli'ye 38 km, Karaman il merkezine ise 44 km mesafede bulunarak stratejik bir konuma sahiptir.
Ayrancı'nın Köklü Tarihi ve Geçmişi
İlk çağlardaki durumu bilinmeyen Ayrancı'nın, tarihi süreç boyunca Hitit Devleti'nin egemenliği altında kaldığı bilinmektedir. MÖ 1200 yıllarında batıdan gelen Frigler tarafından Hitit Devleti'nin yıkılmasının ardından bölge, MÖ 323 yılına kadar Tuvana Krallığı sınırları içerisinde kalmıştır. Tuvana Krallığı'nın yıkılışını takiben sırasıyla Büyük İskender, Romalılar, Bizans İmparatorluğu, Selçuklu Hanedanı ve Osmanlı İmparatorluğu bölgede egemenlik kurmuştur.
Demografik Yapı ve İdari Gelişim
Halkının büyük çoğunluğu Avşar Türkmenlerinden oluşan ilçede, 1903 yılında Kırım Türkleri ve Yörüklerin yerleştirilmesiyle "Osmaniye" adında bir köy kurulmuştur. İdari olarak çeşitli evrelerden geçen yerleşim, 1987 yılında Konya'nın Ereğli ilçesinden ayrılarak Konya iline bağlı bir ilçe statüsü kazanmıştır. 1989 yılında Karaman'ın il olması üzerine Konya'dan ayrılarak Karaman iline bağlanmıştır. Günümüzde ilçe sakinlerinin temel geçim kaynağını tarım ve hayvancılık oluşturmaktadır.
Eşsiz Yöresel Lezzetler ve Ağızboğaz Köyü
Coğrafi özellikleriyle zengin tatlar barındıran Ayrancı; Obruk deri peyniri, beyaz kirazı, Böğecik köyünde yetişen "Tokaloğlu" kayısısı ve Ağızboğaz köyünün koyun yoğurdu ile ün kazanmıştır. İlçe merkezine 16 km uzaklıkta bulunan Ağızboğaz köyü, özellikle Tuvana Krallığı döneminde önemli bir mesire yeri ve av alanı olarak kullanılmıştır. O dönemde avlanmaya çıkan Tuvana Kralı'nın kalması için bugünkü "Saracık Yaylası" mevkisinde inşa edilen küçük saraydan ötürü bölgeye "Saraycık" denilmiş, bu isim zamanla Saracık olarak yerleşmiştir. Antik Romalılar döneminde yakılıp yıkılmış olmasına rağmen günümüzde az da olsa kalıntıları mevcuttur. Dağlardaki bitki örtüsünün özelliğinden kaynaklanan yaylak alanlarında otlayan koyunların sütünden üretilen koyun yoğurdu, bölgenin en aranan damak tatları arasındadır.