Kızılırmak'ın Şekillendirdiği Tarihi Kent: Avanos
Nevşehir il merkezinin 18 km kuzeyinde, Kızılırmak'ın suladığı verimli topraklarda yer alan Avanos, Kapadokya bölgesinin en köklü yerleşim birimlerinden biridir. Tarih boyunca farklı medeniyetlere ev sahipliği yapan ilçenin adı Hititler döneminde "Zuwinasa", Asurlular döneminde "Nenansa", Bizanslılar döneminde "Venessa" ve Selçuklular döneminde de "Evenüz" olarak kaydedilmiştir. Osmanlı döneminde ise "Uvenez, Evenez, Avanoz" olarak adlandırılan yerleşim zamanla günümüzdeki Avanos ismini almıştır. 1954 yılına kadar Kırşehir iline bağlı bir kasaba iken, 1884 yılında belediyesi kurulmuş ve 1954 yılında Nevşehir'in il yapılmasıyla birlikte Nevşehir'e bağlı bir ilçe statüsü kazanmıştır.
Hititlerden Günümüze Ulaşan Sanat: Çömlekçilik
Avanos, Hitit döneminden bu yana kesintisiz şekilde devam eden ve babadan oğula aktarılan geleneksel çömlekçilik sanatı ile tanınmaktadır. Kızılırmak'ın eski yataklarından ve çevre dağlardan toplanan yumuşak, yağlı kil topraklar elenip özenle yoğrularak çamur haline getirilir. Ziyaretçilerin ilgisini çeken "çark" adı verilen ve ayakla döndürülen tezgâhlarda bu çamur usta ellerde hayat bulur. "İşlik" adı verilen yerel atölyelerde şekillendirilen yemek kapları, su testileri, kışlık yiyecek küpleri ve su küpleri, önce güneşte ve gölgede kurutulur. Ardından saman ve talaş yardımıyla yakılan özel fırınlarda 800 ile 1200 derece sıcaklıkta özenle pişirilir. Bu benzersiz el sanatı birikimi sayesinde Avanos, geleneksel seramik üretimini yaşatmayı amaçlayan prestijli Avrupa Seramik Rotası'na üye yerleşimler arasında gururla yer almaktadır.
Keşfedilmeyi Bekleyen Tarihi Miras ve Yapılar
İlçenin dört bir yanında farklı çağların izlerini taşıyan değerli tarihi yapılar bulunmaktadır. Sarılar kasabası yakınlarında yer alan Zank Höyük arkeolojik kazılarında Eski Tunç Çağı'ndan Geç Roma Dönemi'ne kadar uzanan katmanlar keşfedilmiştir. Ayrıca Kızılırmak yakınlarındaki bir Roma mezarlığında 1971 yılında tesadüfen bulunan mermer lahit, merkez Kapadokya bölgesinde bugüne kadar ele geçirilen tek lahit olması yönüyle büyük önem taşır. Kapadokya'nın en büyük tümülüsü unvanına sahip olan 50 metre çapında ve 20 metre yüksekliğindeki Çeç Tümülüsü de buradadır. 13. yüzyıl Selçuklu döneminden kalma tarihi Sarıhan Kervansarayı ile Alaaddin Camii ilçenin köklü tarihini belgeler niteliktedir.
Alaaddin Hamamı ve Şairler Sokağı
Selçuklu mimari tarzını yansıtan ve Alaeddin Keykubad tarafından yaptırılan tarihi Alaaddin Hamamı, yapım tarihi net olarak bilinmese de 17. yüzyılın sonu veya 18. yüzyılın başına tarihlendirilmektedir. Kesme taş ve tuğla malzemeyle inşa edilen hamam; fıskiyeli bir soyunmalık, ılıklık ve kubbeli sıcaklık (göbek taşı dahil) olmak üzere üç ana bölümden oluşmakta ve geometrik süslemeler barındırmaktadır. İlçe merkezinde 2018 yılında hayata geçirilen Şairler Sokağı ise Dr. Hacı Nuri Bey Konağı'ndan başlayıp Bayramtepe'ye kadar uzanır. Bu sokakta Türk edebiyatının yön veren 26 büyük şairinin (Cemal Süreya, Orhan Veli Kanık, Sabahattin Ali ve Nâzım Hikmet Ran gibi) büstleri ile eserlerinden alıntılar sergilenmektedir.
Verimli Toprakların Bereketi ve Kültürel Zenginlik
Avanos, Kızılırmak'ın hayat verdiği topraklarında gelişmiş bir bağcılık ve tarım kültürüne sahiptir. Bölgede yetişen yüksek şeker oranına sahip üzümler, doğal mağara depolarında işlenerek tüm dünyadan rağbet gören el yapımı şaraplara dönüştürülür. Üzümün yanı sıra kayısı, elma, pekmez ve köftür üretimini sürdüren bölge halkı, geleneksel lezzetleri korumaya devam etmektedir. Ayhanlar köyünde yetiştirilen patlıcanlar bölgenin taze sebze ihtiyacını karşılarken, Kızılırmak nehrinde sazan, yayın, çapak ve öksürük gibi balık türlerinin avcılığı yapılır. Ayrıca ilçenin Yukarı Mahalle 107. Sokak konumunda yer alan ve 2019 yılında kurulan Kapadokya Kilisesi (Kapadokya Protestan Kilisesi), bölgedeki Hristiyanlık geleneğine bağlı Protestan teolojisi çerçevesinde Türkçe ibadet ve ziyaret noktası olarak faaliyet göstermektedir.