Attuda Antik Kenti'nin Tarihçesi ve Coğrafi Konumu
Attuda (veya Attouda), antik dönemde Phrygia (Frigya) ve Karia (Karya) bölgeleri arasında doğal bir sınır ve stratejik bir bağlantı noktası oluşturan önemli bir Helenistik kenttir. Günümüzde Denizli ilinin Sarayköy ilçesine bağlı Hisar köyü yakınlarında, ilçenin yaklaşık 17 km güneybatısında konumlanmaktadır. Babadağ (Salbakos) Dağı'nın kuzeyindeki doğal bir tepenin doğu sırtında kurulan bu antik yerleşim, sarp uçurumlar ve doğal derelerle çevrili korunaklı yapısı sayesinde adeta doğal bir kale görünümündedir. Kuzeyinde Arap (Uzunasma) Deresi, güneyinde ise Bakla (Paklı) Deresi yer alarak kentin doğal sınırlarını çizmektedir. Arkeolojik veriler, yerleşimdeki yaşam izlerinin milattan önce 7. ila 6. yüzyıllara kadar uzandığını göstermektedir.
Bölgesel Ticaretin Anahtarı ve Men Kültü
Attuda, Çürüksu (Lykos) Vadisi'ndeki önemli antik kentler olan Tripolis ve Laodikeia'yı meşhur Aphrodisias kentine bağlayan en kısa geçiş güzergahı üzerinde bulunmaktaydı. Bu stratejik konumu sayesinde Lykos Vadisi ile Aphrodisias arasındaki ticari, ekonomik ve kültürel etkileşimde hayati bir rol üstlenmiştir. Milattan önce 2. yüzyıldan itibaren kendi adına gümüş ve bronz sikkeler basmaya başlayan kent, Helenistik Dönem'de Pergamon Krallığı ile yakın ilişkiler içerisinde gelişim göstermiştir. Augustus dönemi ve sonrasına tarihlenen sikkelerinin üzerinde Grekçe Ἱερὰ Βουλὴ Ἀττουδέων (Attoudeon Kutsal Meclisi) ifadesi yer almaktadır. Ayrıca basılan madeni paralar, Anadolu'nun batı iç kesimlerinde yaygın bir şekilde tapınılan Ay Tanrısı Men'in bu kentte de büyük bir saygı gördüğünü ve adına tapınım gerçekleştirildiğini kanıtlamaktadır.
Roma İmparatorluğu Dönemi ve Carminii Ailesi
Roma İmparatorluk Dönemi'nde büyük bir gelişim dalgası yakalayan Attuda, bu yükselişini önemli ölçüde bölgenin ünlü ve nüfuzlu ailelerinden biri olan Carminii ailesine borçludur. Aile üyelerinin kentte üstlendiği önemli siyasi ve dinî görevler, Attuda'nın idari gücünü pekiştirmiştir. Carminii ailesinin özellikle dönemin parlayan yıldızı Aphrodisias kenti ile kurduğu güçlü bağlar, iki antik kent arasındaki diplomatik, kültürel ve ekonomik alışverişi en üst seviyeye taşımıştır. Bu dönemde Karya bölgesi kentleri arasında anılan Attuda, Bizans İmparatorluğu Dönemi'nde ise Frigya bölgesinin idari sınırlarına dahil edilmiş ve zamanla küçülerek daha lokal bir yerleşim haline gelmiştir.
Bizans, Selçuklu, Osmanlı ve Piskoposluk Dönemi
Attuda, Hristiyanlık tarihi açısından da mühim bir merkez olmuştur. Başlangıçta Frigya'daki Laodikya (Laodikeia) metropolitliğine bağlı bir piskoposluk merkezi olan kent, daha sonra Roma eyalet sınırlarının değişmesiyle Hierapolis piskoposluğuna bağlanmıştır. Tarihsel kayıtlarda kentin beş önemli piskoposunun ismi günümüze ulaşmıştır: Hermelaus (431 yılındaki Birinci Efes Konsili katılımcısı), Symmachus (451 yılındaki Kalkedon Konsili'nde Laodikya Metropoliti Nunechius tarafından temsil edilen piskopos), Stephanus (692 yılındaki Trullo Konsili katılımcısı), Nicetas ve Arsenius (879 yılındaki Dördüncü Konstantinopolis Konsili katılımcıları). Günümüzde yerleşimsel bir piskoposluk olmasa da Katolik Kilisesi tarafından ünvanlı bir piskoposluk olarak listelenmektedir. Anadolu Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinde antik kalıntıların üzerine kurulan İpsili isimli Türk yerleşimi ve bugünkü Hisar köyü ile birlikte Attuda, günümüzde çok katmanlı, zengin bir kültürel mirasa ev sahipliği yapmaktadır.