Armutlu Yarımadası'nın Coğrafi Konumu ve Genel Özellikleri
Armutlu Yarımadası, Marmara Denizi'nin doğu kısmında, İzmit Körfezi ile Gemlik Körfezi'nin arasında uzanan önemli bir coğrafi oluşumdur. Yarımadanın doğu sınırı üzerinde birtakım tartışmalar bulunsa da, Yalova-Orhangazi-Gemlik yolu genel sınır olarak kabul görmektedir. Toplam uzunluğu 32 km olan yarımadanın en geniş kesimi, Kapaklı burnu ile Kalem burnu arasında 21 km olarak ölçülmüştür. İdari olarak Yalova ilinin tamamı bu yarımada üzerinde yer alırken, kuzeyde Kocaeli ve güneyde Bursa illerinin topraklarının bir kısmı da yarımada sınırlarına dahildir. Ayrıca, yarımadanın güney kesiminde İznik Gölü yer almaktadır.
Jeolojik Oluşum ve Termal Kaynaklar
Yarımadanın jeolojik yapısının şekillenmesinde Kuzey Anadolu Fay Hattı doğrudan etkili olmuştur. Samanlı Dağları'nın doğusunda iki kola ayrılan fay hattı, kuzeyde ve güneyde çek-ayır alanlarında çukurlar oluşturarak yarımadaya bir horst görünümü kazandırmıştır. Bölgedeki İzmit Körfezi, Gemlik Körfezi, İznik Gölü ve Sapanca Gölü, bu çukurların sularla dolması sonucunda meydana gelmiştir. Kuzey Anadolu Fay Hattı'nın kuzey kolu Adapazarı ile İzmit arasında doğu-batı yönünde uzanırken, güney kolu ise Mudurnu ile İznik Gölü arasından, yani yarımadanın güneyinden geçmektedir. Bu aktif fay hatları sebebiyle bölgede sıcaklıkları değişen termal kaynaklar bulunur. Yarımadanın kuzeyindeki Yalova'da ve batısındaki Armutlu'da bulunan termal kaynaklar 60-70°C ile daha sıcakken, güney kısımdaki Keramet, Gemlik ve Orhangazi kaynakları 20-30°C ile daha düşük sıcaklıktadır.
Yeryüzü Şekilleri ve Kıyı Yapısı
Yarımadanın ana kütlesini Samanlı Dağları oluşturmaktadır ve dağların en yüksek noktası 1999 metre ile Keltepe'dir. Armutlu Yarımadası genel olarak yüksek kıyı tipine sahiptir. Alçak ve dar kumsal alanlara sadece dere ağızlarında rastlanmaktadır. Bölgedeki kısa ve eğimli akarsular, taşıdıkları alüvyonlarla kıyı ovalarını meydana getirmiştir.
Zengin Biyoçeşitlilik ve Doğal Yaşam
Armutlu Yarımadası, canlı hayatı açısından son derece değerli bir Önemli Doğa Alanı (ÖDA) olarak kabul edilmektedir. İnsan yerleşiminin yoğun olmadığı kesimler kumullar, maki toplulukları ve ılıman ormanlar ile kaplıdır. Marmara tipi Akdeniz ikliminin etkin olduğu bu alanda, Çatalca peygamber çiçeği ve Ümraniye çiğdemi gibi endemik bitki türleri yetişmektedir. Bölge aynı zamanda Ortanca ağaçkakan ve Kara ağaçkakan gibi nadir kuş türlerine, küresel ölçekte nesli tehlike altında olan şeritli engerek yılanına ve sarı lekeli zıpzıp kelebeğine ev sahipliği yapmaktadır. Yöre halkı geçimini ormancılığın yanında tarım ve hayvancılıkla sağlamaktadır. Ancak ikinci konut yapımları ve turizm baskısı, bu hassas doğal hayat üzerinde tehdit oluşturmaktadır.