Antalya’nın Döşemealtı ilçesinde, Toros Dağları’nın derinliklerinde yer alan Ariassos Antik Kenti, yaklaşık 900 ila 1100 metre yükseklikte kurulmuş büyüleyici bir Pisidya yerleşimidir. Helenistik dönemde, MÖ 3. yüzyılda kurulduğu tahmin edilen bu saklı antik kent, zengin tarihi dokusu ve dağlık coğrafyasıyla doğaseverler ve tarih meraklıları için eşsiz bir keşif rotası sunmaktadır. Antik çağda bağcılık, şarapçılık ve zeytinyağı üretimiyle bölgenin önemli ekonomik merkezlerinden biri olan Ariassos, geç Roma döneminde yaşanan büyük bir deprem sonucu yıkılarak tarihin sessizliğine gömülmüştür.
Ariassos Antik Kenti'nin Tarihi ve Önemi
Ariassos, tarih sahnesine Helenistik dönemde adım atmış ve zamanla Seleukos İmparatorluğu ile Bergama Krallığı'nın egemenliğine girmiştir. MÖ 189'da Roma denetimine giren bölge, İmparator Octavian Augustus döneminde Galatya eyaletinin bir parçası yapılmıştır. Bizans döneminde de önemini koruyan ve bir piskoposluk merkezi haline gelen Ariassos, bölgedeki dinsel mimarinin ve yerleşim yapısının en seçkin örneklerini barındırmaktadır. Bugün kente dair en çarpıcı detaylar, özellikle Roma ve Bizans dönemlerinin mimari ihtişamını gözler önüne sermektedir.
Görülmeye Değer Eserler ve Anıtsal Giriş Kapısı
Ariassos’un en ikonik yapısı, kente girişte ziyaretçileri karşılayan ve MS 3. yüzyıla tarihlenen üç kemerli anıtsal şehir kapısıdır. Zamanında üzerinde dört büyük heykelin yükseldiği bu görkemli yapı, günümüze kadar oldukça iyi korunarak ulaşmıştır ve kentin simgesi haline gelmiştir. Kent içerisinde yürüyüş yaparken görebileceğiniz geniş nymphaeum (anıtsal çeşme), antik hamam kalıntıları, tiyatro, sur duvarları ve su kemerleri, geçmişin görkemli sosyal yaşamını gözler önüne serer. Ayrıca, vadinin yamaçlarına yayılan anıtsal nekropol alanı ve buradaki etkileyici lahit mezarlar, Pisidya bölgesinin en zengin cenaze kültürü örnekleri arasında gösterilmektedir.
Ariassos Antik Kenti'ne Nasıl Gidilir?
Ariassos Antik Kenti, Antalya - Burdur kara yolunun 45. kilometresinde yer almaktadır. Çubuk Geçidi’ni geçtikten hemen sonra yaklaşık 1 kilometre batıda yer alan antik kente, Akkoç Köyü sapağından dönerek kolayca ulaşım sağlayabilirsiniz. Doğanın sessizliğiyle sarmalanmış bu dağ kentine giderken yanınıza rahat yürüyüş ayakkabıları almayı ve Toroslar’ın temiz havası eşliğinde antik taşların arasında unutulmaz bir tarih yolculuğuna çıkmayı ihmal etmeyin.