Tarih ve Efsanenin Buluştuğu Nokta: Araxa Antik Kenti
Muğla'nın doğa harikası ilçesi Seydikemer'e bağlı Ören köyü sınırları içerisinde yer alan Araxa Antik Kenti, antik Likya coğrafyasının en gizemli ve keşfedilmeyi bekleyen köşelerinden biridir. Fethiye'ye yaklaşık 40 kilometre mesafede, antik Ksanthos (Eşen) Çayı'nın coşkuyla fışkırdığı kaynağın hemen yanı başında kurulan bu büyüleyici kent, adını Luvi ve Karya dillerinde "sunaklı tapınak" anlamına gelen kelimelerden almıştır. Likya yazıtlarında adı "Araththi" olarak geçen Araxa, hem zengin su kaynaklarıyla şekillenen doğası hem de mitolojik anlatılarıyla ziyaretçilerine eşsiz bir tarih yolculuğu vadetmektedir.
Mitoloji ve Likya Birliği'nin Güçlü Üyesi
Araxa'nın tarihi sahnesindeki yeri, MÖ 3. yüzyılın başlarına kadar uzanmaktadır. Likya efsanelerine göre, tanrıça Leto'nun çocukları Apollon ve Artemis'i Araxa'da doğurduğu anlatılır; bu da kentin antik dünyadaki kutsal ve mistik önemini gözler önüne serer. Likya Birliği'nin tam yetkili bir üyesi olan Araxa, birliğin askeri ve siyasi kararlarında aktif rol oynamıştır. 1946 yılında akropol kalıntılarında gün yüzüne çıkarılan ve MÖ 2. yüzyıla tarihlenen ünlü Orthagoras Onur Yazıtı, kentin komşu Bubon ve Kibira gibi güçlü şehirlerle yaptığı şiddetli savaşları ve Likya Birliği'nin Araxa'ya verdiği tam desteği anlatan en önemli tarihi belgedir.
Günümüze Ulaşan Kadim Kalıntılar ve Kaya Mezarları
Yüzyıllar boyunca birçok medeniyete ev sahipliği yapan kentten günümüze ulaşan kalıntılar oldukça sınırlı olsa da, var olan yapılar dönemin mimari görkemini yansıtmaya yetmektedir. Akropolis tepesinin güneydoğu yamacında yer alan ve devasa taşların harçsız olarak üst üste konulmasıyla inşa edilen Kiklop tarzı sur duvarları ile 9 metre genişliğindeki anıtsal kule temeli oldukça dikkat çekicidir. Kent merkezinin yaklaşık bir kilometre güneybatısında, sarp kayalıkların bağrına ustalıkla oyulmuş olan Likya tarzı kaya mezarları yer almaktadır. Bu mezarların bazılarında görülen rozetler, sütun başlıkları ve süslemeli arşitravlar, antik Likya taş işçiliğinin en zarif örneklerindendir.
Hristiyanlık Dönemi ve Terk Ediliş Süreci
Roma İmparatorluğu döneminde Likya eyaletine dahil edilen Araxa, Bizans İmparatorluğu sürecinde de dini bir merkez olarak önemini korumuştur. Eyaletin başkenti Myra'ya bağlı bir sufragan piskoposluk merkezi olan kent, ekümenik konsillerde kendi piskoposları tarafından temsil edilmiştir. 381 yılındaki Birinci Konstantinopolis Konsili'nden 787 yılındaki İkinci İznik Konsili'ne kadar tarihi kayıtlarda Araxa piskoposlarının imzalarına rastlanır. Kentin görkemli günlerinin, 9. yüzyılda bölgeyi sarsan yıkıcı Arap akınları neticesinde son bulduğu ve sakinleri tarafından tamamen terk edildiği tahmin edilmektedir. Bugün yemyeşil bir doğanın kucağında, Eşen Çayı'nın şırıltısı eşliğinde ziyaretçilerini ağırlamaktadır.