Araptepe Höyüğü, İzmir il merkezinin kuzeyinde, Menemen ilçesinin yaklaşık 13 kilometre kuzeybatısında, Eski Foça'ya giden yol üzerinde konumlanmış tarihi bir höyüktür. Aliağa ilçesine bağlı Helvacı köyünün batısında yer alan yerleşim, Helvacı Höyücek Höyüğü'nün yaklaşık 2 kilometre batısında ve Bekirler Düz Yerleşmesi'nin 500-600 metre kuzeyinde bulunmaktadır. Höyük, Helvacı Ovası'ndaki konumu itibarıyla dağlara daha yakın bir alanda yer almaktadır.
Höyükteki Arkeolojik Araştırmalar
Höyük, ilk kez 1949 yılında Ord. Prof. Dr. Muzaffer Şenyürek başkanlığında yürütülen Helvacı Höyücek Höyüğü kazıları sırasında çevrede yapılan araştırmalar neticesinde saptanmıştır. Daha sonra 2001 yılında, Panaztepe kazılarını yürüten Prof. Dr. Armağan Erkanal tarafından 8 hektarı geçen bir alanda yoğun yüzey taramalarıyla incelenmiştir. Araptepe Höyüğü'nü de kapsayan yüzey araştırmaları, 2001-2003 yılları arasında Aiolis Bölgesi olarak adlandırılan İzmir'in kuzey kesiminde yürütülen Güney Aiolis Bölgesi (Kuzey İzmir - Menemen) Yüzey Araştırması çalışması kapsamında gerçekleştirilmiştir.
Tarihsel Tabakalanma ve Dönemler
Elde edilen yüzey buluntuları, Araptepe Höyüğü'nün Neolitik Çağ ve Erken Tunç Çağı dönemlerinde iskan edildiğine işaret etmektedir. Diğer yandan, alanda gerçekleştirilen yüzey araştırmalarında Roma Dönemi çanak çömlek parçaları da ele geçirilmiştir. İzmir civarındaki Urla - Barbaros Tepeüstü Düz Yerleşmesi ve Bornova - Yeşilova gibi bazı yerleşmelerin Geç Neolitik Dönem sonrasında terk edildiği ve Roma Dönemi'ne kadar iskan görmediği konusuna araştırmalarda dikkat çekilmekte, bu durumun nedenlerinin araştırılması gerektiği belirtilmektedir.
Arkeolojik Buluntular ve Özellikleri
Araptepe Höyüğü'nde ele geçen Neolitik Çağ çanak çömlekleri kırmızı ile kırmızımsı kahverengi arasında değişen renklerde, astarlı ve bazıları açkılı özelliktedir. Hamurları kum ve küçük taşçık katkılı olup, mika katkısı çok azken organik katkılı parçalar da tespit edilmiştir. Biçimsel olarak dudak kısmı düzleştirilmiş daralan ağızlı çömlekler, S kıvrımlı kaseler, basit yayvan kaseler, düz dipli ve çan biçimli kaplar bulunmuştur. Genellikle bezemesiz olan bu eserler arasında bir adet beyaz boya bezemeli ve iki adet sokma bezemeli parça yer almaktadır. Bu çanak çömlek geleneği MÖ 7. binyılın son çeyreği, Güneybatı Anadolu Göller Bölgesi Geç Neolitik buluntu yerlerinden Hacılar, Helvacı Höyücek, Kuruçay ve Bademağacı çanak çömleğine benzerlik göstermektedir. Ayrıca, yontmataş aletler obsidiyen yanında çeşitli ham maddeler kullanılarak yapılmıştır. Sütümsü siyah rengiyle dikkat çeken bu obsidiyenlerin Melos Adası kökenli olduğu düşünülmektedir.