Antalya Müzesi'nin Kuruluşu ve Tarihçesi
Antalya Müzesi, Antalya'da bulunan ve dünya çapında bir heykel koleksiyonuna sahip olan, Türkiye'nin en büyük arkeoloji müzelerinden biridir. Müzenin temelleri, Birinci Dünya Savaşı'nın ardından Antalya ve çevresinin İtalyan güçleri tarafından işgal edildiği dönemde atılmıştır. 1919 yılında işgal kuvvetleriyle birlikte kente gelen arkeologların buldukları antik eserleri İtalyan Konsolosluğu'na taşımaya başlaması üzerine, Antalya Lisesi öğretmeni Süleyman Fikri Bey bu duruma engel olmak için girişimde bulunmuştur. Süleyman Fikri Bey, eski eserleri korumak amacıyla 'Fahrî Eski Eserler Müdürü' olarak görevlendirilmiş ve topladığı eserleri Kaleiçi'ndeki Tekeli Mehmet Paşa Camii'nin yanındaki terk edilmiş küçük Bayraktar Baba mescidinde bir araya getirmiştir.
İşgalin sona ermesinin ardından, konsolosluktaki eserler de bu mescide nakledilmiştir. Kurtuluş Savaşı sonrasında Rum halkın Antalya'dan ayrılmasıyla boşalan Panayia Kilisesi, 1922 yılında müzenin resmi binası haline getirilmiştir. Süleyman Fikri Bey, 1923'te resmi müze memuru, 1924'te ise müze müdürü olmuş ve 1941'deki emekliliğine kadar bu görevi sürdürmüştür. Müze, 1937 yılında Yivli Minare Camii'ne taşınmış ve burada 35 yıl boyunca hizmet vermiştir.
Modern Müze Binasına Geçiş ve Mimari Tasarım
Perge antik kentinde 1946 yılında başlayan arkeolojik kazılarda ortaya çıkarılan heykellerin müze bahçesini doldurmasıyla yeni bir bina ihtiyacı doğmuştur. Bu ihtiyacı karşılamak amacıyla 1964 yılında Bayındırlık Bakanlığı tarafından ulusal bir mimari proje yarışması düzenlenmiş; Doğan Tekeli, Sami Sisa ve Metin Hepgüler'in ortak projesi birinci seçilmiştir. Cumhuriyet dönemi modern mimarisini yansıtan bu özel tasarım, daha sonra inşa edilen müze binalarını da etkilemiştir. Müze, Konyaaltı ilçesindeki yeni binasına 1972 yılında taşınmış ve 25 Kasım 1972 tarihinde resmen ziyarete açılmıştır. 1988 yılında 'Avrupa Konseyi Yılın Müzesi Özel Ödülü'ne layık görülen müze, 2012, 2014 ve 2015 yıllarında ise mükemmellik sertifikası almıştır.
Zengin Koleksiyon ve İade Edilen Seçkin Eserler
Müze koleksiyonunda Likya, Pamfilya ve Pisidya uygarlıklarına ait yüz bine yakın eser barındırmaktadır. Bu koleksiyonun en nadide parçalarından biri, 1981 yılında Perge kazılarında bulunan ve müzenin simgesi haline gelen iki metre 25 santim boyundaki Dansöz Heykeli'dir. Ayrıca yurt dışına kaçırılan tarihi değerlerin geri kazandırılması müze tarihi açısından büyük önem taşımaktadır. 1984 yılında Elmalı ilçesindeki kaçak kazılarla kaçırılan ve 1999'da Türkiye'ye iade edilen ünlü Elmalı Sikkeleri ile Boston Güzel Sanatlar Müzesi'ndeki üst yarısı 2011 yılında Türkiye'ye getirilerek alt yarısıyla birleştirilen Yorgun Herkül Heykeli müzede sergilenen en önemli eserler arasındadır.
Müze Binasının Yıkımı ve Yeni Proje
Müze binası, depreme dayanıksız olduğu gerekçesiyle Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın 20 Mart 2025 tarihli kararıyla ziyarete kapatılmış ve Eylül 2025'te yıkılmıştır. Bu karar kamuoyunda tartışmalara ve çeşitli meslek odaları ile sivil toplum kuruluşlarının itirazlarına yol açmıştır. Eserler geçici olarak müze bahçesindeki konteynerlere taşınmış olup Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü, aynı alanda inşa edilecek modern yeni müze binasının 2026 yılı sonuna kadar tamamlanmasını hedeflediğini duyurmuştur.