Türkiye'nin Kalbi ve Tarihin Kesişim Noktası: Ankara
Türkiye'nin başkenti ve en kalabalık ikinci şehri olan Ankara, coğrafi olarak ülkenin merkezine yakın bir konumda, İç Anadolu Bölgesi'nde yer almaktadır. 13 Ekim 1923 tarihinde başkent ilan edilen şehir, o günden bu yana hızla gelişerek modern bir metropole dönüşmüştür. Cumhuriyetin ilk yıllarında tarım ve hayvancılığa dayalı olan ekonomisi, günümüzde yerini güçlü bir sanayi ve hizmet sektörüne bırakmıştır. Savunma, metal ve motor sektörlerinde büyük yatırımlara ev sahipliği yapan Ankara, aynı zamanda Türkiye'nin en yüksek eğitim seviyesine sahip ve en çok üniversite barındıran ikinci ili konumundadır.
Eski Taş Çağı'ndan Cumhuriyet'e Uzanan Kadim Tarih
Ankara'nın bilinen tarihi en az 10 bin yıl öncesine, Eski Taş Çağı'na kadar uzanmaktadır. Kentin çevresindeki Gâvurkale, Ergazi, Lodumlu ve Maltepe bölgelerinde bu kadim döneme ait tarihi izlere rastlanırken, Polatlı ilçesinde ise MÖ 3000 yıllarına ait insan yerleşimleri tespit edilmiştir. Tarih boyunca Hititler, Frigler, Lidyalılar, Persler, Galatlar, Romalılar, Bizanslılar, Selçuklular ve Osmanlılar gibi pek çok büyük medeniyet bu topraklarda hüküm sürmüştür. Tektosagların ve Türkiye Cumhuriyeti'nin başkentliğini yapmış olan Ankara sınırları içerisinde, Frigya Krallığı'nın başkenti Gordion da yer almaktadır. Polatlı yakınlarındaki Gordion, en görkemli günlerini ünlü Kral Midas döneminde yaşamıştır.
Midas'ın Kayıp Çapası ve Ankara Adının Hikayesi
Etimolojik açıdan incelendiğinde, Ankara isminin kökeni oldukça köklü bir geçmişe ve efsanelere dayanmaktadır. Frig dili ve Grekçede "gemi çapası" anlamına gelen Anküra (Ἄγκυρα) kelimesinden türeyen bu isim, Frig Kralı Midas'ın bölgede bir gemi çapası bulduğu efsanesini doğrular niteliktedir. Nitekim 2. yüzyıla ait olan ve günümüzde Ankara'daki Anadolu Medeniyetleri Müzesi'nde sergilenen bazı antik sikkelerde gemi çapası figürleri açıkça görülmektedir. Tarih boyunca Ankyra, Ancyra, Engürü ve Engüriye gibi isimlerle anılan kent, 28 Mart 1930 tarihinde yabancı dillerdeki "Angora" isminin yerine Türkçe "Ankara" adının resmen talep edilmesiyle evrenselleşmiştir.
Kültürel Zenginlikler ve Benzersiz Değerler
Tarihi zenginliklerinin yanı sıra Ankara, kendine has doğası ve yerel kültür değerleriyle de büyük öneme sahiptir. Dünya çapında şöhrete sahip olan Ankara keçisi, Ankara tavşanı, Ankara atı ve Ankara kedisi kentin sembol canlıları arasındadır. Damak tadına hitap eden meşhur Ankara tavası yemeği, Beypazarı ve Kızılcahamam maden suları, kendine has armudu ve çiğdem çiçeği ise ülkenin dört bir yanında tanınmaktadır. Hem tarih öncesi höyük kalıntıları hem de modern cumhuriyetin kurulduğu tarihi alanlarıyla Ankara, keşfedilmeyi bekleyen eşsiz bir açık hava müzesi niteliğindedir.