Doğu Anadolu Bölgesi’nin büyüleyici tarihi dokusunu yansıtan Altıntepe Antik Kenti (Altıntepe Höyüğü), Erzincan Ovası’nın kuzeydoğu ucunda yükselen bir volkanik tepenin üzerine kurulmuştur. Ova seviyesinden yaklaşık 60 metre yükseklikte konumlanan bu görkemli kale ve yerleşim alanı, başta Urartular olmak üzere Bizans ve Osmanlı medeniyetlerine ev sahipliği yapmış çok katmanlı bir kültür mirasıdır. Bölgenin en dikkat çekici tarihi duraklarından biri olan Altıntepe, tarihin derinliklerine uzanan gizemli yolculuğuyla ziyaretçilerini büyülemektedir.
Altıntepe’nin Tarihi ve Keşif Süreci
İlk olarak 1938 ve 1956 yıllarında kaçak kazılar sonucu ortaya çıkarılan paha biçilmez mezar buluntularıyla adını duyuran Altıntepe, 1959 yılında Ankara Üniversitesi'nden Prof. Dr. Tahsin Özgüç başkanlığında başlatılan bilimsel kazılarla gün yüzüne çıkarılmıştır. Anadolu arkeolojisine benzersiz katkılar sağlayan bu araştırmalar, Urartu döneminin mimari dehasını ve gelişmiş metal işçiliğini gözler önüne sermiştir. Uzun bir aranın ardından 2003 yılında Atatürk Üniversitesi öncülüğünde yeniden başlayan kazı ve restorasyon çalışmalarıyla antik kentin saklı kalmış diğer hazineleri de birer birer aydınlığa kavuşturulmaktadır.
Görülmeye Değer Eşsiz Urartu Kalıntıları
Yaklaşık 200 metre genişliğindeki bu tarihi tepede, Bizans surlarının altında korunmuş olan muazzam Urartu mimarisi sergilenmektedir. Ziyaretiniz sırasında görebileceğiniz en önemli yapılar arasında Urartu Dönemi’ne ait iç kale kapısı ve surları, kabul salonu olarak kullanılan görkemli apadana, tapınak-saray kompleksi ve kaledeki yaşamın lojistik gücünü gösteren büyük depo binası yer alır. Ayrıca tepenin güney yamacında bulunan açık hava tapınağı ile yeraltına özenle inşa edilmiş 3 adet taş örme mezar, antik dönemin inanç ve defin geleneklerine ışık tutmaktadır.
Altıntepe Antik Kenti’ne Ulaşım ve İpuçları
Erzincan il merkezine oldukça yakın bir konumda, Üzümlü ilçesi sınırlarında yer alan Altıntepe Ören Yeri’ne özel araçla veya il merkezinden kalkan Üzümlü toplu taşıma araçlarıyla kolayca ulaşabilirsiniz. Açık alanda kurulu olan antik kentte rahatça yürüyebilmek için yanınıza mutlaka rahat bir ayakkabı, şapka ve su almanız önerilir. Doğu Anadolu’nun bu eşsiz arkeolojik zenginliğini yerinde inceleyerek binlerce yıllık tarihe tanıklık edebilirsiniz.